15822,38%0,94
43,35% 0,23
50,93% 0,01
6876,69% 0,58
11182,28% 2,16
Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, sanal kumar bağımlılığının bireysel, ailesel ve toplumsal etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sanal kumar bağımlılığının, bireyin gündelik yaşamında kısa sürede belirgin değişimlerle ortaya çıktığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, bu süreçte rutinlerin bozulduğunu belirtti.
Çetin, özellikle para harcama alışkanlıklarında kontrol kaybı yaşandığını, aile ve sosyal ilişkilerin zayıfladığını, uyku düzeni ile iş yaşamında ciddi aksaklıklar görülebildiğini söyledi.
Bağımlılıkla birlikte ekonomik sorunların ön plana çıktığını vurgulayan Çetin, bu sorunların yalnızca bireyi değil, yakın çevresini de doğrudan etkilediğini kaydetti.
Para bulma arayışı öne çıkıyor
Bağımlılığın ilerleyen aşamalarında kişinin para bulmaya yönelik yoğun bir arayış içine girebildiğini belirten Çetin, “Kişinin çevresindeki insanlarla maddi gerekçelerle iletişime geçmesi ve elde ettiği parayı yeniden sanal kumar oynamak için kullanması sık karşılaşılan bir durumdur.” dedi.
Bu dönemde bireyin ruh hâlinin belirgin biçimde bozulabildiğine işaret eden Çetin, günlük sorumlulukların aksayabildiğini, dikkat toplama güçlüğü ve zihinsel dağınıklığın ortaya çıkabildiğini dile getirdi.
Çetin, tüm bu belirtilerin sanal kumar bağımlılığının hem psikolojik hem de sosyal boyutta ciddi sonuçlar doğurduğunu gösterdiğini ifade etti.
Tedavi süreci çok yönlü planlanıyor
Sanal kumar bağımlılığında tedavi sürecinin doğru tanı ile başladığını belirten Çetin, öncelikle bağımlılık düzeyi, hastalığın şiddeti ve gündelik yaşama etkilerinin ayrıntılı biçimde değerlendirildiğini söyledi.
Bu kapsamda psikiyatrik değerlendirmeler ve gerekli görülen testlerin uygulandığını aktaran Çetin, tedavinin tek boyutlu olmadığını vurguladı. Uygun vakalarda ilaç tedavisinin sürece dâhil edilebildiğini belirten Çetin, alanında uzman psikologlar eşliğinde yürütülen psikoterapi sürecinin ise tedavinin temel unsurlarından biri olduğunu kaydetti.
Bazı vakalarda beyin uyarım tedavilerinin de tedavi planına eklenebildiğini ifade eden Çetin, riskin arttığı durumlarda hastanede yatışın gündeme gelebileceğini söyledi.
Amaç kalıcı iyileşme sağlamak
Tedavi sürecinde danışan ve yakınlarıyla güvene dayalı bir iletişim kurulmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Çetin, öncelikle sorunun net biçimde tanımlandığını, ardından kişiye özel bir tedavi planı oluşturulduğunu belirtti.
Tedavi sürecinin yalnızca bireye değil, yakınlarına da ayrıntılı şekilde anlatıldığını ifade eden Çetin, sanal kumar bağımlılığı tedavisinin kısa süreli bir müdahale olmadığını dile getirdi.
Bu sürecin 6 ay, 1 yıl ya da daha uzun sürebileceğini belirten Çetin, amaçlarının yalnızca bağımlılığı sonlandırmak değil, bireyin yaşam kalitesini kalıcı biçimde yeniden inşa etmek olduğunu kaydetti. (İLKHA)