• BIST 100

    16698,39%-0,07
  • DOLAR

    43,63% 0,02
  • EURO

    51,80% -0,23
  • GRAM ALTIN

    7100,76% 0,64
  • Ç. ALTIN

    11727,26% 0,35

HÜDA PAR: 5816 Sayılı Kanun eleştiri hakkı ve ifade hürriyetini baltalamaktadır!

06 Aralık 2024, Cuma 17:23
06 Aralık 2024, Cuma 17:23
HÜDA PAR: 5816 Sayılı Kanun eleştiri hakkı ve ifade hürriyetini baltalamaktadır!
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

HÜDA PAR Genel Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, TBMM’de gerçekleştirdiği basın toplantısında, "5816 Sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun, ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkını kısıtladığı gerekçesiyle uzun süredir tar

TBMM'de basın toplantısı düzenleyen HÜDA PAR Genel Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, iç ve dış gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

HÜDA PAR Genel Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir sözlerine; TRT World Forum'da protesto haklarını kullandıkları için haksız bir şekilde tutuklanarak Marmara (Silivri) Cezaevi’ne gönderilen 9 gencin tutukluluk hallerinin kaldırılarak serbest bırakılması çağrısında bulunarak başladı.

Ardından "5816 Sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun"un eleştiri hakkı ve ifade hürriyetini baltaladığını belirterek sözlerine devam eden Demir, "İfade hürriyeti, medeni toplumlarda temel hürriyetlerden biridir. İnsanların fikirlerini özgürce ifade edebilmesi, yalnızca bireysel hak ve hürriyetlerin korunması için değil, aynı zamanda toplumun ilerlemesi için de elzemdir. Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi gibi uluslararası sözleşmeler, ifade hürriyetini koruma altına almış ve bu hürriyetlerin keyfi şekilde kısıtlanmaması gerektiğini vurgulamıştır. Türkiye, bu sözleşmelere taraf bir ülke olarak, bireylerin düşüncelerini ifade etme hakkını teminat altına almakla yükümlüdür." ifadelerini kullandı.

"Hukuk, insanları 'ideolojik terbiye' etme aracı olarak değil, özgür düşüncenin ve farklı bakış açılarının güvencesi olarak işlev görmelidir"

Demir, sözlerine şu ifadelerle devam etti:

"5816 Sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun, ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkını kısıtladığı gerekçesiyle uzun süredir tartışılmaktadır. Bu kanunun uygulanmasında, eleştiri ile hakaret arasındaki ayrım gözetilmeden bireylerin yargılanması ve cezalandırılması mağduriyetlere yol açmaktadır. Hukuk, insanları ‘ideolojik terbiye’ etme aracı olarak değil, özgür düşüncenin ve farklı bakış açılarının güvencesi olarak işlev görmelidir.

Tarih, eleştirel bir yaklaşımla incelenebilen, öğrenilebilen ve bireylerin yüzleşebildiği bir alan olmalıdır. Hakaret içermeyen fikirlerin ve eleştirilerin takibata uğraması, toplumda 'tek tip insan' yetiştirme anlayışının tezahürüdür. Böylesi bir durum hem bireylerin düşünsel özgürlüğünü hem de toplumsal ilerlemeyi baltalar.

Hâlihazırda TCK'nın 130'uncu maddesinde düzenlenmiş olan ve ölmüş bir kimsenin hatırasına hakaret edilmesine hapis ve adlî para cezası öngören kanunun varlığı ayrıca başka bir kanuni düzenlemeye; hele hele kişiye özel olarak düzenlenmiş bir kanuna ihtiyaç bırakmamaktadır."

"Doğru bir asgari ücret seviyesi; ekonomik büyümeyi, sosyal refahı ve istihdamı olumlu yönde etkileyecektir"

Asgari ücret belirleme çalışmalarına dair değerlendirmelerde bulunan Demir, "2025 yılı için asgari ücretin belirlenmesi, aralık ayında işçi, işveren ve bakanlık temsilcileri arasında yapılacak toplantılarla kararlaştırılacaktır. TÜİK'in Aralık 2024 verilerine göre, tüketici fiyatları endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 47,09 artarken, on iki aylık ortalamaya göre artış oranı yüzde 60,45 olarak gerçekleşmiştir.

Dolayısıyla yapılacak artış, çalışanları enflasyona karşı mutlaka korumalıdır. Belirlenecek asgari ücret, çalışanların ve bakmakla yükümlü oldukları ailelerinin gıda, konut, giyim, sağlık, kültür ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarını karşılamalı, insan onuruna yaraşır bir hayat sürdürebilmelerine imkân vermelidir.

Asgari ücretin belirlenmesinin temel amacı, sermaye karşısında korumasız olan işçilerin en düşük ücret seviyesini göstermekken, uygulamada bu ücret, çoğunlukla işverenler tarafından temel ücret olarak kabul edilmektedir. Doğru bir asgari ücret seviyesi; ekonomik büyümeyi, sosyal refahı ve istihdamı olumlu yönde etkileyecektir. Ayrıca, bu ücretin büyük kısmı iç piyasada talep oluşturacak ve sektörel büyümeyi destekleyecektir." dedi.

"Aile hekimliği yönetmeliğindeki değişiklikler hekimlerin çalışma şartlarını zorlaştırmamalı"

Aile hekimliği yönetmeliğindeki yeni değişikliklere dair de değerlendirmelerde bulunan Demir, şunları kaydetti:

"Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama ve Ödeme Yönetmeliği'ndeki son değişiklikler, sağlık hizmetlerinin verimliliği açısından önemli olmakla birlikte hekimlerimizin çalışma şartlarını zorlaştırmamalı ve sağlık hizmeti alacak halkımızı da mağdur etmemelidir. Bu kapsamda şu hususların göz önünde bulundurulması hayati önem taşımaktadır:

-Hekimlerin mesleki bağımsızlıkları korunmalı, suç teşkil edecek bir durum söz konusu olmadığı takdirde, hekimlerin hastalara yazacakları ilaç ve kutu sayısıyla ilgili herhangi bir dayatma olmamalıdır.

-Yeni yönetmelikle sözleşme feshi ile alakalı maddeler, aile hekimlerinin iş güvencesini tehdit etmemeli, idareciler tarafından baskı unsuru olarak kullanılabilecek bir duruma da sebebiyet vermemelidir.

-Hekimler için getirilen puanlama sistemi, hasta memnuniyeti ve doktorların çalışma motivasyonundaki ahengin bozulmasına sebebiyet vermemelidir.

-Hastane başvuru artışları nedeniyle yapılacak teşvik kesintilerinin, hekimlerimizi olumsuz etkileyeceği hesaplanmalıdır. Aile hekimlerine başvurmayan hastalar için hekimlerden kesinti yapılmamalıdır.

-Hekim yükünün hafifletilebilmesi için gerekli altyapı eksikliği giderilmelidir.

-Vatandaşların talebi üzerine verilen sağlık raporlarının ücretli hale getirilmesi gözden geçirilmelidir. Temel prensip, aile hekimliği hizmetlerinin ücretsiz sunulmasıdır. Bu ilkeye uygun hareket edilmelidir.

-Sonuç olarak; aile hekimliğinde yapılan düzenlemelerin, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği ve hekimlerimizin motivasyonu açısından dengeli ve adil olması gerektiğini vurguluyoruz."

"Halk Eğitim Merkezleri'ndeki usta öğreticilerin problemleri bir an önce çözüme kavuşturulmalı"

Halk Eğitim Merkezleri'ndeki usta öğreticilerin problemlerini de gündeme getiren Demir, "Halk Eğitimi Merkezleri ve bunlara bağlı birçok kamu kuruluşunda her yıl binlerce farklı kurs açılmakta, her yaş grubundan insan bu kurslara katılmaktadır. Hayat boyu eğitim, aslında eğitim sisteminin vazgeçilmez bir parçası olduğu gibi iş gücü anlamında da birçok alana katkı sağlamaktadır. Ancak ne yazık ki bu kapsamda açılan ve eğitime önemli katkısı olan bu kurslar bıçak gibi kesildi.

Bakanlığın tasarruf tedbirleri kapsamında yaz sezonundan itibaren kota uygulamasına geçilerek kısıtlamaya gidilmesi eğitim sistemine ve ülkenin iş gücü eğitim programlarına büyük zararlar vermekte ve eğitimde de kalıcı hasarlara yol açmaktadır. Söz konusu kota uygulaması nedeniyle burada görev yapan, evlerine ekmek götüren usta öğreticiler, aileleriyle birlikte büyük bir mağduriyet yaşamaktadır. Başta statü ve tam sigorta olmak üzere, kurs açma problemleri, zamanında ödenmeyen ücretleri, izin hakları, tatil günlerindeki ek ders ücretlerinin ödenmemesi ve daha birçok sorunları ivedi olarak çözülmesi gerekirken maalesef usta öğreticiler şu an evlerine ekmek götürememektedir. Bakanlığın 'Hayat Boyu Öğrenme' kapsamındaki bu kursları açmaması nedeniyle kendilerini bir anda kapının önünde bulan usta öğreticilerin problemleri bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır." diye belirtti.

"Pakistan’da 'mezhep çatışması' tuzağına karşı dikkatli olunmalı"

Son olarak dış gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Demir, Pakistan'da "mezhep çatışması" tuzağına dikkati çekerek, "Pakistan’ın kuzeybatısındaki Kurram bölgesinde yakın zamanda başlayan Şii ile Sünni aşiretler arasındaki çatışmalarda ölü sayısı ne yazık ki her geçen gün artmaktadır. Eski Başbakan İmran Han'a yönelik komplo sonucu başlayan olaylar ve terör saldırıları nedeniyle tansiyonun dinmediği ülkede 'mezhepsel çatışma' da yeniden patlak vermiştir. Bugüne kadar emperyalist güçlerin çıkarları doğrultusunda İslam dünyasını kan gölüne çeviren mezhepsel ihtilafın daha fazla yıkıma sebep olmasının önüne geçmek için yetkili taraflar ve bölgenin ileri gelenleri sorumluluklarını yerine getirmelidir. Geçtiğimiz yıllarda dönemin yetkililerinin, 'Hindistan'ın ülkede mezhep çatışması çıkarmak için farklı hiziplerden ilim insanlarını öldürme girişiminde bulunduğu' açıklaması önemlidir. Ülkede 2011'den bu yana zaman zaman alevlenen ve yüzlerce kişinin katledildiği mezhepsel çatışmalarda dış faktörlerin etkisi de unutulmamalıdır. ABD'nin yerli iş birlikçileriyle birlikte kurduğu komplo doğrultusunda görevden alınan eski Başbakan İmran Han'ın tutukluluğu da ülkenin siyasi geriliminde etkin bir faktördür. Protesto ve çatışmalarla sarsılan ülkede komplolarla alıkonulan siyasi aktörlerin serbest bırakılması sağlanmalıdır. İstikrar için birlik ve beraberlik içerisinde, halkın menfaatleri doğrultusunda hareket edilmelidir." ifadelerine yer verdi. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Hatay’da 5 kilo 450 gram skunk ele geçirildi

Sudan'da yolcu feribotu battı: 15 ölü

Batman'da Elma Sokağı aydınlatıldı

Şanlıurfa’da iş yeri yangını paniğe neden oldu

Batman'da kuyumcu soygununda 5 kişi tutuklandı

İran Dışişleri Bakanı Arakçi’den nükleer açıklaması

Bangladeş seçimlerinde oy verme işlemi başladı

Brent petrol 69,10 dolardan işlem görüyor

Yetimler Vakfı’ndan Diyarbakır’da Ramazan öncesi yüzlerce aileye yardım

İtalya'dan göçmen teknelerine karşı "deniz ablukası" yasası

Bursa’da balıkçı dükkânında yangın: İş yeri kullanılamaz hale geldi

Rusya, WhatsApp’ı kalıcı olarak yasaklamaya hazırlanıyor iddiası

ABD'den 21 ülke için vatandaşlarına “Seyahat etmeyin” uyarısı

Malatya Radyocular Derneği Başkanı Cavlak: Radyolara sahip çıkın ki sesiniz olabilsinler

Cenevre İnsan Hakları Akademisi: Gazze'de can kaybı 200 bini aşmış olabilir

Gaziantep'te insan ticareti operasyonu: 4 tutuklama

HAKSİAD Avrupa turunu sürdürüyor: İtalya’dan Almanya’ya ticaret köprüsü

Dicle Elektrik, 2025 yılı yatırımlarını ve hedeflerini paylaştı

Siyonist rejim kadınları hedef alıyor: 7 Ekim'den bu yana 680'den fazla esir

Suriye Hükümeti, ABD’nin çekildiği stratejik Tenef Üssü’nü devraldı

Döviz kurları bugün ne kadar?

Ticaret Bakanlığı serbest bölgelerin dijital altyapısını güçlendiriyor

Çocuk suçluluğu tüm boyutlarıyla masaya yatırıldı

Altın fiyatlarında son durum

Mardin’de yoğun sis: Görüş mesafesi 10 metreye düştü

Meteoroloji'den kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı

Hızlı Destek Güçleri'nden Kadugli ve Kurmuk'a İHA saldırısı

Filistin Ulusal Komitesi Gazze'ye neden giremiyor?

HAMAS'tan "istikrar gücü" ve silah müzakereleri açıklaması: Vesayet kabul etmeyiz

Pentagon Orta Doğu'ya ikinci uçak gemisi göndermeye hazırlanıyor

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Hatay’da 5 kilo 450 gram skunk ele geçirildi

Sudan'da yolcu feribotu battı: 15 ölü

Batman'da Elma Sokağı aydınlatıldı

Şanlıurfa’da iş yeri yangını paniğe neden oldu

Batman'da kuyumcu soygununda 5 kişi tutuklandı

İran Dışişleri Bakanı Arakçi’den nükleer açıklaması

Bangladeş seçimlerinde oy verme işlemi başladı