• BIST 100

    16650,05%2,42
  • DOLAR

    43,42% 0,06
  • EURO

    51,83% -0,07
  • GRAM ALTIN

    7254,47% -3,21
  • Ç. ALTIN

    12847,90% 5,74

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Her gün en az 20 dakika kendinize sessiz bir zaman ayırın

08 Aralık 2025, Pazartesi 15:06
08 Aralık 2025, Pazartesi 15:06
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Her gün en az 20 dakika kendinize sessiz bir zaman ayırın
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Psikiyatrist Prof. Dr. Tarhan, “Mindfulness, 'anda yaşamak'tır. Aslında doğanın hız ve ritmine uygun yaşamaktır. Her gün en az 20 dakika kendinize sessiz bir zaman ayırın.” dedi.

Kişinin yaşam felsefesine göre kendisine ayırdığı bir zaman olması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, Mindfulness olarak da bilinen "bilinçli farkındalık" konusunu değerlendirdi.

"Mindfulness" kavramı Türkçede "Bilinçli Farkındalık"

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, "Mindfulness" kavramının Türkçeye "Bilinçli Farkındalık" olarak çevrilmesinin yerinde bir tanımlama olduğunu belirterek, "Aslında bu, bilinçli zihinsel ve duygusal farkındalık demektir. Bir zihinsel boyutu var, bir de duygusal boyutu. Bu farkındalığın üç ana ayağı var: Niyet, dikkat ve tutum." dedi. Prof. Dr. Tarhan, bu üç ayağın nasıl işlediğini şu sözlerle açıkladı:

"Birincisi niyet ayağıdır. Kişi, niyetini önüne çıkan olaylara değil, kendi gerçek hedeflerine yöneltmeyi bilmelidir. 'Kontrol bende, içinde yaşadığım olaylarda değil' duygusu önemlidir. İkinci adımda dikkat devreye girer. Niyeti tam da olsa, kişi dikkatini doğru noktaya yöneltmelidir. Üçüncüsünde ise tutum geliştirilmesi gerekir. Yaşanan zor olaylar karşısında kendi tutumunu seçebilmesi kişinin elindedir. Bütün bunları yaptığı zaman, kişi zihinsel yönetimini kendisi ele alır."

Meditasyon Mindfulness ile karıştırılıyor

Meditasyonun sıkça Mindfulness ile karıştırıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, ikisi arasındaki temel farkı ortaya koydu. Meditasyonun bir gevşeme tekniği olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, "Meditasyonun da üç önemli ayağı vardır: Zihinsel olarak bir konuya odaklanmak, nefes egzersizleri gibi ritmik bir hareket yapmak ve genellikle rahatlatıcı bir müzik ya da ses olması… Bu üçü ile meditasyon gerçekleşir. Ancak unutmamak gerekir ki meditasyon, Mindfulness'ın kullandığı bir tekniktir sadece. Bir alt dalı, bir aracıdır. Üst konsept bilinçli farkındalıktır." ifadelerini kullandı.

Mindfulness'ın beyin üzerindeki nörobilimsel etkileri kanıtlandı

Prof. Dr. Tarhan, Mindfulness'ın beyin üzerindeki nörobilimsel etkilerinin artık kanıtlandığını dile getirerek, "Mindfulness'ın eğittiği organ beynimizdir. Birincisi, beynimizin CEO'su olan 'Kaptan Köşkü', yani frontal bölgeyi yönetmeyi öğretir. Planlama, zamanlama gibi yürütücü işlevler burada kontrol edilir. İkincisi, beynimizin alarm bölgesi olan Amigdala'yı yönetir. Tehdit karşısında harekete geçen Amigdala'dan gelen uyaranları fark edip sakin kalmayı sağlar. Üçüncüsü ise beynin 'otomatik pilotu' olan 'Default Mode Network'ü düzenler. Bu network'ün aşırı aktif olması, kaygının çok yüksek olduğunu gösterir." dedi.

Mindfulness'ın hücresel düzeyde de etkileri var

Prof. Dr. Tarhan, Mindfulness'ın hücresel düzeyde de etkileri olduğunu, Nobel ödüllü bir araştırmaya atıfta bulunarak, "Kronik stres altında, hücrelerin kaç defa bölüneceğini gösteren telomerler hızla yıpranır ve DNA hasarı oluşur. Bu da erken yaşlanmadır. Mindfulness, stresi yönetmeyi öğreterek telomerleri onaran Telomeraz enziminin daha verimli çalışmasına yardımcı olur. Yani biyolojik yaşlanmayı yavaşlatır." diye konuştu.

Amaç zor duyguları yönetmek

Mindfulness'ın yanlış anlaşılan bir yönüne de değinen Prof. Dr. Tarhan, bunun bir "pozitif düşünce" dayatması olmadığını söyledi. Prof. Dr. Tarhan, "Aşırı düşünme (overthinking), beynin yoğun bir şekilde stres hormonu salgılamasına neden olur. Bu durum, serotonin ve dopamin gibi beynin temel kimyasallarının hızla tükenmesine yol açar. Tıpkı kronik stresin telomerleri kısaltarak yaşam süresini etkilemesi gibi, beynin kimyasal seviyesini de düşürür. Peki, Mindfulness bunu nasıl engelliyor? Genellikle Mindfulness, 'anı yaşamak' olarak yanlış anlaşılıyor; oysa doğrusu 'anda yaşamaktır. 'Mindfulness demek pozitif düşünce değil; zor durumlarda, stres esnasında soğukkanlı kalma becerisine sahip olmaktır. Anda kalmaktır. Bu kişiler ya geçmişte yaşıyorlar ya gelecekte, bugünü kaçırıyorlar. Oysa felsefe basittir: Geçmişten öğren, bugünü yaşa, geleceğe bak." şeklinde konuştu.

Mevcut durumu kabul etme önemli…

Prof. Dr. Tarhan, bu süreçte mevcut durumu kabul etme kavramının da kritik olduğunu dile getirerek, "Kişinin gücünün yetmediği, değiştiremeyeceği şeyler vardır. Bunu kabul etmesi gerekir. Hoşuma gitmese de bunu yaşamam gerekiyormuş diyebilmek önemlidir. Unutmayın; bir şeye üzüldüğünüzde çaresi varsa üzülmeye değmez, çaresi yoksa üzülseniz de değişmeyeceği için yine üzülmeye değmez."

Mindfulness'ın uzun vadeli hedefler için bugünkü zorlukları tolere etme becerisi kazandırdığına da vurgu yapan Prof. Dr. Tarhan, “Niyetlenmiş davranış, beyinde tamamen farklı bir ağı çalıştırır. Kişiyi haz odaklı kısa vadeli hedeflerden çıkarıp, anlam odaklı uzun vadeli hedeflere yöneltir. Şu anda bir şeyden fedakârlık yapıyorsun, konforun kaçıyor ama bu sana 3-5 sene sonra ne kazandıracak? İşte farkındalık, bu bağlantıyı kurabilmektir." dedi.

Stres karşısında soğukkanlı kalma becerisi kazanma

Mindfulness'ın tek seferlik bir uygulama ile sonuç vermeyeceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu becerinin beyne nasıl öğretildiğini bilimsel yöntemlerle anlattı:

"Bunu bir anlık yaparsanız olmuyor. Sürekli yaptığınız zaman artık stres karşısında soğukkanlı kalma becerisi kazanıyorsunuz. Hatta biz bunu Neurofeedback gibi, kişinin beyninde Alfa dalgası üretmeyi öğrettiğimiz tedavi yöntemleriyle ölçüyoruz. Kişi, ekrandaki bir oyunu oynayarak beynindeki Beta dalgalarını azaltıp Alfa dalgalarını artırmayı öğrendiği zaman, beyin bu dalgayı alet takılı olmadan da üretmeyi öğreniyor. Otomatikleşiyor."

Prof. Dr. Tarhan, bu tekniğin artık psikiyatride "dokulara saygılı hekimlik" olarak görüldüğünü belirterek, "Tıptaki klasik yöntem ameliyat etmek, en güçlü ilaçları vermektir. Bu, müdahaleci bir tekniktir. Mindfulness ise laparoskopik cerrahi gibidir. İnsanın psikolojik bütünlüğünü bozmadan, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalığı yenmeye benzer." ifadesinde bulundu.

Farkındalık kişiyi mutsuz eder mi?

Farkındalığın kişiyi mutsuz ettiği yönündeki eleştirilere de yanıt veren Prof. Dr. Tarhan, "Mutluluktan ne anladığımız önemli. İki türlü mutluluk var: Biri hedonik mutluluk, yani haz mutluluğu. Diğeri ise anlam mutluluğu. Haz mutluluğu beynin dopamin yolaklarıyla, anlam mutluluğu ise serotonin yolaklarıyla ilgilidir. Dopamin kısa vadelidir, hızla tükenir ve beyin tekrar ister. Eğer mutluluğu sıfır stresli bir hayat olarak hedefliyorsak, bunun adı sahte mutluluktur. Nasıl paranın sahtesine özen göstermiyorsak, mutluluğun da sahtesini ayırt etmemiz gerekir. Satın alınabilen, somut şeylerden elde edilen mutluluk sahte mutluluktur." diye konuştu.

Mutsuz gözüken bir olaya üçüncü bir gözle bakın

Prof. Dr. Tarhan, farkındalık sürecinde yaşanan yüzleşme anlarının nasıl yönetileceğinin ilişkin de “Bugünün ıstırabı, yarının neşesidir. Bunu anladığınızda mutsuzluk hissini yönetirsiniz. Bunu yaparken kilit beceri gözlemci olmayı öğrenmektir. Kendi duygularına karşı da gözlemci olacaksın, dışarıdan sana sunulan duygulara karşı da... Gözlemci olduğun zaman o duygu sana bulaşmıyor, zihinsel olarak o duyguyu satın almıyorsunuz. Mutsuz gözüken bir olaya üçüncü bir gözle bakabilen kişi, olayı hemen duygusal olarak onaylamaz. Bu, kendiliğinden olmaz, öğrenilmesi gereken bir beceridir." şeklinde bilgi verdi.

Özellikle dijital çağın getirdiği hızlı ve sürekli uyaran akışına karşı "dijital detoks" ve kendine zaman ayırmanın önemini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, kişinin kendi ruh haline objektif bakabilmesinin modern insanın en temel ihtiyaçlarından biri olduğunu ifade etti.

Beynimiz de biyolojik bir bilgisayar gibi çalışıyor

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir bilgisayarın ön bellek doluysa yavaşladığını, beynimizin de biyolojik bir bilgisayar gibi çalıştığını kaydederek, "Bir bilgisayar düşünün; ön belleği doluysa yavaşlar. Beynimiz de biyolojik bir bilgisayar gibi çalışıyor. Beynimizdeki algoritmaların yaklaşık yüzde 30'u genetik, yüzde 70'i ise sonradan öğrenilir. Öğrendiğimiz bu algoritmaları yeni bilgilerle yeniden yazmak gerekiyor. Eğer beynimizdeki algoritmaları değiştirmezsek, eski sorulara eski cevaplar veririz. Hâlbuki eski sorulara yeni cevaplar vermek gerekiyor. Bu, beynimizin nöroplastisite özelliğiyle ilgilidir." dedi.

Mindfulness tekniği için kişinin yaşam felsefesine göre kendisine ayırdığı bir zaman olmalı

Bu zihinsel becerinin günlük hayata nasıl entegre edileceğini de açıklayan Prof. Dr. Tarhan, "Mindfulness tekniği için kişinin yaşam felsefesine göre kendisine ayırdığı bir zaman olması gerekiyor. Bu, meditatif bir eylemdir. Aslında doğanın hız ve ritmine uygun yaşamaktır. Her gün en az 20 dakika kendinize sessiz bir zaman ayırın. Bu, kişinin rutinden kopup durup düşündüğü, yeniden değerlendirdiği bir moladır. O anda beynin 'otomatik pilotu' olan Default Mode Network harekete geçer ve beyin stres hormonlarını azaltarak rahatlar. Hatta arama motorları bile 'Search Yourself' (Kendini Ara) diyerek bu içsel yolculuğu teşvik ediyor. Hayat olumlu ve olumsuz olaylardan oluşan bir çeşnidir. Olumluyu da göreceğiz olumsuzu da göreceğiz ama olayı hızla analiz ettikten sonra olumluya odaklanacağız. Devamlı gerilime ve kronik strese hiçbir vücut dayanmaz. Bir kişinin stres yönetimini öğrenmesi gerektir. Stres yönetimini öğrenmesi bunun için beynindeki nöroplastiteyi geliştirebilmektir" diye konuştu.

Prof. Dr. Tarhan, bu pratiğin zamanla otomatikleşen bir beceriye dönüştüğünü belirterek, bir davranışın kalıcı hale gelme sürecini şöyle anlattı:

"Duyguyla düşünce birleşir ve kişi bunu kabul ederse 'inanış' olur. İnanışı altı hafta kadar tekrar ederseniz 'alışkanlık' olur. Alışkanlığı altı hafta daha devam ettirirseniz 'kişilik' haline gelir. Artık o kişi, bir olayla karşılaştığında bunu otomatik olarak yapar."

"İçsel eleştirmeni" yönetmek

Mindfulness'ın en kritik boyutlarından birinin "içsel eleştirmeni" yönetmek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hepimizin beyninde kendisini aşağılayan bir eleştirmen var. Mindfulness pratiği yapan bir kimse, içindeki eleştirmene 'Dur, hayır' diyebilir. 'Şu söylediğin haklı ama bu söylediğin yanlış' diyerek onu yönetebilir. Kendimizi bu eleştirmene kaptırırsak, rüzgârda yelkensiz sürüklenen bir gemi gibi savruluruz. İçimizdeki eleştirmeni yönetmek de bu sürecin önemli bir boyutudur." (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

İzmit'teki TÜPRAŞ rafinerisinde patlama

AB'den Ukrayna'ya yeni destek paketi

MEB Moğolistan Hükümeti heyeti ile çalışma toplantısı düzenlendi

Mersin için kuvvetli yağış uyarısı: Sel ve su baskınlarına dikkat

Balıkesir'de 3,6 büyüklüğünde deprem

Nijerya’da Lassa ateşi kaynaklı can kaybı 17’ye yükseldi

Afyonkarahisar merkezli dolandırıcılık operasyonunda 17 şüpheli yakalandı

ABD: Ukrayna'da 1 haftalık ateşkes ilan edildi

Gaziantep'te servis minibüs devrildi: 10 yaralı

İran Dışişleri Bakanı Arakçi Türkiye'ye geliyor

Açık Öğretim Okullarında 2’nci dönem kayıt ve sınav takvimi güncellendi

Siyonist işgalciler Gazze'de sivilleri hedef aldı: 2 şehit, çok sayıda yaralı

Portekiz’de Kristin Fırtınası nedeniyle 5 kişi hayatını kaybetti

İçişleri Bakanlığı’ndan kuvvetli yağış ve rüzgar uyarısı

İngiltere Başbakanı Starmer Çin'de

Gaziantep'te halk sağlığını hiçe sayan işletmeye 3 gün kapatma cezası

Nijerya’da protestolara polis müdahale etti: 3 ölü, 17 yaralı

Han Yunus'ta işgal saldırısında 2 kişi şehit oldu

Batman Gazetesi 64. Yayın Yılını Kutluyor

AB'den İran'a yeni yaptırım kararı

İran, protestolarda ölenlerin ismini açıklayacak

Malatya'da aranan 3 hükümlü yakalandı

Ağrı'da 3.8 büyüklüğünde deprem

Umut Kervanı Genel Başkan Yardımcısı Elibüyük'ten Van'da yoğun mesai

HÜDA PAR Şırnak'ta "Ana Dilimi Seçiyorum" paneli düzenleyecek

Cezaevi nakil aracı devrildi: 19 yaralı

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden KKTC’ye Ramazan yardımı

HÜDA PAR'dan Bingöl'de zor zamanlar yaşayan hayvan sahiplerine  ziyaret

HÜDA PAR'dan Kovancılar Esnaf Odası Başkanı Özdoğan’a hayırlı olsun ziyareti

Çiftçi: Bağımlılık bir bataklıktır, ciddi halk sağlığı problemidir

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


İzmit'teki TÜPRAŞ rafinerisinde patlama

AB'den Ukrayna'ya yeni destek paketi

MEB Moğolistan Hükümeti heyeti ile çalışma toplantısı düzenlendi

Mersin için kuvvetli yağış uyarısı: Sel ve su baskınlarına dikkat

Balıkesir'de 3,6 büyüklüğünde deprem

Nijerya’da Lassa ateşi kaynaklı can kaybı 17’ye yükseldi

Afyonkarahisar merkezli dolandırıcılık operasyonunda 17 şüpheli yakalandı