15036,80%0,81
43,12% 0,00
50,40% 0,37
6364,11% 1,82
10268,62% 0,98
İklim değişikliğiyle birlikte hava koşullarında yaşanan ani değişimler, özellikle kış aylarında hastalık riskini artırıyor.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yağış rejimlerinin değişmesiyle birlikte bağışıklık sisteminin daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirten Aktar Remzi Yağmurcu, kış aylarında hastalıklara karşı kalkan görevi gören şifalı bitkiler hakkında İLKHA mikrofonuna önemli açıklamalarda bulundu.
İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çeken Yağmurcu, yaşanan hava değişimlerinin beklenmedik hastalıklara yol açabildiğini belirtti.
"Ağız ve boğaz enfeksiyonlarının önlenmesi için şifalı bitkiler önemli bir rol oynuyor"
Olası hastalık risklerine karşı şifalı bitkilerin önemine vurgu yapan Yağmurcu, özellikle ağız ve boğaz enfeksiyonlarına karşı önerdiği bitkilere değinerek, "İklim değişikliğiyle birlikte hava koşullarının değişmesi, tabii ki bazı hastalıkların aniden ortaya çıkmasının nedenlerinden biridir.İklim değişikliği nedeniyle özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde yağmurun ertelenmesi, karın ertelenmesi gibi büyük değişimler yaşanıyor. Bazen de hiç ummadığımız hastalıklarla baş başa kalma riskimiz bulunuyor. Bu sorunları bertaraf etmek ve özellikle ağız ve boğaz enfeksiyonlarının önlenmesi için şifalı bitkiler önemli bir rol oynuyor. İlk olarak ada çayı gelir. Ada çayı kaynatılmadan, normal demleme usulüyle yapılır. Ayrıca yarpuz denilen, yöresel olarak punk olarak da bilinen bitki, ninha denilen şifalı bitki ile birlikte gül hatmi çiçeği sütle kaynatılır. Sütten hoşlanmayan bir kişi bunu kaynar suda 5 dakika kaynatmak şartıyla hazırlayabilir." şeklinde belirtti.
Hazırlanan karışımın kullanımına ilişkin de bilgi veren Yağmurcu, "Şifalı bitkilerin suyu süzüldükten sonra sabah ve akşam olmak üzere günde üç sefer, çay bardağı kadar tüketildiğinde bu değişik iklim koşullarına karşı bir nevi kalkan görevi görür. Zencefil de kullanılabilir. Zencefilin kullanımı, genelde kaynar suda bekletilerek yapılır; bal ile, sütle kullanılabilir. Hatta biber acısına dayanan bir kişi, ağzına bir çay kaşığının yarısını alıp ılık suyla yutabilir." dedi.
"7’den 70’e herkes tüketebilir"
C vitamini ihtiyacının önemine de değinen Yağmurcu, "Bu aylarda bol bol C vitamini tüketilmesi lazım. Şifalı bitkilerden C vitamini ihtiva eden kuşburnu veya hibiskus tercih edilebilir. Hibiskus kaynar suyun içinde 5 dakika kaynatıldıktan sonra demlenir, tam soğuduktan sonra süzülür ve meşrubat olarak tüketilir. Bununla birlikte kuşburnu da kaynatmak şartıyla hazırlanabilir. Bir sefer kaynatıp süzdükten sonra, süzdüğünüz o posayı ikinci sefer kaynatarak tekrar istifade edebilirsiniz. Kuşburnu aç karna da kullanılabilir. Tok karnına veya yemekten iki saat sonra birer çay bardağı tüketilmesinde fayda vardır. Hibiskus, yüksek tansiyonu olan kişilerde yemekten en az bir buçuk ila iki saat sonra birer çay bardağı tüketilmek şartıyla kullanılabilir. 7’den 70’e herkes tüketebilir. Yüksek tansiyonu olanlar bunu soğuk tükettikleri zaman, tansiyonları için bir şifa kaynağıdır. Ayrıca kolesterolü yüksek olan kişiler ve şekeri olan kişiler için de bir şifa kaynağıdır." ifadelerini aktardı.
Bağırsak tembelliği ve tansiyon ilişkisine de değinen Yağmurcu, "Misal, peklik yani bağırsak tembelliği yaşayan kişilerde tansiyon yükselir. Tansiyonu düşürmek için aç karnına bir iki bardak içildiği zaman bağırsakları hem çalıştırır, hem C vitamini sağlar hem de bağırsak tembelliğini bertaraf eder." şeklinde belirtti.
Yağmurcu, bitkilerin ölçülü tüketilmesini, aşırı kullanımın zararlı olabileceğine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı: "Tüketilirken ölçülü olmak lazım. Çocukların kullanacağı ölçü az olsun. Küçükler için bir çay kaşığı, orta yaşlar için bir tatlı kaşığı, diğerleri için bir yemek kaşığı veya küçük kahve fincanı, büyüklerde ise bir çay bardağı yeterlidir. Çünkü yeterinden fazla tüketildiğinde fayda yerine zarar verebilir. Kuşburnu veya hibiskus ekşi olduğu için aşırı tüketildiğinde, özellikle aç karnına kullanılırsa tansiyon ve kan şekeri düşük olan kişilerde daha da düşürme riski vardır. Kişi hastalık gelmeden önce bunları kullandığı zaman, hastalığa karşı bir nevi önlemdir; en azından vücut bağışıklığını takviye eder." (İLKHA)