• BIST 100

    16663,31%2,5
  • DOLAR

    43,50% 0,22
  • EURO

    51,85% -0,32
  • GRAM ALTIN

    7218,55% -4,11
  • Ç. ALTIN

    12847,90% 0,00

Prof. Dr. Arpa: Bireylerin inançlarına uygun ekonomik faaliyetler anayasal güvenceye sahip değil

13 Eylül 2025, Cumartesi 17:25
13 Eylül 2025, Cumartesi 17:25
Prof. Dr. Arpa: Bireylerin inançlarına uygun ekonomik faaliyetler anayasal güvenceye sahip değil
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Prof. Dr. Abdulmuttalib Arpa, bireylerin inançlarına uygun biçimde ekonomik faaliyette bulunma taleplerinin, çoğu zaman açık bir anayasal güvenceye sahip olmadığını belirterek, bu faaliyetlerin, toplumsal yaşamın da önemli bir parçası olduğunu söyledi.

HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığı tarafından İstanbul'da "Toplumsal Mutabakat Arayışı ve Yeni Anayasa" çalıştayı gerçekleştirildi.

Topkapı'da bir otelde düzenlenen çalıştayda, 3 farklı panel oturumu ile yeni anayasa çalışmalarında takip edilmesi gereken yol haritası, dikkat edilmesi gereken hususlar ve toplumun beklentilerine ilişkin önemli değerlendirmeler yapılıyor.

Şeyh Cemal Mürsel Hoca'nın Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan çalıştay, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcı ve İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanı İshak Sağlam'ın açılış konuşması ile devam etti.

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu da bir selamlama konuşması gerçekleştirdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, "Neden Yeni Bir Anayasa? Türkiye'nin Anayasa Serüveni" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Çalıştayın ikinci oturumunda Prof. Dr. Abdulmuttalib Arpa, "İnanç Temelli İktisadi Faaliyet Hakkının Anayasal Güvence Altına Alınması" başlıklı bir sunum yaptı.

İnsanlık tarihi boyunca iktisadi hayatın, sadece kazanç/getiri amaçlı üretim ve tüketim ilişkilerinden ibaret olmadığını, aynı zamanda dini inançlar, kültürel değerler ve toplumsal normlarla da şekillendiğini belirten Arpa, "Bu bağlamda, iktisadi düzenlemelerin salt piyasa mekanizmaları üzerinden değil, aynı zamanda inanç temelli hassasiyetler üzerinden şekillenmesi, modern anayasacılıkta yeni bir boyut olarak karşımıza çıkmaktadır.
Özellikle Türkiye gibi Müslüman çoğunluğa sahip ülkelerde, bu konu sadece teorik değil, aynı zamanda pratik bir zorunluluk haline gelmiştir." dedi.

Hak kavramı ve anayasal bağlam

Anayasaların, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan toplumsal sözleşmeler niteliğinde olduğunu ifade eden Arpa, "Klasik haklar, bireysel özgürlükleri;
sosyal haklar, refahı; üçüncü kuşak haklar ise dayanışmayı temsil eder. 'İnanç temelli iktisadi faaliyet hakkı' bu kategorilerle doğrudan kesişmekte, özellikle din özgürlüğü ile ekonomik özgürlüğün birleştiği noktada konumlanmaktadır. Bu hakkın anayasal düzeyde tanınması, bireylerin sadece inançlarını serbestçe ifade etmeleri değil, aynı zamanda bu inançlarını ekonomik yaşamda uygulamaları açısından da özgürleşmeleri anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bu hak, klasik anlamda bir dini özgürlüğün ötesine geçerek, ekonomik hayatta da inanç temelli bir tercih alanı açmaktadır." diye konuştu.

İnanç temelli iktisadi faaliyetlerin tanımı/çerçevesi

Anayasaya bakıldığında iktisadi faaliyetlerin daha çok; girişim özgürlüğü, çalışma hakkı ve mülkiyet hakkı gibi güvencelerle anayasada desteklendiğinin görüldüğünü söyleyen Arpa, "Ancak bireylerin inançlarına uygun biçimde ekonomik faaliyette bulunma talepleri, çoğu zaman açık bir anayasal güvenceye sahip değildir.  Bu kapsamda; faizsiz finans kurumları, helal gıda ve üretim standartları, zekât ve vakıf temelli sosyal yardımlar, tekâfül (faizsiz sigortacılık), inanç temelli turizm ve üretim modelleri gibi alanlar, inanç temelli iktisadi faaliyetlerin başlıca örneklerini oluşturmaktadır. Bu faaliyetler, sadece ekonomik aktörlerin değil, aynı zamanda toplumsal yaşamın da önemli bir parçasıdır.  Örneğin, faizsiz finans kurumları bireylerin dini hassasiyetlerini dikkate alarak ekonomik katılımı artırırken, helal gıda standartları tüketicilerin güvenini ve tercih özgürlüğünü güçlendirmektedir." şeklinde konuştu.

Mevcut hukuki çerçeve ve uluslararası boyut

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 24. maddesinin din ve vicdan özgürlüğünü, 35. maddesinin mülkiyet hakkını, 48. maddesinin ise çalışma ve sözleşme özgürlüğünü düzenlediğini hatırlatan Arap, ancak inanç temelli ekonomik faaliyetlerin doğrudan ve açık bir anayasal korumaya sahip olmadığını belirtti.

Arpa, "Uluslararası hukukta da benzer bir boşluk söz konusudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, din özgürlüğünü garanti altına almakla birlikte ekonomik faaliyetlere doğrudan temas etmemektedir. Oysa Malezya ( Islamic Banking Act: 1983) ve Endonezya (Islamic Banking Act: 2008, Kanun: İslami esaslara (faizsiz bcılık kurallarına) göre faaliyet gösterecek bların kuruluşunu, işleyişini ve denetimini düzenleyen temel yasal çerçeve sunmaktadır. ) Bu tarz örneklerle  bazı ülkelerde zekât kurumlarının ve faizsiz finans modellerinin anayasal dayanaklara kavuştuğunu görebilmekteyiz. Bu örnekler, inanç temelli iktisadi faaliyetlerin yalnızca dini değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal boyutlarıyla da anayasal düzeyde ele alınabileceğini göstermektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Nitelikli çoğunluk ve Türkiye bağlamı

Türkiye’de nüfusun büyük çoğunluğunun kendisini Müslüman olarak tanımladığını aktaran Arpa, bu demografik gerçekliğin, inanç temelli iktisadi faaliyetlerin anayasal düzeyde tanınmasını bir azınlık talebi olmaktan çıkarıp, toplumsal çoğunluğun meşru beklentisi haline getirdiğini belirtti.

öylesi kritik bir düzenlemenin anayasal güvenceye kavuşturulması için nitelikli çoğunluk mekanizmasının devreye girmesinin önemine işaret eden Arpa, "Nitelikli çoğunluk, yalnızca çoğunluğun iradesini değil, aynı zamanda toplumsal mutabakatın derinliğini yansıtarak bu hakkın meşruiyetini güçlendirecektir. Bu bakımdan, inanç temelli iktisadi faaliyet hakkı sadece Müslüman çoğunluğun değil, farklı inanç gruplarının da taleplerini kapsayacak şekilde formüle edilmelidir. Bu sayede çoğunluğun iradesi, çoğulculuk ve eşitlik ilkesiyle dengelenmiş olacaktır." dedi.

Uygulama alanları ve pratik sonuçlar

Bu hakkın anayasal güvence altına alınması halinde çok geniş bir uygulama alanının ortaya çıkacağını söyleyen Arpa, bunları şöyle sıraladı:

"Faizsiz Finans ve Katılım Bcılığı: Katılım bcılığı ve İslami finans araçları anayasal dayanakla güçlenecek, yatırımcı güveni artacaktır.

Helal Gıda ve Üretim: Helal sertifikasyon sistemi anayasal güvenceye kavuşacak, hem iç pazarda hem de uluslararası ihracatta rekabet avantajı doğacaktır.

Zekât ve Vakıflar: Zekât fonları ve vakıflar, anayasal statüyle daha etkin sosyal adalet mekanizmalarına dönüşecektir.

Sigortacılık ve Emeklilik: Tekâfül sigortacılığı ve inanç temelli emeklilik sistemleri gelişecek, çoğunluğun inanç hassasiyetine uygun alternatif modeller anayasal zeminde yer bulacaktır.

Ticaret ve Sanayi Politikaları: Helal turizm, faizsiz finansman destekli yatırımlar, küçük esnafın inanç temelli ticari faaliyetleri kolaylaştırılacaktır.

Kamu İhaleleri: Kamu kurumları, gıda, ilaç ve finans alanında inanç temelli ürün ve hizmetleri anayasal güvence çerçevesinde dikkate alabilecektir.

Uluslararası Boyut: Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı ve küresel helal ekonomisinde öncü bir aktör olarak öne çıkacaktır."

Çoğunluk-Azınlık dengesi

Bu hak anayasal güvenceye kavuşturulurken yalnızca Müslüman çoğunluğun taleplerinin değil, diğer inanç gruplarının da iktisadi faaliyetlerinin gözetilmesi gerektiğini söyleyen Arpa, "Bu sayede Musevilerin koşer üretimi, Hristiyan cemaatlerin dini vakıfları veya diğer inanç gruplarının benzer pratikleri de eşit anayasal koruma altında olacaktır. Böylelikle çoğunluğun hakkı, azınlıkların haklarını dışlamayan bir çoğulculuk anlayışıyla dengelenecektir." diye belirtti. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Serbest piyasada döviz kurları ne kadar?

23 ilde uyuşturucu operasyonu: 521 gözaltı

Altın fiyatlarında sert düşüş

Meteoroloji'den kuvvetli yağış, fırtına ve çığ uyarısı

Rusya ve Çin'den İran'a stratejik askeri takviye

Suriye: israille yürütülen güvenlik temasları taviz anlamına gelmiyor

Tehdit, baskı, müzakere: Trump'ın İran çıkmazı

"İdari tutuklama" zulmü derinleşiyor: Ramallah hedefte

Basim Naim: Soykırımcıları aklayan BBC, CNN, New York Times ve Fox News özür dilemeli

Gazze'de ateşkes yine delindi: 4 şehit, çok sayıda yaralı

İzmir açıklarında 33 düzensiz göçmen yakalandı

Yiyecek içecek işletmelerinde zorunlu servis ücreti yasaklandı

İran, Çin ve Rusya ile askeri tatbikat yapacak

Malatya'da silahlı saldırı: 7 yaralı

Pakistan ve Bangladeş arasında 14 yıl sonra uçuşlar yeniden başladı

Bin Ukraynalı askerin cenazesi teslim alındı

Kocaeli’de 23 yıl hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı

Rusya: Belaya Bereza'nın kontrolü Rusya'ya geçti

İzmit'teki TÜPRAŞ rafinerisinde patlama

AB'den Ukrayna'ya yeni destek paketi

MEB Moğolistan Hükümeti heyeti ile çalışma toplantısı düzenlendi

Mersin için kuvvetli yağış uyarısı: Sel ve su baskınlarına dikkat

Balıkesir'de 3,6 büyüklüğünde deprem

Nijerya’da Lassa ateşi kaynaklı can kaybı 17’ye yükseldi

Afyonkarahisar merkezli dolandırıcılık operasyonunda 17 şüpheli yakalandı

ABD: Ukrayna'da 1 haftalık ateşkes ilan edildi

Gaziantep'te servis minibüs devrildi: 10 yaralı

İran Dışişleri Bakanı Arakçi Türkiye'ye geliyor

Açık Öğretim Okullarında 2’nci dönem kayıt ve sınav takvimi güncellendi

Siyonist işgalciler Gazze'de sivilleri hedef aldı: 2 şehit, çok sayıda yaralı

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Serbest piyasada döviz kurları ne kadar?

23 ilde uyuşturucu operasyonu: 521 gözaltı

Altın fiyatlarında sert düşüş

Meteoroloji'den kuvvetli yağış, fırtına ve çığ uyarısı

Rusya ve Çin'den İran'a stratejik askeri takviye

Suriye: israille yürütülen güvenlik temasları taviz anlamına gelmiyor

Tehdit, baskı, müzakere: Trump'ın İran çıkmazı