Tarih: 06.02.2026 11:46

Müttefikliğe bedel 550 milyar dolarlık taviz sonrası Trump’tan siyasi destek

Facebook Twitter Linked-in

Trump, perşembe günü Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Takaichi’yi “güçlü, kudretli ve bilge bir lider” olarak övdü ve Japon halkını “hayal kırıklığına uğratmayacağını” savundu.

Ancak ABD başkanlarının yabancı ülkelerdeki seçimlerde açık biçimde taraf olması son derece nadir görülürken, Trump’ın daha önce de Arjantin’de Javier Milei ve Macaristan’da Viktor Orban gibi tartışmalı liderlere destek açıklamaları yapmış olması, “küresel sağ popülist blok oluşturma çabası” eleştirilerini beraberinde getirdi.

Trump’ın desteğinin, iki ülke arasındaki sert ticaret geriliminin hemen ardından gelmesi dikkat çekti.

Trump yönetimi Japonya’ya yönelik gümrük tarifelerini yüzde 25’e kadar çıkarma tehdidinde bulunmuş, Tokyo yönetimi ise baskıyı hafifletmek amacıyla Temmuz ayında ABD’ye 550 milyar dolarlık yatırım taahhüdü vermişti. Bu anlaşma karşılığında Washington tarifeleri yüzde 15’e düşürdü.

Uzmanlar, söz konusu anlaşmayı müttefikler arası eşit ortaklık değil, ekonomik baskı sonucu koparılan taviz olarak nitelendirirken; Trump’ın dış politikayı ticari kaldıraç ve tehdit dili üzerine kurduğu yönündeki eleştiriler güç kazandı.

Takaichi’nin göreve gelmesinden yalnızca bir hafta sonra Trump için Tokyo’da düzenlenen görkemli karşılama töreni de tartışmaya sebep oldu.

Akasaka Sarayı’nda askeri törenle ağırlanan Trump için savaş gemisi USS George Washington’da düzenlenen etkinlikte verilen görüntüler Takaichi’nin uçak gemisinde Trump’la birlikte poz vermesi ve ABD askerleri önünde övgü dolu sözler sarf edilmesi eleştirmenlerce diplomasiden çok siyasi sadakat gösterisi olarak yorumlandı.

İki liderin savunma politikalarında da örtüşmesi dikkat çekti.

Trump uzun süredir Japonya’ya savunma harcamalarını artırması yönünde baskı yaparken, Takaichi de benzer şekilde askeri bütçenin büyütülmesini savunuyor. Taraflar ayrıca nadir toprak elementleri anlaşması imzalayarak ilişkilerde yeni bir altın çağ başlattıklarını ilan etti.

Eleştirmenler ise bu söylemin, Asya-Pasifik’te silahlanma yarışını hızlandırabileceği ve Çin ile gerilimi tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor.

Trump’ın seçim öncesi desteği yalnızca Japon seçmenine değil, bölgeye özellikle Çin’e mesaj olarak yorumlandı.

Pekin ile Tokyo arasındaki ilişkiler son yılların en gergin dönemlerinden birini yaşarken, Takaichi’nin Tayvan’a yönelik olası bir Çin saldırısına Japonya’nın askeri karşılık verebileceğini söylemesi Pekin’in sert tepkisini çekmişti.

Trump’ın bu açıklamaları geri çekmeyen bir lidere destek vermesi, Washington’ın bölgesel gerilimleri yumuşatmak yerine sert bloklaşmaları teşvik ettiği yönünde eleştirildi.

Bu destek açıklaması, Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı telefon görüşmesinden sadece bir gün sonra geldi. Trump görüşmenin son derece iyi geçtiğini söylese de, diplomasi çevreleri bir yandan Çin’le iyi ilişkiler vurgusu yaparken diğer yandan Pekin’i kızdıracak seçim müdahalelerinde bulunmasını çelişkili ve riskli olarak değerlendirdi.

Trump’ın paylaşımında Takaichi ile kişisel uyumdan ve kendisini Beyaz Saray’da ağırlayacağından söz etmesi, ABD dış politikasının kurumsal zeminden ziyade liderler arası kişisel yakınlık üzerinden yürütüldüğü eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.

Diplomasi uzmanları, Trump döneminde müttefiklik ilişkilerinin:

Ticari baskı

Savunma harcaması dayatmaları

Kişisel sadakat beklentisi

Seçim süreçlerine açık destek ekseninde şekillendiğini savunuyor.

Anketler Takaichi’nin seçimleri kazanmasına kesin gözüyle baksa da, Trump’ın açık desteğinin Japon iç siyasetinde ters etki oluşturabileceği de konuşuluyor.

Analistler, Trump’ın müdahil görüntüsünün:

Japonya’da egemenlik hassasiyetlerini tetikleyebileceğini, Çin ile gerilimi artırabileceğini ve ABD-Japonya ilişkilerini daha bağımlı ve dengesiz bir zemine itebileceğini belirtiyor. (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —