15446,37%1,25
43,27% 0,22
50,19% -0,10
6374,59% -0,30
10426,81% 0,75
Siyonist rejime bağlı Kudüs Belediyesi, Silvan beldesinde yer alan Bustan Mahallesi sakinlerine, mahallede bulunan 1 dönüm 100 metrekarelik araziye el koymayı planladığını bildirdi. İşgalciler, bu adımı "peyzaj düzenlemesi ve otopark yapımı" gerekçesiyle savundu.
İşgal belediye başkanı Moşe Leon'un gönderdiği bildirime göre söz konusu alanlar, 1987 tarihli yerel yönetimler yasası kapsamında "boş arazi" olarak sınıflandırılıyor. Ancak Kudüs Valiliği bu iddiaları sert bir dille reddetti.
Kudüs Valiliği tarafından yapılan açıklamada, söz konusu girişimin açık bir hukuki hile olduğu vurgulanarak, Filistinlilerin arazilerini kullanmasının ve ruhsat talep etmesinin önüne geçilmek istendiği ifade edildi. Açıklamada, son dönemde Bustan Mahallesi'nde art arda gerçekleştirilen yıkımların ardından bu adımın, sessiz bir etnik temizlik ve fiili ilhak sürecine "yasal kılıf" oluşturmayı amaçladığı belirtildi.
Valilik, işgalcilerin ay başında da aynı gerekçeyle mahallede yaklaşık 5,7 dönümlük araziye el koyma kararı aldığını hatırlattı. Bu alanların gerçekte "boş" olmadığı, aksine işgalcilerin zorla yıktığı ve sahiplerinin yeniden inşa etmesine izin vermediği evlerin enkazlarından oluştuğu kaydedildi. Bu durumun, sahadaki gerçekliği çarpıtarak kontrolü kalıcı hale getirme girişimi olduğu vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, işgal belediyesinin el koymanın "beş yıllık geçici kullanım" olacağı yönündeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Kudüslülerin geçmiş tecrübelerine dikkat çekilerek, işgalcilerin hedefinin kalıcı bir yerleşim ve Filistinlilerin kentsel genişlemesini tamamen engellemek olduğu ifade edildi. 7 Ekim 2023'ten bu yana Bustan Mahallesi'nde 35 yapının yıkıldığı, son yıkımın ise geçen yılın sonunda Şafi Ahmed Ebu Şafi'ye ait ev olduğu hatırlatıldı.
Bustan Mahallesi'nde 120 evde yaşayan yaklaşık 1500 Filistinlinin çok yönlü ve organize bir saldırıyla karşı karşıya olduğu belirtilirken, mahalledeki evlerin yüzde 80'inin ırkçı "Kaminitz Yasası" gerekçe gösterilerek derhal yıkım tehdidi altında olduğu aktarıldı. Bu yasanın, yüksek para cezaları ve sürekli "ihlal" yenilemeleriyle halkı ekonomik olarak tüketmeyi hedeflediği vurgulandı.
Kudüs Valiliği, yolların kapatılması, alıkoymalar, protesto çadırının yıkılması gibi günlük baskı politikalarının tamamının, Mescid-i Aksa çevresini Filistinlilerden boşaltmayı ve Kudüs'ün Eski Şehir çevresindeki "Yahudileştirme kuşağını" tamamlamayı amaçladığını belirtti. Uluslararası topluma ise bu açık hukuki ve insani suça derhal müdahale etme çağrısı yapıldı. (İLKHA)