• BIST 100

    16651,45%-0,07
  • DOLAR

    43,49% 0,04
  • EURO

    51,64% 0,12
  • GRAM ALTIN

    6540,01% -3,62
  • Ç. ALTIN

    11627,67% 0,00

Doç. Dr. Yalçın: “Bazı çocuklarda deprem sonrası duygusal etkiler kalıcı olur”

16 Şubat 2023, Perşembe 17:50
16 Şubat 2023, Perşembe 17:50
Doç. Dr. Yalçın: “Bazı çocuklarda deprem sonrası duygusal etkiler kalıcı olur”
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Doç. Dr. Yalçın: “Bazı çocuklarda deprem sonrası duygusal etkiler kalıcı olur”

Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hatice Yalçın, çocuklar en çok ‘deprem sonrası belirsizliklerden’ korkacağını belirterek, “Bazı çocuklarda deprem sonrası duygusal etkiler kalıcı olur ve yetişkinlik hayatına kadar panik atak belirtileriyle sürebilir, çocuğu gözlemlemek önemlidir” dedi.
Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hatice Yalçın, ülkemizde geniş bir alanı etkileyen depremin çocuklardaki etkileri ve çocuklara depremin nasıl anlatılması gerektiği konusunda bilgilendirmelerde bulundu. Doç. Dr. Hatice Yalçın, “Depremi yaşayan ya da en sevdiği insanların deprem bölgesinde zor durumda olduğunu öğrenen bir çocukta güven duygusu zarar görür ve hemen fark edilemeyen fakat sonuçları ağır olan travma sonrası stres bozukluğu belirtileri oluşabilir. Çocuklar en çok ‘deprem sonrası belirsizliklerden’ korkar. Bazı çocuklarda deprem sonrası duygusal etkiler kalıcı olur ve yetişkinlik hayatına kadar panik atak belirtileriyle sürebilir, çocuğu gözlemlemek önemlidir” dedi.

“Küçük yaştaki çocuklar depremi kavrayamazlar”
Özellikle küçük yaştaki çocukların henüz depremi kavrayamadıkları için çevrelerindeki yetişkinlerin tepkilerini izleyip taklit edeceklerini hatırlatan Hatice Yalçın, “Çocuklar, çevrede aşırı gerginlik ve yoğun kaygılı tepkiler görürse ya da deprem nedeniyle anne-baba karamsar bir hale bürünürse, depremden daha fazla etkilenir. Çocuklar anne babalarının beden dilini çok iyi okur; eğer onlar sakin ve çözüm odaklı davranıyorlarsa çocuk deprem korkularıyla daha kolay baş edebilir” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Yalçın, çocuklar için güven duygusunun en temel duygusal ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Çocuklara deprem ile ilgili yanlış bilgiler verildiğinde çocuklarda suçluluk, içe kapanma ve güven duygusunda zedelenme olacaktır. Çocuğun göz hizasına inerek, elleri tutularak veya sırtı sıvazlanarak ‘senin yanındayız, birlikteyiz, yanımızda güvendesin, seni seviyoruz, depremi yaşayan yakınlarımız için elimizden geleni yapacağız’ gibi cümleler söylenmelidir. Ayrıca ‘haklısın, hepimiz çok korktuk ama biz güvendeyiz ve deprem bölgesindeki tanıdıklarımız da güvende olacaklar, tüm önlemler alınıyor’ demek, çocukta güven duygusunu pekiştirecektir” şeklinde konuştu.

“Afetten sonra küçük çocuklar sürekli soru sorar”
Deprem sonrasında çocuğun, en çok birlikte oynadığı kişilerin beden dilinin ve samimi neşesinin de farkına vardığını, çocuk kaç yaşında olursa olsun depremden sonra farkındalığının ve dikkatinin arttığını hatırlatan Hatice Yalçın, çocuğun istemesi halinde resim çizmesinin ve depremle ilgili duygularını yazmasının istenebileceğini önerdi. Depremden sonraki ilk birkaç hafta çocukların gelecekle ilgili yoğun kaygılar yaşayacağının altını çizen Yalçın, “Deprem sonrasında yakın sosyal çevresinin ilgisi çocuğu rahatlatır. Ancak bazı kaygı belirtileri sürekli devam edebileceğinden, belirli aralıklarla çocuğun desteklenmeye devam edilmesi oldukça önemlidir. Duygularını anlatmasını sağlamak çocuk için rahatlatıcı olacaktır. Deprem gibi bir afetten sonra küçük çocuklar sürekli soru sorar. Aslında bu yaşadıkları kayıplara anlam verme çabasıdır. Her sorusuna cevap verilmeli, cevap bilinmiyorsa öğrenip ona anlatılacağı söylenmelidir, geçiştirilmemelidir” dedi.

“Emrivaki cümleler söylenmemelidir”
Yalçın, çocuğa güven veren bir tavır sergilemenin çocuğun yaşayabileceği olumsuz duyguları ortadan kaldıracağını belirterek, “Deprem nedeniyle zaten yoğun kaygı yaşayan çocuğa ‘İnsanlar kötü olduğu için depremle cezalandırılıyor’ veya ‘Dünyanın sonu geldi’ gibi kaygıları artıran cümleler söylenmemelidir. Bu durumda çocuk kendisinin de kötü bir davranış yaptığında cezalandırılacağına dair yoğun inanç yaşar. Aynı şekilde ‘Bak işte, burada da deprem olabilir, biz ölebiliriz, söylediklerimi yap, bizi üzme’ diye konuşulmamalıdır. Çocuğu gereksiz yere kaygılandıran bu tavır, çocuğun korkularını artırır ve yetişkinlik dönemine kadar devam eden takıntılara yol açar. Çocuğun özyeterliliğini azaltacağından dolayı, ‘Şunu hissedeceksin, şunu yap’ şeklinde ne yapacağını söyleyen emrivaki cümleler söylenmemelidir” ifadelerini kullandı.

“Oyun için zaman oluşturulmalıdır”
Yalçın deprem ile ilgili uzmanların yapabileceği destek konusuna da dikkat çekerek, “Depremde onlarca insan evsiz kalır ya da vefat eder. Ancak binlerce kişi ve en çok çocuklar da onlar kadar etkilenir. Her bireye bir uzman yardımının götürülebilmesi zordur ancak travmatik stresle ilgili bilgi veren, tedavi rasyonelini anlatan, kendi kendini değerlendirmesi için de minik ölçekler içeren öneriler sunan dokümanlar hazırlanabilir. Diğer çocuklarla oyun oynayabileceği oyun alanlarına götürülmeli, oyun için zaman oluşturulmalıdır. Deprem öncesindeki eskiden var olan yaşam düzeni nasıl ise uyku saati ve rutinleri, yemek alışkanlıkları gibi deprem sonrasında benzer bir düzen oluşturulmalıdır. Böylece çocuğun baş etmesi ve uyumu kolaylaşır” diye konuştu.

Haber Editörü

admin

info@dogununnabzi.com

Döviz kurları haftaya nasıl başladı?

Yarıyıl tatilinin ardından İstanbul'da trafik yoğunluğu yeniden başladı

Altın fiyatlarında büyük çöküş

18 milyon öğrenci için ders zili yeniden çaldı

Şanlıurfa’da tefecilik operasyonu: 23 tutuklama

Meteoroloji uyardı: Ülke genelinde kuvvetli yağış, fırtına ve çığ riski

Haseke ve Kamışlı'da sokağa çıkma yasağı: Şam-PKK/SDG anlaşması uygulamaya giriyor

HÜDA PAR Milletvekili Dinç: Zehir tacirleri terör örgütleri kadar tehlikelidir

İlaçla değil inançla: Bağımlılıktan kurtuluşun hikâyesi

Psikolog Avşar: Aile ve maneviyat olmadan madde bağımlılığıyla mücadele edilemez

Gazze'de son 48 saatte 32 şehit, onlarca yaralı

Dr. Yıldırım: Madde bağımlılığı yalnızca bireyi değil tüm aileyi etkileyen kronik bir hastalıktır

İzmir açıklarında 43 düzensiz göçmen yakalandı

Prof. Dr. Agitoğlu: Dil olmazsa toplumun ve ailenin fonksiyonu bozulur

Kırklareli'nde eğitime kar tatili

HÜDA PAR Milletvekili Demir: Kürt halkı ana dilde eğitimini alırsa kardeşliğimiz daha da sağlamlaşır

Berat Kandili bugün idrak edilecek

Muğla’da 1814 sentetik ecza hap ele geçirildi: 3 tutuklama

Rusya'dan yoğun hava saldırısı: Ukrayna hava savunma sistemleri talep etti

Kar kütlesinin ağırlığı Ağrı'da bir işyeri ve bazı araçlara zarar verdi

Habur Gümrük Kapısı’nda ayakkabı içerisine gizlenmiş 41 kilogram altın ele geçirildi

Libya’da kum fırtınası alarmı

Rusya ve Çin'den kritik görüşme

Eskişehir'de iyilik seferberliği: Umut Kervanı şubat ayına "umut"la başladı

Gaziantep’te 13 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari yakalandı

İstanbul için kar ve soğuk hava uyarısı

Tayvan Boğazı’nda Çin-Tayvan gerilimi

Konya'da farklı büyüklükte depremler kaydedildi

HÜDA PAR Adana'da "Madde Bağımlılığı" paneli düzenliyor

Muğla'da uyuşturucu operasyonu: 3 tutuklama

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Döviz kurları haftaya nasıl başladı?

Yarıyıl tatilinin ardından İstanbul'da trafik yoğunluğu yeniden başladı

Altın fiyatlarında büyük çöküş

18 milyon öğrenci için ders zili yeniden çaldı

Şanlıurfa’da tefecilik operasyonu: 23 tutuklama

Meteoroloji uyardı: Ülke genelinde kuvvetli yağış, fırtına ve çığ riski

Haseke ve Kamışlı'da sokağa çıkma yasağı: Şam-PKK/SDG anlaşması uygulamaya giriyor