15597,92%0,98
43,28% 0,00
50,37% 0,36
6499,46% 1,96
10530,21% 1,09
Resmi verilere göre, 2025’te doğum oranı binde 5,63 ile Çin Komünist Partisi’nin 1949’da iktidara gelmesinden bu yana kaydedilen en düşük seviyeye indi. Aynı dönemde ölüm oranı binde 8,04 ile 1968’den bu yana en yüksek düzeye çıktı. Ülke nüfusu, yıl sonunda 3,39 milyon kişi azalarak yaklaşık 1,4 milyara geriledi. Bu düşüş, bir önceki yıla kıyasla daha hızlı gerçekleşti.
Yaşlanan nüfus ve yavaşlayan ekonomi karşısında Pekin yönetimi, son yıllarda doğurganlığı artırmak için kapsamlı adımlar attı. Çin, 2016’da uzun yıllar uygulanan tek çocuk politikasını kaldırarak iki çocuk iznine geçti. Beklenen artış sağlanamayınca, 2021’de üç çocuğa izin verildi. Son olarak, üç yaş altındaki her çocuk için ailelere 3.600 yuan (yaklaşık 500 dolar) destek ödemesi başlatıldı. Bazı eyaletler ise ek doğum primleri ve uzatılmış doğum izinleri sunuyor.
Ancak bazı teşvikler tartışmaları da beraberinde getirdi. Doğum kontrol hapları, prezervatifler ve benzeri ürünlere getirilen yüzde 13’lük yeni vergi, istenmeyen gebelikler ve HIV vakalarının artabileceği yönünde endişelere yol açtı.
Çin, kadın başına yaklaşık 1 çocuk ile dünyadaki en düşük doğurganlık oranlarından birine sahip bulunuyor. Bu oran, nüfusun kendini yenilemesi için gereken 2,1 seviyesinin oldukça altında. Güney Kore, Singapur ve Tayvan gibi bölge ülkelerinde de benzer düşük doğurganlık oranları dikkat çekiyor.
Öte yandan Çin, çocuk yetiştirmenin en pahalı olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Pekin merkezli YuWa Nüfus Araştırma Enstitüsü’nün 2024 tarihli raporuna göre, yüksek yaşam maliyetleri aileleri çocuk sahibi olmaktan caydıran temel etkenlerden biri. Bazı Çinliler ise çocuk sahibi olmama kararında, daha özgür ve kaygısız bir yaşam isteğinin de etkili olduğunu dile getiriyor.
Birleşmiş Milletler uzmanları, Çin nüfusunun önümüzdeki yıllarda da azalmaya devam edeceğini ve 2100 yılına kadar mevcut nüfusunun yarısından fazlasını kaybedebileceğini öngörüyor. Nüfusun küçülmesi, dünyanın ikinci büyük ekonomisinde iş gücünün daralması, tüketici güveninin zayıflaması ve yaşlı bakımının giderek daha büyük bir sorun haline gelmesi gibi ciddi ekonomik ve sosyal sonuçlar doğuruyor.
Devlete bağlı Çin Sosyal Bilimler Akademisi’ne göre, ülkenin emeklilik fonları da hızla eriyor. Uzmanlar, Çin’in hızla yaşlanan nüfusuna yeterli kaynak ayırmak için zamanla yarıştığı uyarısında bulunuyor. (İLKHA)