Menü Doğunun Nabzı Gazetesi  & Haber Portalı
Tarih: 10.04.2026 07:35
İslamabad'da kritik zirve: Müzakereler öncesi dengeler

İslamabad'da kritik zirve: Müzakereler öncesi dengeler

Facebook Twitter Linked-in

ABD ve siyonist rejimin İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik başlattığı saldırıların ardından gözler, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılacak kritik müzakerelere çevrildi. Cumartesi günü başlaması beklenen görüşmeler, bölgesel savaşın sona erdirilmesi açısından belirleyici bir eşik olarak görülüyor.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in girişimleriyle gerçekleşecek görüşmeler öncesinde taraflar arasında iki haftalık geçici bir ateşkes sağlanmıştı. Ancak siyonist rejimin Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi, ateşkesin daha başlamadan ciddi şekilde sarsılmasına yol açtı.

Diplomatik kaynaklara göre müzakereler doğrudan değil, dolaylı şekilde yürütülecek. Taraflar ayrı salonlarda bulunacak, Pakistanlı yetkililer ise mesajları ileterek süreci yönetecek. Görüşmelerin birkaç günle sınırlı kalmayabileceği, hatta haftalarca sürebileceği ifade ediliyor.

ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance başkanlık ederken, İran İslam Cumhuriyeti'ni Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi temsil edecek.

Müzakerelerin en kritik başlıklarının başında İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer programı geliyor. Washington yönetimi, Tahran'ın zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmesini isterken, İran İslam Cumhuriyeti bu talebi kesin bir dille reddediyor ve nükleer programını egemenlik hakkı olarak savunuyor.

Öte yandan Tahran'ın sunduğu 10 maddelik barış planı da masanın en önemli unsurlarından biri. Bu plan, ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi, İran İslam Cumhuriyeti'nin güvenlik çıkarlarının tanınması ve bölgedeki müttefiklerine yönelik saldırıların durdurulmasını içeriyor.

Uzmanlara göre İran İslam Cumhuriyeti'nin en güçlü kozlarından biri ise Hürmüz Boğazı. Dünya enerji geçişinin yaklaşık yüzde 20'sinin sağlandığı bu kritik geçit üzerindeki kontrol, Tahran'a önemli bir stratejik üstünlük sağlıyor.

Analistler, altı haftayı aşan savaş sürecinde ABD ve siyonist rejimin hedeflerine ulaşamamasının, İran İslam Cumhuriyeti'nin müzakere masasındaki elini güçlendirdiğini belirtiyor. Bu durum, Tahran'ın sahadaki direnişi diplomatik alana da taşıdığı şeklinde yorumlanıyor.

Müzakerelerde öne çıkan bir diğer başlık ise Lübnan dosyası. İran İslam Cumhuriyeti, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını savunurken, ABD ve siyonist rejim bunu reddediyor. Bu süreçte siyonist işgalcilerin Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi, görüşmelerin seyrini doğrudan etkileyen bir unsur olarak öne çıkıyor.

Uzmanlar, İslamabad'daki ilk tur görüşmelerden kapsamlı bir anlaşma çıkmasının zor olduğunu, ancak İran İslam Cumhuriyeti'nin güçlü pozisyonu sayesinde sürecin kendi lehine ilerleyebileceğini vurguluyor. Bölgedeki dengelerin yeniden şekilleneceği bu kritik süreçte, müzakerelerin uzun ve zorlu geçmesi bekleniyor. (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —