• BIST 100

    16651,45%-0,07
  • DOLAR

    43,49% 0,04
  • EURO

    51,64% 0,12
  • GRAM ALTIN

    6540,01% -3,62
  • Ç. ALTIN

    11627,67% 0,00

Prof. Dr. Süleyman İrvan: Asayiş haberlerinin sayısı değil veriliş biçimi sorun!

12 Şubat 2025, Çarşamba 17:43
12 Şubat 2025, Çarşamba 17:43
Prof. Dr. Süleyman İrvan: Asayiş haberlerinin sayısı değil veriliş biçimi sorun!
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Asayiş haberlerinin medya gündemindeki yerini ve topluma etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Süleyman İrvan, asayiş haberlerinin sıklığının, özellikle televizyon izleyicileri üzerinde "acımasız dünya sendromu" olarak adlandırılan bir etki yaratabildiğini

Asayiş haberlerinin yoğunluğunun azaltılmasının toplumsal güveni artırıp artırmayacağına ilişkin Prof. Dr. İrvan, “Çözümü asayiş haberlerinin azaltılmasında değil, etik ilkeler çerçevesinde sunulmasında aramalıyız. Asayiş haberlerinin sayısı değil veriliş biçimi sorun yaratıyor.” şeklinde konuştu.

İrvan, asayiş haberlerinin medya gündemindeki yerini ve topluma etkilerini değerlendirdi.

Asayiş haberlerinin haber değeri yüksek

Prof. Dr. Süleyman İrvan, asayiş haberlerinin medya bültenlerinde yer almasının temel nedeninin haber değerlerinin yüksek olması olduğunu belirtti. Hırsızlık, cinayet gibi asayiş olaylarının toplumda güvenlik kaygılarına yol açtığını ve bunun da haberlere olan ilgiyi artırdığını ifade eden Prof. Dr. İrvan, "Medya kuruluşları için asayiş haberlerini vermek bir tercih değil, bir gerekliliktir. Ancak hangi olayların haberleştirileceği ve nasıl verileceği, her medya kuruluşunun kendi yayın politikalarına göre şekillenir.” dedi.

“Acımasız dünya sendromuna” yol açıyor

Asayiş haberlerinin sıklığının, özellikle televizyon izleyicileri üzerinde "acımasız dünya sendromu" olarak adlandırılan bir etki oluşturabileceğini dile getiren Prof. Dr. İrvan, sürekli suç haberleriyle karşılaşan izleyicilerin yaşadıkları kentleri olduğundan daha tehlikeli algılayabildiğini söyledi.

Durumun, günlük hayatın içine de yansıdığını ve bireylerin güvensizlik duygusunun artmasına neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İrvan, 2000'li yıllarda televizyonlarda sürekli kapkaç haberlerinin yayınlandığı dönemde, insanların daha dikkatli ve tedbirli olmaya başladıklarını ifade etti.

Asayiş haberlerinin sürekli öne çıkmasının korku kültürü yaratıp yaratmadığına dair konuya ise Prof. Dr. İrvan, bu konuyla ilgili kesin cevap verebilmek için bilimsel araştırmaların yapılması gerektiğini belirterek, “Medya korku kültürünü yaratmasa bile besleyecektir” ifadelerini kullandı.

Şiddet haberleri ahlaki öfke yaratabiliyor

Şiddet içeren haberlerin sıkça gösterilmesinin toplumda "ahlaki öfke" yaratabileceğine dikkat çeken İrvan, kadın cinayetleri ve çocuk istismarı gibi olayların kamuoyunda infiale yol açtığını söyledi. Birkaç ay önce gerçekleşen Narin cinayeti örneğini veren Prof. Dr. İrvan, medyanın bu tür olaylara gösterdiği ilginin, davaların daha hızlı sonuçlanmasına ve suçlulara daha ağır cezaların verilmesine neden olduğunu dile getirdi.

Çözümü etik ilkelerde aramalıyız

Asayiş haberlerinin yoğunluğunun azaltılmasının toplumsal güveni artırıp artırmayacağına ilişkin de Prof. Dr. İrvan, “Çözümü asayiş haberlerinin azaltılmasında değil, etik ilkeler çerçevesinde sunulmasında aramalıyız. Asayiş haberlerinin sayısı değil veriliş biçimi sorun yaratıyor. Sorun, haberlerin sansasyonel bir biçimde verilmesi ve toplumda cezasızlık algısının oluşmasıdır. Toplum, suçluların adil ve hızlı bir şekilde cezalandırılmasını bekler. Yargıya duyulan güveni artırmanın sorumluluğu medyaya değil, yargı kurumlarına düşer” şeklinde konuştu.

İrvan, asayiş haberlerinin toplumsal güvenlik kaygılarını artırabileceğini, ancak medyanın rolünün, toplumu etik ilkeler çerçevesinde tam ve doğru bilgilendirmek olduğunu sözlerine ekledi. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

18 milyon öğrenci için ders zili yeniden çaldı

Şanlıurfa’da tefecilik operasyonu: 23 tutuklama

Meteoroloji uyardı: Ülke genelinde kuvvetli yağış, fırtına ve çığ riski

Haseke ve Kamışlı'da sokağa çıkma yasağı: Şam-PKK/SDG anlaşması uygulamaya giriyor

HÜDA PAR Milletvekili Dinç: Zehir tacirleri terör örgütleri kadar tehlikelidir

İlaçla değil inançla: Bağımlılıktan kurtuluşun hikâyesi

Psikolog Avşar: Aile ve maneviyat olmadan madde bağımlılığıyla mücadele edilemez

Gazze'de son 48 saatte 32 şehit, onlarca yaralı

Dr. Yıldırım: Madde bağımlılığı yalnızca bireyi değil tüm aileyi etkileyen kronik bir hastalıktır

İzmir açıklarında 43 düzensiz göçmen yakalandı

Prof. Dr. Agitoğlu: Dil olmazsa toplumun ve ailenin fonksiyonu bozulur

Kırklareli'nde eğitime kar tatili

HÜDA PAR Milletvekili Demir: Kürt halkı ana dilde eğitimini alırsa kardeşliğimiz daha da sağlamlaşır

Berat Kandili bugün idrak edilecek

Muğla’da 1814 sentetik ecza hap ele geçirildi: 3 tutuklama

Rusya'dan yoğun hava saldırısı: Ukrayna hava savunma sistemleri talep etti

Kar kütlesinin ağırlığı Ağrı'da bir işyeri ve bazı araçlara zarar verdi

Habur Gümrük Kapısı’nda ayakkabı içerisine gizlenmiş 41 kilogram altın ele geçirildi

Libya’da kum fırtınası alarmı

Rusya ve Çin'den kritik görüşme

Eskişehir'de iyilik seferberliği: Umut Kervanı şubat ayına "umut"la başladı

Gaziantep’te 13 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari yakalandı

İstanbul için kar ve soğuk hava uyarısı

Tayvan Boğazı’nda Çin-Tayvan gerilimi

Konya'da farklı büyüklükte depremler kaydedildi

HÜDA PAR Adana'da "Madde Bağımlılığı" paneli düzenliyor

Muğla'da uyuşturucu operasyonu: 3 tutuklama

Kabine yarın toplanıyor

Bozüyük Umut Kervanı’ndan ihtiyaç sahibi alelere gıda yardımı

Deniz ulaşımına fırtına engeli

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


18 milyon öğrenci için ders zili yeniden çaldı

Şanlıurfa’da tefecilik operasyonu: 23 tutuklama

Meteoroloji uyardı: Ülke genelinde kuvvetli yağış, fırtına ve çığ riski

Haseke ve Kamışlı'da sokağa çıkma yasağı: Şam-PKK/SDG anlaşması uygulamaya giriyor

HÜDA PAR Milletvekili Dinç: Zehir tacirleri terör örgütleri kadar tehlikelidir

İlaçla değil inançla: Bağımlılıktan kurtuluşun hikâyesi

Psikolog Avşar: Aile ve maneviyat olmadan madde bağımlılığıyla mücadele edilemez