Tarih: 15.02.2026 16:35

Tanrıkulu: Eğer davamız uğrunda her türlü fedakarlığı göze alamıyorsak, o dava büyümez.

Facebook Twitter Linked-in

Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program, Servet Babür Hoca’nın Kur’an’ı Kerim tilavetiyle başladı. Özlem Ajans ilahi ses sanatçılarının seslendirdiği ezgiler ve sinevizyonla devam etti.

Yoğun katılımın olduğu programın açılış konuşmasını yapan Peygamber Sevdalıları Vakfı Bitlis İl Koordinatörü İsmail Elban, şehadetin bir kaybediş değil, bir adanmışlık olduğunu belirtti.

Elban, “Şehadet bir kaybediş değil bir adanmışlıktır. İnancın, haysiyetin ve hakikatin uğruna canını feda edebilmenin adıdır. Bu toprakların hamuru şehadet mayası ile yoğrulmuştur. Bugün burada yalnızca şehitlerimizi anmak için değil, onların bize bıraktığı imanı, cesareti ve sorumluluğu kuşanmak için bir aradayız. Şubat ayı bizlere şunu hatırlatır; şehitler ölmez. Bir milletin hafızasında, bir davanın omuzlarında yaşamaya devam eder. Onların kanıyla yazılan bu miras bizlere, korkmadan doğru tarafta olmayı, zulme karşı sessiz kalmamayı öğretmiştir.” ifadelerini kullandı.

“Mükafat Allah’tan beklenmelidir”

Programda konuşan Araştırmacı-Yazar Şeyhmus Tanrıkulu, yapılan çalışmaların karşılığının yalnızca Allah’tan beklenmesi gerektiğini vurgulayarak, ihlasın önemine dikkat çekti.

Tanrıkulu, “Mükafat yani yaptığımız çalışmaların karşılığını Allah'tan beklememiz lazım. Aynen Peygamberler gibi. Hepsi kendi kavimlerine şunu demiştir. ‘Ey kavmim! Bu davet çalışmalarına karşı, tebliğ çalışmalarına karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir.’ Bizler de ihlaslı olarak, Allah'ın rızasını gözeterek çalışmamız gerekiyor. Bütün amellerin başında ihlas olmalıdır.” diye konuştu.

“Fedakârlık olmadan dava ilerlemez”

Konuşmasının devamında Tanrıkulu, “Eğer davamız uğrunda her türlü fedakarlığı göze alamıyorsak, o dava büyümez ilerlemez. Ama biz Allah'a söz verdik. Onun yolunda, yeryüzünde fitne çıkaranlara karşı mücadele edeceğimizin sözünü verdik.” dedi.

“İstikbal İslam'ındır zafer İslam'ındır”

İstikbalin İslam’da olduğuna vurgu yapan Tanrıkulu, Müslümanların asla ümitsizliğe düşmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Tanrıkulu, “Evet, şuna iman edelim. İstikbal İslam'ındır. Zafer İslam'ındır. Biz bu yolda ümitvar olacağız. Bugünkü dünya durumuna bakarak İslam ümmetinin durumuna bakarak asla ümitsiz olmamamız lazım. Ümitvar olacağız. Çünkü umudunu kaybeden her şeyini kaybeder. Zaferin başı ümitvar olmaktır. Önce ümitvar olacağız. Çünkü Allah Celle ve Ala ezelden yazmıştır. ‘Ben ve Peygamberlerim galip geleceğiz’ diye vaat etmektedir. Kur'an'ı Kerim'de bizlere söylemektedir.” ifadelerini kullandı.

“Çocuklarımıza gençlerimize şehadeti anlatalım”

Şehitliğin önemine dikkat çeken Tanrıkulu, “Mükafatını anlatalım. Niçin mücadele etmemiz gerektiğini anlatalım. Çocuklarımız o bilinçte olmalıdır. Gazze'de daha yedi, sekiz yaşında, beş yaşındaki çocuklara bile mikrofonu uzatıldığı zaman ‘elhamdülillah’ diyorlardı. Bu kadar bela ve musibetlere rağmen, açlığa rağmen öyle bir bilinç vardı o toplumda. Allah onlara izzeti verdi. Biz de çocuklarımıza bu bilinci vereceğiz. Çocuklarımız onlara söylenecek olan ninniler şehitlerimizin marşları olmalıdır. Şehitlerimizin hayatlarını onlara anlatmamız lazım. Bu bilinçle bir nesil gelecek. Neslimizi bu temel üzerine bina etmemiz gerekiyor.” dedi.

“Allah'a şikâyet edeceğiz”

Kudüs’ün içinde bulunduğu duruma dikkat çeken Tanrıkulu, “Bugün başta Kudüs olmak üzere dünyanın neresinde olursa olsun, darül İslam olmuş daha sonra darül harp olmuş. Bir karış İslam toprağı işgal altındaysa, oraların işgalden kurtarılması bize göre farzdır. Bütün Müslümanlar her şeyle o işgali ortadan kaldırmakla mükelleftirler. Ve bugün Kudüs'ün halini görüyoruz. Filistin'in halini görüyoruz. Maalesef bu bizim için umut kırıcı olmaz, olmayacak ama Allah'a şikâyet edeceğiz biz bunları.” diye konuştu.

“Mücadeleye sahip çıkabiliriz”

“İki milyar Müslümana, 57 İslam ülkesine rağmen hiçbir şey yapamıyoruz.” diyen Tanrıkulu, “Gidip bir röportaj yapsanız, deseniz ki ‘bugün Gazze'ye gitmek isteyen var mı? Bu kafirlerle mücadele etmek isteyen var mı?’ Ben inanıyorum. Herkes diyecek ki biz gitmek istiyoruz. Biz savaşmak istiyoruz. Bu zalimlere karşı biz de safımızı belli etmek istiyoruz diyecek. Fiili olarak böyle bir imkân yok. Aramızda coğrafyalar var. Ama biz o mücadeleyi her türlü destekle, her türlü yardımla destekleyebiliriz. O mücadeleye sahip çıkabiliriz. O kardeşlerimize sahip çıkabiliriz. Şehitlerimize sahip çıkabiliriz. Yapılacak cihadı göz önünde bulundurarak burada çalışmalarımızı arttırmamız gerekiyor. Hızlandırmamız lazım. Etkilememiz lazım. Etkili olmamız lazım değerli kardeşlerim. Bu da Rabbimizin bize bir müjdesidir.” şeklinde konuştu.

Program, Erkan Yürek Hoca’nın yaptığı dua ile sona erdi. (İLKHA)




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —