• BIST 100

    15870,43%-0,89
  • DOLAR

    44,07% 0,18
  • EURO

    51,07% -0,21
  • GRAM ALTIN

    7206,46% 0,36
  • Ç. ALTIN

    11734,45% -1,11

Halepçe Katliamı’nın üzerinden 37 yıl geçti

16 Mart 2025, Pazar 11:58
16 Mart 2025, Pazar 11:58
Halepçe Katliamı’nın üzerinden 37 yıl geçti
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

16 Mart 1988 yılında çoğu kadın ve çocuklardan oluşan 5 bini aşkın Kürt, Irak’ın devrik diktatörü Saddam Hüseyin'in emriyle Halepçe'ye savaş uçaklarıyla düzenlenen bombardımanda kullanılan kimyasal silahlarla şehit düştü.

Batı'nın taşeronluğunu yapanların eliyle tarihe kara bir leke olarak geçen Halepçe Katliamı'nda binlerce mazlum ve Mustazaf Müslüman Kürd, Saddam Hüseyin'in emriyle kimyasal silahların hedefi oldu.

Bu katliam, Hiroşima ve Nagazaki'den sonra yapılan en vahşi katliam olarak tarihe geçti. Bütün dünyanın sessiz kaldığı katliamın üzerinden tam 37 yıl geçmesine rağmen o günkü vahşet ve katliam hafızalardaki yerini halen koruyor.

Halepçe Katliamı'nın öncesi

Osmanlının son demleri… İslam topraklarına sofra niyetine çullanan kurtlar sürüsünü andıran emperyalistler, kendileriyle anlaşmaya yanaşmayan, inancına ve değerlerine bağlı Kürd halkını cezalandırırcasına yeni belirledikleri haritada dört parça haline getirdiler. Sykes-Picot Anlaşması ile başlayıp Lozan ile sonuçlanan bu girişim aynı zamanda her parçada bir Kürd sorununa da kapı aralıyordu. Kürdler, Suriye ve Irak'ta Sosyalist-Baasçıların, Türkiye'de Laik-Kemalistlerin, İran'da ise Şah Rejiminin zulümlerine maruz kaldı. Bu dört parçada tüm insani haklarından mahrum bırakılarak yaşayan Müslüman Kürdler, tarih boyu büyük acılar yaşadı.

Yıl 1979… Irak'ta Fransız Ulusal Sosyalist Mişel Eflak'ın talebesi ve aynı zamanda fikri evladı Saddam Hüseyin El- Tikriti yönetimi ele aldı. Irak'ta bulunan Kürdler, Saddam döneminde de başta asimile politikaları olmak üzere birçok sorunla karşı karşıya kalıyordu. Tam da o dönemde Irak'ın hemen yanı başındaki İran'da gerçekleşen İslam İnkılabı, Batı'nın bölgedeki başka bir kuklası olan Şah Rıza Pehlevi'nin varlığına son verdi. Kuklalarını kaybetme tehlikesi yaşayan Batı, devreye Saddam'ı koyarak İslam İnkılabını boğmak amacıyla İran'a savaş açtırdı. İran ve Irak arasında yaşanan bu savaş 8 yıl sürdü. Yıllardır Saddam'ın baskıları altında yaşayan Kürdler, bu savaşta İran'dan yana tavır belirledi.

Elma kokusuyla gelen ölüm…

Saddam, Kimyasal Ali lakaplı Ali Hasan El Mecit'i Kürd Bölgesi'nden sorumlu komutan olarak atadı. Kimyasal Ali, Kürd Bölgesi'nde giriştiği Enfal Operasyonu kapsamında acımasız bir şekilde Halepçe şehrine ve köylerine kimyasal bomba yağdırdı. Bu kimyasal bombalar 5 binden fazla insanın hayatını kaybetmesine, 7 binden fazla insanın da yaralanmasına neden oldu. Binlerce insan yerini yurdunu terk ederek göç etmek zorunda kaldı.

Ölüm; çaresiz, eli kolu bağlı Halepçe halkının üzerine kara bir bulut gibi çöktü. Halepçe, üst üste yığılmış cesetler, çürümüş insan bedenleri ve ağzı açık olarak hayatını kaybetmiş çocuklar ile bir ölüm tarlasına dönüştü. Halk şaşkındı, ne yapacağını bilemiyordu. Kimisi ailesi ile birlikte evde kimisi sokakta geziniyor, rutin yaşamlarını idame etmeye çalışıyorlardı. Ama zehir tüm vücutlarına aniden yayılmıştı.

Ölümün, onları ansızın yakalayacağından habersizlerdi. Kullanılan kimyasal silah; deriye, gözlere, boğaza ve akciğere büyük zarar veren Hardal ve Sarin gazından oluşmaktaydı. Elma kokulu kimyasal gazı teneffüs edenler, ciğerlerine dolan bu zehre teslim oluyordu.

Uzmanlar Hardal gazının etkilerini şöyle dile getiriyor: "Nagazaki ve Hiroşima'da iyonlaşan atomların tersine Hardal gazı gelecekteki nesil için de inanılmaz zararlar taşıyor. 10 yıl sonra bile insanlar çeşitli acılar çekiyor. Özellikle uzun vadede DNA üzerinde yaptığı zararları var."

İnsan bedenini eriten, sinir sisteminin çökmesine ve bel kemiğinin kırılmasına sebep olan gazdan dolayı insanların yavaş yavaş acı çekerek ölmesine tüm dünya tanık oldu. Halepçe, insanlık tarihinin en acılı günlerinden birini yaşadı. Halepçe katliamında, önce insanlar öldü sonra da insanlık öldü.

Etkisiyle günümüze kadar devam eden ölümler!

17 Mart'a kadar aralıklarla süren saldırılarda ölenlerin sayısı hâlâ bile net değil. Birçok kuruluşun kabul ettiği ortak sonuç; çoğu kadın ve çocuk en az 5 bin kişinin öldüğü, 14 bin 765 kişinin de yaralandığı yönünde. Ancak savaştan sonra kasabaya giden yabancı gözlemciler, sayının çok daha fazla olduğu görüşünde.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) raporuna göre bu kimyasal saldırı, günümüze kadar 43 bin 753 aşkın kişinin ölümüne, 61 bin fazla kişinin de sakat kalmasına sebep oldu. Sınır Tanımayan Doktorlar ekibi, hardal gazı kullanıldığını teyit etti.

Halepçe Katliamı, dünyada benzeri az görülen bir katliam olmasına rağmen halen soykırım olarak tanınmadı.

Irak Hükümeti de geride kalan süre boyunca, mağdurların tazmin edilmesi için ciddi bir adım atmadı. Merkezi hükümet bu geçtiğimiz günlerde ise Irak Hükümeti, Saddam Hüseyin liderliğindeki Baas rejiminin Halepçe'ye düzenlediği kimyasal saldırının anısını yaşatmak amacıyla 16 Mart'ı resmi tatil ilan etme kararı aldı.

İstatistiklere göre kurbanların yüzde 68'i 18 yaşın altındaydı. Kimyasal saldırının ardından 216 köyden 198'i tamamen yok oldu. Bölgenin hayvancılığı, tarımı ve doğal kaynakları yüzde 100 zarar gördü.

Bu arada vatandaşlar Doğu Kürdistan ve İran'a kaçarken 74 aileden 211 çocuk da kayboldu. Bunlardan bir kısmı ailelerine kavuştu.

Kimyasal saldırı, 17 Mart 2011'de Irak Parlamentosunda soykırım ilan edildi. Ancak Irak Hükümeti, henüz mağdurlara tazminat ödemedi.

Katliamın yıl dönümü nedeniyle bugün başta Halepçe olmak üzere Kürdistan ve dünyanın dört bir yanında çeşitli anma etkinlikleri düzenlenecek.

Hedef neden Halepçe'ydi?

Kürdlerin dindar bir halk olmasına tahammül etmeyen Batılı güçlerin, özellikle İslami hareketin güçlü olduğu Halepçe'de kimyasal silahları kullandırtması elbette göz ardı edilmemelidir. Halepçe aynı zamanda oradaki İslami örgütlenmenin merkezi konumundaydı. O aşamada üçüncü güç konumunda olan İslami hareketin başında Ebu Halepçe lakaplı Şeyh Osman vardı. Kürdistan İslami Hareketi, hatırı sayılır silahlı bir güce sahipti. Ve her geçen gün daha da büyüyordu. Bu hem Saddam'ın hem de Batılıların dikkatini fazlasıyla çekiyordu.

Ulusal solun kullandığı İslami kavramlar sadece birer tuzak

Saddam rejimi, iktidarı boyunca Şiiler ve Kürdler başta olmak üzere farklı kesimlere ve güçlere yönelik yürüttüğü tüm saldırılara İslami bir kılıf bulmuştur. İran'a karşı yürüttüğü savaşa 'Kadısiye' adını veren, Kürdlere karşı yürüttüğü katliama da 'Enfal' adını veren Baas rejimi, gerçekleştirdiği tüm operasyon ve infazlar için özel fetvalar çıkarttırdı.

Birçok ülke katliama ortak oldu

Birçok dünya ülkesi, yapılan bazı algılarla Saddam'ın yaptığı katliama destek verdiler. Halepçe Katliamı'ndan yaklaşık bir ay sonra Türkiye'deki bazı gazetelerde "Katliama alet olduk" haberleri yer aldı. Halepçe'ye atılan gazların başta İsviçre, Belçika ve Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde üretildiği ve deniz yoluyla Türkiye'ye, Mersin Limanı'na indirildiği, sonrasında da Irak'a gönderildiği yazıldı.

Tarih sayfaları zalimlerin hazin sonuyla dolu

Tarihin hiçbir döneminde Zulümle abad olunmadı. Bir zamanlar Saddam'a her türlü desteği veren AB(D), daha sonra onu kullanım tarihi geçmiş malzeme muamelesine tabi tuttu. Kendisine efendileri tarafından verilen kimyasal silahlar, onun ülkesinin işgaline ve sonunun gelmesine neden oldu. ABD'nin Irak işgaliyle devrilen Saddam Hüseyin, Halepçe davasından hüküm giymeden, Duceyl kasabası davasından çıkan kararla 30 Aralık 2006 tarihinde asılarak idam edildi. 'Kimyasal Ali' lakaplı Mecit ise Halepçe ve diğer bölgelerde insanlığa karşı suç işlemek ve soykırım suçlarından idama mahkûm edilerek, 25 Ocak 2010 tarihinde infazı gerçekleştirildi. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

FAO: Küresel gıda fiyatları 5 ay sonra yeniden yükselişte

Reuters: İran'daki okul saldırısında ABD'nin rolü var

Brent petrolün varil fiyatı 90 doları aştı

Mersin Peygamber Sevdalılarından İran halkına destek

Yenilenebilir enerjide hızlı büyüme

Rusya ve Ukrayna arasında esir takası

Malatya'da semt pazarlarında zabıta denetimi

Bakan Gürlek’ten adaletin güçlendirilmesi mesajı

Psikolog Aşan: Okullarda artan şiddet olayları bireysel değil toplumsal bir sorunudur

İzmir’de av sezonu kapandı

Adana'da siyonist-ABD saldırılarına tepki: "Her üs işgal için adımdır ve hepiniz tehlikedesiniz"

Peygamber Sevdalıları Vakfı Bölge Koordinatörü Ödemiş: Müslümanlar izzetli şekilde ayağa kalkmalı

Dinlenmek için camiye girdi Müslüman oldu

OSTİM Teknik Üniversitesi: ABD-israil-İran çatışmasının ekonomik maliyeti günde 1 milyar doları aşabilir

'Bilim Kafe'de bağımlılıkla mücadele konuşuldu

Ankara’da ABD Büyükelçiliği önünde 'Gazze Nöbeti' devam ediyor

Karaman il eğitim değerlendirme toplantısı, Bakan Tekin'in başkanlığında yapıldı

Gazze'de iftar sofralarına Yetimler Vakfı desteği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile görüştü

Devrim Muhafızları: Operasyonun 22. dalgasında füze atışlarında tam başarı sağlandı

Bakan Bolat: Sırbistan ile iş birliğimizi ileri taşımayı kararlılıkla sürdüreceğiz

Umut Kervanı Batman'dan Suriye'ye 1 tır insani yardım gönderdi

Dışişleri Bakanlığı: Bölgedeki vatandaşların durumunu yakından takip ediyoruz

Bursa'da İran'a yönelik saldırılar tel'in edildi: Müslümanlar izzetlice ayağa kalkmalıdır

Pancar üreticilerine 16 milyar 902 milyon TL ödeme yapıldı

Midyat’ta ABD ve işgal rejimi saldırıları tel'in edildi

Kuramı: "Müslümanın Müslümandan başka dostu da yoktur"

Gaziantep'te haklarında 11 yılın üzerinde hapis cezası bulunan 3 kişi yakalandı

Dicle Nehri’nde mahsur kalan on binlerce balık kurtarıldı

ABD ve işgal rejiminin İran’a yönelik saldırısı Bitlis’te tel’in edildi

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


FAO: Küresel gıda fiyatları 5 ay sonra yeniden yükselişte

Reuters: İran'daki okul saldırısında ABD'nin rolü var

Brent petrolün varil fiyatı 90 doları aştı

Mersin Peygamber Sevdalılarından İran halkına destek

Yenilenebilir enerjide hızlı büyüme

Rusya ve Ukrayna arasında esir takası

Malatya'da semt pazarlarında zabıta denetimi