• BIST 100

    16651,45%-0,07
  • DOLAR

    43,48% 0,19
  • EURO

    51,57% -0,90
  • GRAM ALTIN

    6786,60% -9,85
  • Ç. ALTIN

    11923,69% -6,97

Coşkun: İnsan Hakları Günü’nün hiçbir manevi ve vicdani anlamı kalmamıştır

10 Aralık 2024, Salı 15:34
10 Aralık 2024, Salı 15:34
Coşkun: İnsan Hakları Günü’nün hiçbir manevi ve vicdani anlamı kalmamıştır
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Adaletsizliğin küresel sistemin temelini oluşturduğu bir düzenden insan haklarına saygı göstermesini beklemenin anlamsız olduğunu ifade eden Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa İl Başkanı İbrahim Coşkun, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin evrensel

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İl Başkanı İbrahim Coşkun, 10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla açıklamada bulundu. Coşkun, Batılı ülkelerin başlattığı ve milyonlarca kişinin ölümüne neden olan iki büyük dünya savaşının ardından 10 Aralık 1948 tarihinde insan haklarının teminat altına alınmasını ve özgürlüklerin genişletilmesini merkeze alan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kabul edildiğini söyledi.

Savaşlarda milyonlarca insanın ölümü, şehirlerin harabeye dönmesi, açlık, yokluk, salgın hastalıklar, kitlesel bunalımlar, siyasal krizler derken insanlığın bir çöküşün kıyametini yaşadığını vurgulayan Coşkun, hayatı felç eden küresel facianın temelinde esasen insani ve medeniyet değerlerinin çökmesinin bulunduğunu aktardı.

“Sistematik bir şekilde hak ihlalleri yaşanmaya devam etmektedir”

Coşkun, “Savaş sonrası küresel barışı sağlamak üzere kurulan BM, 1948 yılında ‘İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni genel kurulda kabul etti. O günden beri 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü olarak anılmaktadır. Ancak insanlık olarak geldiğimiz noktada geçmişte yaşanan acılardan daha fazla ders çıkarıp, insan haklarını en temel müşterek değer olarak korumamız gerekirken, ne acıdır ki tarihte eşine rastlanmadık çoklukta ve sistematik bir şekilde hak ihlalleri yaşanmaya devam etmektedir. Hakları ve barışı ikame etmek, en azından gözetmek maksadıyla kurulan BM, hak ihlallerine engel olamadığı gibi belli güç odaklarının menfaat, ideoloji ve politik vesayeti altında bir işleyiş içine girmiştir. Dün Srebrenitsa’da yaşandığı, bugün Gazze’de yaşanmakta olduğu gibi, soykırım ve katliam düzeyinde hak ihlalleri yapan devletlerin zulmüne ortak olunmuş, olunmaktadır. BM, haksızlıkları kınamakta bile aciz kalmış, insanlığın geleceği, adalet, barış ve huzur, zulümde sınır tanımayan zalimlerin insafına terk edilmiştir. Kan ve ölüm deryasında büyük katliamlara uğrayan insanların kitlesel trajedilerinin yanı sıra, fikir suçları, yıldırma, şiddet, özellikle kadına şiddet, seyahat, eğitim, bilgilenme gibi hakların takibi adeta unutulmuştur. Bu şartlarda ‘İnsan Hakları Günü’nün gerçek anlamda hemen hiçbir manevi, vicdani saygınlığı da anlamı da kalmamıştır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, evrensel yalan namesine dönüşmüş gibidir.” dedi.

Coşkun sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir milyar insanın aç ve susuz bırakıldığı, emeğin sömürüldüğü, birkaç zengin ailenin dünyanın servetinin yarısından fazlasını elinde tuttuğu, dahası gözümüzün önünde yüzyılın soykırımının yaşandığı bir zeminde bu sistemi besleyen anlayış ve ideolojilerin dünyamıza vereceği anlamlı hiçbir şey yoktur. Adaletsizliğin küresel sistemin temelini oluşturduğu bir düzenden insan haklarına saygı göstermesini beklemek anlamsızdır. Mevcut zihniyet ve yapısıyla bu düzen ne adil bir dünya inşa edebilir ne insanın haysiyetini, onurunu yükselterek hakkı ve hukuku temin edebilir.”

“Kötülüğü meneden anlayışın esas alındığı adil bir dünya için çalışma irademizi yineliyoruz”

İdeolojik ve çifte standartlı egemen insan hakları düzenini reddettiklerine dikkat çeken Coşkun, “Her şeye rağmen adil bir dünyaya dair umudumuzu koruyor, insan haklarını medeniyetimizden tevarüs ettiğimiz değerlerimizle kavrıyor ve savunuyoruz. Dünyada insan hakları ancak ‘Bir insanı kasten öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir’, ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’, ‘Çalışanın hakkını alın teri kurumadan veriniz’ gibi ahlaki ilkelerin küreselleşmesiyle sağlanabilir. Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen olarak, ırk, dil, din, sınıf ayrımı gözetmeksizin, devredilmez, vazgeçilmez temel insan haklarını, korunması ve yaşatılması zorunlu insaniyet ve medeniyet değerleri olarak telakki ediyor; insanlığın, insana saygılı bir medeniyet ikliminde anlamını, onurunu, önemini tekrar kazanmasını diliyoruz. Günümüzde ideolojik zalimliğe teslim olmuş siyasal güç odaklarının milyonlarla ifade edilen kitleleri perişan etmelerine rağmen insan haklarının bütün insanlığın temel tepki ve tutumunu belirleyen ana bilinç ve değer olduğuna inanıyoruz. İnsan haklarının hiçbir ayrım yapmaksızın, çifte standartsız, herkes için, hemen hâkim kılınmasını istiyoruz. İdeolojik ve çifte standartlı egemen insan hakları düzenini reddediyor, insanı ve haklarını esas alan, iyiliği yücelten, kötülüğü men eden anlayışın esas alındığı adil bir dünya için çalışma irademizi yineliyoruz.” şeklinde konuştu. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

HÜDA PAR'dan "Ana Dilimi Seçiyorum" paneli: Anadilde eğitim için acil adımlar atılmalı

Frankfurt’ta Filistin için protesto: Siyonist rejimin ateşkes ve anlaşmalara uymamasına tepki

Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Tekdemir: Kimliğimize, değerlerimize ve dilimize sahip çıkmalıyız

STK'ların ortak çalışmasıyla hazırlanan "Suriye Raporu" kamuoyu ile paylaşıldı

Malatya'da otobüs ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı

HAMAS: İşgal rejiminin asılsız iddiaları katliamlarını meşrulaştırma girişimi

Aliyev ile Pezeşkiyan bölgesel konuları görüştü

İngiltere Başbakanı Starmer, Japonya’da

HÜDA PAR Diyarbakır'da "Ana Dilimi Seçiyorum" paneli düzenledi

Şırnak'ta 142 kilogram uyuşturucu ele geçirildi

Mozambik'te kolera salgını kaynaklı can kayıplarında artış

Mardin’de otobüste epilepsi nöbeti geçiren yaşlı adam öldü

ABD'de on binler göçmen polisinin uygulamalarını protesto için meydanlarda

Karabük'te servis minibüsü kaza yaptı: 17 yaralı

Küba lideri Diaz-Canel'den Trump’a "gümrük vergisi" tepkisi

Orban: Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılımı birlik topraklarına savaş getirir

Umut Kervanından Ağrı’ya sosyal market, Suriye’ye yardım köprüsü

ABD'den Suudi Arabistan'a 9 milyar dolarlık Patriot satışı

Şırnak'ta trafik kazası: 5 yaralı

Kars'ta otomobil refüje çarptı: 4 yaralı

İran'da 2 ayrı patlama: 5 ölü, 14 yaralı

Feribot seferlerine fırtına engeli

Malatya'da "Dünya Esirler ile Dayanışma Günü" yürüyüşü

Mardin’de iki grup arasında silahlı kavga 1’i ağır 4 yaralı

Prof. Dr. Öztürkmen: Gelecek nesiller için toprak, su ve doğanın sürdürülebilir şekilde kullanılması gerekir

Molla Er: Kudüs, Batı Şeria ve Gazze direnişinin gücünün kaynağı şehit liderlerin bıraktıkları mirastır

Üniversitelerden çocuklara uzanan doğa ve iklim eğitimi modeli

Diyarbakır’da kayıp kadını bulmak için çalışmalar devam ediyor

Umut Kervanı’ndan lösemiyi yenen Zafer için hayırseverlere destek çağrısı

Malatya'da Diyarbakırlılar taziye evi dualarla açıldı

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


HÜDA PAR'dan "Ana Dilimi Seçiyorum" paneli: Anadilde eğitim için acil adımlar atılmalı

Frankfurt’ta Filistin için protesto: Siyonist rejimin ateşkes ve anlaşmalara uymamasına tepki

Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Tekdemir: Kimliğimize, değerlerimize ve dilimize sahip çıkmalıyız

STK'ların ortak çalışmasıyla hazırlanan "Suriye Raporu" kamuoyu ile paylaşıldı

Malatya'da otobüs ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı

HAMAS: İşgal rejiminin asılsız iddiaları katliamlarını meşrulaştırma girişimi

Aliyev ile Pezeşkiyan bölgesel konuları görüştü