• BIST 100

    16651,45%-0,07
  • DOLAR

    43,49% 0,04
  • EURO

    51,64% 0,12
  • GRAM ALTIN

    6540,01% -3,62
  • Ç. ALTIN

    11627,67% 0,00

Ağız bakım alışkanlıkları dolgunun ömrünü etkiliyor!

12 Mart 2025, Çarşamba 16:04
12 Mart 2025, Çarşamba 16:04
Ağız bakım alışkanlıkları dolgunun ömrünü etkiliyor!
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Diş dolgularının farklı malzemeler kullanılarak yapılabildiğini belirten uzmanlar, kullanılan malzemeye göre farklı avantaj ve dezavantajları olduğunu söylüyor.

Amalgam, kompozit, seramik ve cam iyonomer dolguların özelliklerine değinen Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, diş dolguları seçenekleri hakkında bilgi verdi.

Diş dolgularında farklı türde malzemeler kullanılabiliyor

Diş dolguları için farklı türde malzemeler kullanılabildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Amalgam (gümüş) dolgular, kompozit (beyaz) dolgular, seramik (porselen) dolgular ve cam iyonomer dolgular kullanılabiliyor.” dedi.

Her bir dolgu türünün avantajları ve dezavantajları olduğuna vurgu yapan Mimir, "Amalgam dolgular dayanıklıdır ve uzun ömürlüdür. Genellikle arka dişlerde tercih edilir, çünkü dayanıklılığı yüksektir. Uygulama süresi kısa ve maliyeti düşüktür. Dezavantajları arasında ise, estetik açıdan hoş görünmemesi, nadir de olsa alerjik reaksiyonlara neden olması, uygulandıktan sonra çıkarılmasının zor olması ve uygulama için dişten fazlaca madde kaldırılmasının gerekmesi sayılabilir. Ayrıca, çinko toksisitesini önlemek için yapım ve söküm aşamalarında özel önlemler alınması gerekir.” açıklamasını yaptı.

Hem avantajları hem dezavantajları var

Diğer dolgu yöntemlerinin avantajlarına ve dezavantajlarına da değinen Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, şöyle devam etti:

“Kompozit dolgular estetik olarak dişle uyum sağlar ve doğal görünür. Dişe daha az müdahale edilir çünkü dişten az madde kaldırarak yapılabilir. Diğer dolgulara kıyasla daha az genişletici işlem yapılır. Ancak amalgam dolgulardan daha az dayanıklıdır, özellikle çiğneme gücüne karşı hassastır. Zamanla renk değişikliği yapabilir. Maliyet olarak amalgam dolgudan daha pahalıdır. Yapımı amalgam dolguya göre daha uzun sürer.

Seramik dolgular da estetik açısından oldukça başarılıdır, doğal diş rengindedir. Dişe çok iyi uyum sağlar ve uzun süre dayanabilir. Hastanın tamamen dişi ile uyumlu bir şekilde laboratuvarda özel hazırlanır. Dişin şekli ve fonksiyonu korunur. Öte yandan yüksek maliyetlidir. Dişin hazırlanması ve uygulanması birden fazla seans gerektirebilir. Özellikle çok büyük dolgular için dikkatli kullanım gerektirir.

Cam iyonomer dolgular ise dişe mineral salınımı yaparak dişi güçlendirebilir. Dişin doğal yapısına daha yakın olabilir. Suyu emerek dişi koruyabilir. Çürük oluşumu açısından daha koruyucu olabilir. Bununla birlikte estetik olarak kompozit veya porselen kadar iyi değildir. Dayanıklılığı daha düşüktür. Genellikle küçük dolgular için uygundur. Renklenme yapabilir.”

Ağız bakım alışkanlıkları dolguların ömrünü etkiliyor!

Bir diş dolgusunun genellikle 5-15 yıl arasında dayanabildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, “Bu süre kullanılan malzemeye, dolgunun yerleşim yerine, kişinin ağız bakım alışkanlıklarına ve çiğneme alışkanlıklarına göre değişebilir.” dedi.

Dolguların ömrünü etkileyen faktörlere açıklık getiren Mimir, bu faktörleri şöyle sıraladı:

“Amalgam dolgular genellikle daha uzun ömürlüdür (10-15 yıl), kompozit ve seramik dolgular ise genellikle 5-10 yıl dayanır. Çiğneme gücünün yüksek olduğu arka dişlerde kullanılan dolgular daha hızlı aşınabilir. Düzenli fırçalama, diş ipi kullanma ve profesyonel temizlik, dolguların ömrünü uzatan en önemli faktörlerden biridir. Diş gıcırdatma (bruksizm), sert yiyecekler yeme veya dişleri sıkma gibi alışkanlıklar dolguların ömrünü kısaltabilir. Dolgu öncesi mutlaka bu alışkanlıkların kontrol altına alınması gerekir. Asidik gıdalar ve içecekler, diş dolgusunun zamanla aşınmasına ve renklenmesine yol açabilir.”

Bu belirtiler dolgunun yenilenmesi gerektiğine işaret ediyor…

Diş dolgularının yenilenmesini gerektirecek durumlar olduğuna da dikkat çeken Mimir, “Ağrı veya hassasiyet, dolguda çatlaklar, kırılmalar veya şekil bozuklukları, diş etlerinde iltihap, dolgunun gevşemesi veya düşmesi, diş renginin veya görünümünün değişmesi gibi belirtiler gözlemlendiğinde, bir diş hekimine başvurmak, durumu değerlendirmek ve gerekirse dolgu yenileme işlemi yapmak önemlidir.” dedi.

Bu belirtilerin dolgunun altında yeni bir çürük oluştuğunun ya da diş çatlağının meydana geldiğini gösterebileceğinin altını çizen Mimir, “Aynı zamanda dolgu yapılan dişin farklı bir bölgesinde yeni çürük oluşmuş olma ihtimali de bulunabilir. Eğer dolgu kırılmış veya çatlamışsa, yiyeceklerin içine girmesi ve dişin daha fazla hasar görmesi olasılığı artar.   Bu durumda dişin çekilmesi ya da kron (protez) yapılması gerekebilir. Diş etlerinde şişlik, kanama veya ağrı, dolgunun altındaki dişte çürük veya enfeksiyon belirtisi olabilir.  Ayrıca yapılmış olan dolgunun uyumsuz olması diş eti iltihabına sebep olabilir. Dolgu yerinden oynarsa, bu da yenilenmesi gerektiğine işaret eder.” diyerek sözlerini tamamladı. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

HÜDA PAR Milletvekili Dinç: Zehir tacirleri terör örgütleri kadar tehlikelidir

İlaçla değil inançla: Bağımlılıktan kurtuluşun hikâyesi

Psikolog Avşar: Aile ve maneviyat olmadan madde bağımlılığıyla mücadele edilemez

Gazze'de son 48 saatte 32 şehit, onlarca yaralı

Dr. Yıldırım: Madde bağımlılığı yalnızca bireyi değil tüm aileyi etkileyen kronik bir hastalıktır

İzmir açıklarında 43 düzensiz göçmen yakalandı

Prof. Dr. Agitoğlu: Dil olmazsa toplumun ve ailenin fonksiyonu bozulur

Kırklareli'nde eğitime kar tatili

HÜDA PAR Milletvekili Demir: Kürt halkı ana dilde eğitimini alırsa kardeşliğimiz daha da sağlamlaşır

Berat Kandili bugün idrak edilecek

Muğla’da 1814 sentetik ecza hap ele geçirildi: 3 tutuklama

Rusya'dan yoğun hava saldırısı: Ukrayna hava savunma sistemleri talep etti

Kar kütlesinin ağırlığı Ağrı'da bir işyeri ve bazı araçlara zarar verdi

Habur Gümrük Kapısı’nda ayakkabı içerisine gizlenmiş 41 kilogram altın ele geçirildi

Libya’da kum fırtınası alarmı

Rusya ve Çin'den kritik görüşme

Eskişehir'de iyilik seferberliği: Umut Kervanı şubat ayına "umut"la başladı

Gaziantep’te 13 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari yakalandı

İstanbul için kar ve soğuk hava uyarısı

Tayvan Boğazı’nda Çin-Tayvan gerilimi

Konya'da farklı büyüklükte depremler kaydedildi

HÜDA PAR Adana'da "Madde Bağımlılığı" paneli düzenliyor

Muğla'da uyuşturucu operasyonu: 3 tutuklama

Kabine yarın toplanıyor

Bozüyük Umut Kervanı’ndan ihtiyaç sahibi alelere gıda yardımı

Deniz ulaşımına fırtına engeli

ABD'nin yeni Karakas Büyükelçisi Laura Dogu, Venezuela'da

Konya’da yağışlarla birlikte su kaynaklarında artış

Konya için kuvvetli rüzgâr ve fırtına uyarısı

Rusya-ABD-Ukrayna arasındaki görüşme Abu Dabi'de yapılacak

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


HÜDA PAR Milletvekili Dinç: Zehir tacirleri terör örgütleri kadar tehlikelidir

İlaçla değil inançla: Bağımlılıktan kurtuluşun hikâyesi

Psikolog Avşar: Aile ve maneviyat olmadan madde bağımlılığıyla mücadele edilemez

Gazze'de son 48 saatte 32 şehit, onlarca yaralı

Dr. Yıldırım: Madde bağımlılığı yalnızca bireyi değil tüm aileyi etkileyen kronik bir hastalıktır

İzmir açıklarında 43 düzensiz göçmen yakalandı

Prof. Dr. Agitoğlu: Dil olmazsa toplumun ve ailenin fonksiyonu bozulur