• BIST 100

    16651,45%-0,07
  • DOLAR

    43,48% 0,19
  • EURO

    51,58% -0,89
  • GRAM ALTIN

    6606,37% -12,25
  • Ç. ALTIN

    11923,69% -6,97

Müfid Yüksel: Bugün ulus devletlerin getirdiği etnik sorunlar son yüzyılın bir hastalığı

16 Şubat 2025, Pazar 20:54
16 Şubat 2025, Pazar 20:54
Müfid Yüksel: Bugün ulus devletlerin getirdiği etnik sorunlar son yüzyılın bir hastalığı
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Araştırmacı-Yazar Müfid Yüksel, HÜDA PAR'ın çalıştayında yaptığı konuşmada, "Bugün ulus devletlerin getirdiği etnik sorunlar son yüzyılın bir hastalığı.  Bu sorunlar çözümsüz değildir. Bu sorunda çözümsüzlük ve çatışmadan nemalanan kimse, topluluk ve gru

HÜDA PAR'ın Kürt meselesinin tarihi, toplumsal ve siyasi boyutlarının ele alındığı "Kürt Meselesine İnsani Çözüm Çalıştayı" Diyarbakır'da gerçekleşti.

İki gün 4 oturum şeklinde yapılan çalıştayın son oturumda  Araştırmacı-Yazar Müfid Yüksel Meselenin Çözümsüz Kalmasının Tehlikeleri" başlıklı bir sunum yaptı.

Kürtlerin geçmişte kurduğu beylik ve mirlikleri aktaran Müfid Yüksel, "Osmanlı, merkeziyetçi bir şeye doğru evrildi. Yani Fransız sistemi… Ulus devlete doğru bir evrilme oldu. Osmanlının o ulus devlete evrilmesi ve merkeziyetçiliğe doğru evrilmesi o beyliklerin ve mirliklerin bir şekilde ortadan kaldırılmasını gündeme getirdi. 19. yüzyılda bu beylikler ve mirlikler kaldırıldı, bunun yerine bunların belli yerlerde istihdam edilmeleri sağlandı." dedi.

Sonra Kürdistan Valiliği ihdas edildiğini ancak 1867-1871'den sonra ortadan kaldırıldığını belirten Yüksel, "Erzurum vilayeti falan gibi değişik vilayetler adıyla ama coğrafi olarak Kürdistan adının devam ettiriyorlar. Coğrafi olarak Kürdistan adının devam ettirilmesi 1925-1926'ya kadar sürüyor. 1926'da İskilipli Atıf Hoca'nın mahkemesi olurken, diyor ki 'Kürdistan'a hiç gittin mi diyor mahkeme başkanı' Bu da diyor ki 'Kürdistan'a hiç gitmedim.' kayıtları öyle geçiyor. O dönemde bile coğrafi olarak kullanılıyor. Yani mahkemelerde bile kullanılması var ama ondan sonra yasak. 1926'dan beri yasak." diye konuştu.

Kürdistan'da Nakşibendiliğin en önemli görevinin, medrese ile tekkeyi birleştirmesi olduğunu söyleyen Yüksel, "Yani Mevlana Halid bir ulema tarikatı kurdu. Kendisi de çok şey etmiş bir ulemadan geliyordu. Meşhur Hayderilerin medreselerinde okumuştu. Sıbğetullah el-Hayderi gibi, vesaire gibi. Dolayısıyla çok kuvvetli bir ilmi gelenekten geldiği için, aynı zamanda halifeleri de bölgenin tanınmış ulemasından olan insanlardı. Onlar da aynı şekilde medreseler kurdular. Sürekli medreselerle birlikte Nakşibendilik var oldu. Ulema tarikatı olması hasebiyle Nakşibendiliğin, yani Mevlana Halid'in, Şeyh Yahya el-Mezuri el-İmadi gibi Şafi fıkhının büyük devleri olan insanlar vardı. Mevlana Halid'in halifeleri ve mucazları arasında. Dolayısıyla oradan gelen bir gelenek vardı. Bu çok büyük bir güç sağladı." diye ekledi.

Tarikatların aynı zamanda politik ve askeri otorite olarak da bölgede önde yer aldıklarına dikkat çeken Yüksel, 1919'da  Mondros'tan sonra ki dönemde Şey Ahmet Barzani olmak üzere, oradaki birçok kimsenin İngilizlerle ve İngilizlerle birlikte olan milislerle nasıl savaştığına dair belgelere ulaştıklarını ifade etti.

"Sorunun çözümsüz kalması ahali arasına nifak sokmak gibidir"

Cumhuriyet döneminin sert kırılmalarının ulus devleti büyük oranda önlediğini ve devletin resmi ideolojisinin politikaları da daha derin yaralar oluşturduğunu söyleyen Yüksel, "Sorunun çözümsüz kalması ahali arasına nifak sokmak gibidir. Bir taraftan resmî ideolojinin diğer yandan Kürtler içerisindeki bir kısım siyasi yapılanmaların çatışma teorisi üzerinden bunu çatışmaya sürdürmeye çalışmalarıdır. Özellikle Marksizmin bu konuda çok olumsuz etkisi oldu. Kürt siyasi hareketler üzerindeki Marksist tekel ciddi olarak Kürtleri çatışma ortamına sürdürülmesine, çatışmanın temel haline getirilmesine sebebiyet verdi. Bu resmî ideolojinin yaptığı diğer şeylerden biri Erzurum-Adana hattının devlet tarafından Kürtlere karşı aşırı Türkçülük saikı ile işlenmesiydi. Bu hat Kürt meselesinin çözümünde bir takoz idi. Aşırı milliyetçi reflekslerin bunu devlet eliyle yükselmesi, aşırı jargonun burada egemen olması Kürt sorunun çözümüne ilişkin daha sukuletle barışçı ve sulha dayalı olarak çözümüne karşı refleks göstermesiyle merkezi partiler bundan vazgeçmek zorunda kaldı." şeklinde konuştu.

"Kardeşlik söylemlerinin yanında insanca yaşamak öncelikli olmalı"

Kürt diasporasının bugünkü sorunun çözümüne en sert tutum ve direnç gösteren bir yapı olduğunu anlatan Yüksel, "Bu diasporaya yol açan da resmî ideolojinin tutumudur. Diaspora meselesi Rojava üzerinden çözümsüz bırakılıyor. Nitekim geçen süreçte Rojava-Kobani meselesi üzerinden bozuldu. Bugün de Rojava meselesi üzerinden bu sürecin başlamaması söz konusu. Bunu dile getirmek bir tehdit değil, tehlikeye işaret etmektir. Böyle bir tehlikeye yol açmadan coğrafya, bu konuda bir çözüm bulmak zorunda. Kardeşlik söylemlerinin yanında insanca yaşamak öncelikli olmalı." dedi.

"Maalesef Müslüman Kardeşler hareketi bu konuyu konuşmadı"

Yüksel, son olarak, "1950'li yıllarda İslami kesim bu konuyu konuşması lazımdı, maalesef Müslüman Kardeşler hareketi bu konuyu konuşmadı. Sadece Kürt meselesi değil, Kuzey Afrika'ya kadar uzayan etnik sorunlar oluştu ve bu sorunlar ulus devletler oluşturdu. Bugün ulus devletlerin getirdiği etnik sorunlar son yüzyılın bir hastalığı.  Bu sorunlar çözümsüz değildir. Bu sorunda çözümsüzlük ve çatışmadan nemalanan kimse, topluluk ve gruplara fırsat vermemek lazım. 1992'den beri bu tür sempozyumlarda konuşuyoruz ve maalesef konuşmakla kalıyor, tesiri olmuyor. Özellikle siyasi ve diğer iradenin bir şekilde bunları önemsemesi lazım." ifadelerine yer verdi. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Umut Kervanı Aynelarap'ta sivil halka yardım dağıttı

ABD'den İran'a gözdağı, Tahran'dan sert mesaj: "Süresi olan tehditlere boyun eğmeyiz"

Ateşkes hiçe sayılıyor: Siyonist rejimin saldırısında 2 şehit

Hatay'da minibüs ile otomobil çarpıştı: 5 yaralı

Kahramanmaraş’ta uyuşturucu operasyonu: 3 tutuklama

Atama kararları Resmi Gazete'de

Rusya ve İran arasında kritik görüşme: Putin, Laricani ile görüştü

MEB ve Dışişleri Bakanlığı ile Japonya Büyükelçiliği arasında toplantı gerçekleştirildi

Trump'tan Kanada kararı: Tüm uçakların sertifikası iptal, yüzde 50 ek vergi

Giresun'da feci kaza: 2 ölü

72 yaşında azmiyle hafızlık hayalini gerçekleştirdi

Siyonist rejim ateşkese rağmen Lübnan'a saldırılarını sürdürüyor

Gaziantep’te 114 hırsızlık olayının şüphelileri yakalandı

Fransa'dan 'ani tehdit' senaryolu askeri hava tatbikatı

Malatya’da torbacı operasyonu: 1 tutuklama

Bolu'da 3.1 büyüklüğünde deprem

Sosyal medya üzerinden satış vaadiyle dolandırıcılık yapan şüphelilere operasyon: 5 tutuklama

Rusya: Ukrayna'da 7 yerleşim yeri daha kontrolümüze geçti

Çiftçilere bugün 255,4 milyon liralık destekleme ödemesi yapılacak

Çanakkale'de iki oomobil çarpıştı: 5 yaralı

Vali Atilla Toros su taşkınlarıyla ilgili sahada incelemeler gerçekleştirdi

Milli Eğitim Akademisinde hazırlık eğitimine alınacak adaylar açıklandı

İngiltere ile ABD arasında Çin krizi

Kütahya'da 10,5 kilogram esrar ele geçirildi

DSÖ: Nipah virüsü yüzde 75 ölüm oranına sahip ve bu oran Covid-19'un 5 katı

Hazine ve Maliye Bakanlığından dolandırıcılık uyarısı

Çin'den İngiltere'ye tek taraflı vize muafiyeti

Kastamonu’da tefecilik operasyonu: 12 tutuklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Karayolu ulaşımında destan yazdık

Yapıcıoğlu 33 yıl işgal zindanlarında kalan Mahmud İsa'nın düğününe katıldı

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Umut Kervanı Aynelarap'ta sivil halka yardım dağıttı

ABD'den İran'a gözdağı, Tahran'dan sert mesaj: "Süresi olan tehditlere boyun eğmeyiz"

Ateşkes hiçe sayılıyor: Siyonist rejimin saldırısında 2 şehit

Hatay'da minibüs ile otomobil çarpıştı: 5 yaralı

Kahramanmaraş’ta uyuşturucu operasyonu: 3 tutuklama

Atama kararları Resmi Gazete'de

Rusya ve İran arasında kritik görüşme: Putin, Laricani ile görüştü