11288,05%-0,71
41,10% 0,23
47,98% -0,04
4562,43% 1,19
7244,37% 0,74
İmam Musa es-Sadr ve beraberindeki Şeyh Muhammed Yakub ile gazeteci Abbas Bedreddin’in kaçırılmasının 47. yıldönümünde yaptığı konuşmada Berri, Lübnan’ın ateşkes anlaşmasının gereklerini yerine getirdiğini, ancak “siyonist varlığın hiçbir taahhüdünü yerine getirmediğini, işgalini artırdığını ve saldırılarını sürdürdüğünü” vurguladı.
İşgalci rejimin, Lübnan topraklarından çekilmemesine tepki gösteren Berri, “Direnişin silahı bizim şerefimiz ve onurumuzdur” dedi ve bu konunun “sakin bir söylem altında, ulusal güvenlik stratejisi oluşturacak şekilde” tartışılabileceğini söyledi. Berri, bununla birlikte tehdit, anayasanın ihlali, anayasaya aykırı bildirilere dayanmak ve ateşkes anlaşmasının çiğnenmesi gibi yaklaşımları reddetti.
Berri, “Şu anki dönem yaraları deşme ya da yıkım üzerinde dans etme zamanı değildir. Kimileri savaşın uzamasına bel bağladı; bu da ülkede dengeyi bozarak, israil tanklarının gölgesinde bile olsa, hedeflerine ulaşma çabasıdır.” dedi.
“Temel bir mezhebi hedef alan yaklaşım, asla Lübnan’a benzemez. Cehaletle bağnazlık birleşirse, bu yıkıma yol açan bir davranışa dönüşür, dikkat edin” uyarısında bulunan Berri ayrıca, “zihinlere sızmaya başlayan ve kürsüler ile ekranlara açılan nefret söylemi” konusunda da uyardı. Berri, bunun, “toprakları özgürleştiren direnişin silahından daha tehlikeli” olduğunu söyledi.
Berri, işgal rejimi saldırılarıyla yıkılan köylerin “sadece Şii köyleri olmadığını, aralarında Sünni köyler de bulunduğunu ve bazılarının Müslüman-Hristiyan kanatlarıyla Lübnan’ı temsil ettiğini” ifade etti.
Hükümetin iki oturumunda alınan kararlardan, "silahın yalnızca devletin tekelinde olması ve Lübnan ordusuna ilgili kararın uygulanması için plan hazırlama görevinin verilmesi"nin mezhepsel değil, ulusal bir tutum olduğunu kaydeden Berri, ancak, Amerikan belgesinde sunulan önerilerin “silahın devlet tekelinde olması ilkesini ve Kasım 2024’teki ateşkes anlaşmasını aştığını” söyledi.
Meclis Başkanı, “Ateş topunu ülkenin sağlam kalesi olan Lübnan ordusunun sahasına atmak doğru değildir.” dedi.
Berri, Lübnan halkına seslenerek, “Netanyahu’nun, tarihi bir görev olarak gördüğü ‘Büyük İsrail’ hayalini gerçekleştirmekle övündüğünü görmediniz mi? Bu hayale Lübnan da dahildir.” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda Berri, “Biz sadece birlik ve işbirliği çağrısı yapıyoruz. Tıpkı hükümetin kurulması gibi temel dönemeçleri birlikte başardığımız gibi, bu sabitelerle Lübnan’ı koruyacak, fitneleri engelleyecek ve egemenliğini savunacağız.” dedi. (İLKHA)