• BIST 100

    16651,45%-0,07
  • DOLAR

    43,49% 0,04
  • EURO

    51,55% -0,04
  • GRAM ALTIN

    6269,85% -7,57
  • Ç. ALTIN

    11627,67% 0,00

Şanlıurfa'da Şehit Abdulvahit Kara şehadet yıl dönümünde anıldı

18 Mayıs 2025, Pazar 19:24
18 Mayıs 2025, Pazar 19:24
Şanlıurfa
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Adana’da 2000 yılında henüz 31 yaşındayken şehit edilen Abdulvahit Kara, şehadet yıl dönümünde mezarı başında anıldı.

Düzenlenen programda konuşan Araştırmacı Yazar Faik Doğan, şehitliğin İslam’daki yerine dikkat çekerken, gençlerin yoğun katılımı dikkatlerden kaçmadı.

Şanlıurfa’da Bediüzzaman Mezarlığı’nda, Şehit Abdulvahit Kara’nın şehadet yıl dönümü dolayısıyla anma programı düzenlendi.

Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Ardından konuşan Araştırmacı-Yazar Faik Doğan, Abdulvahit Kara’nın hayatından kesitler sunarak şehadet makamının yüceliğine vurgu yaptı.

Doğan, İslam davası uğruna verilen mücadelenin değerine dikkat çekerek, ‘Şehitler ölmez, onlar diridir. Rabbimiz, onları rızıklandırmaktadır’ ayetine yer verdi.

Programa HÜDA PAR Şanlıurfa İl Başkanı Faruk Polat’ın yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı.

Katılımcıların büyük bölümünü gençlerin oluşturması ise dikkat çekti.

“Onları anlamazsak davalarını anlamayacağız”

Şehitlerin hayatından örnekler vererek konuşmasına başlayan Doğan, “Her sene olduğu gibi bu sene de şehit Abdulvahit kardeşimizi, sizin gibi gençlerin vesilesiyle anmaktayız. Açıkçası, belki bu şehitlerin bizim onları anmamıza ihtiyacı yoktur; fakat bizim onları anlamaya ihtiyacımız vardır. Zira onları anlamazsak davalarını anlamayacağız. Onları anlamazsak ne için mücadele ettiklerini, neden Allah yolunda şehadeti göze alarak mücadele ettiklerini anlayamayacağız. Kıymetli ağabeylerim, kardeşlerim... 21. yüzyılda ve bu 21. yüzyılın teknoloji çağında herkesin kendisine ayrı bir makamı, bir ilahı edindiği bir zamanda kimisi makam, kimisi kadın, kimisi mal, kimisi şöhret her biri kendine ayrı bir ilah edindiği bir dönemde, işte şehit Abdulvahit kardeşimiz ‘Benim ilahım yalnız olan ve tek olan Allah Azze ve Celle'dir’ dediği bir zaman içerisinde derin güçler tarafından şehit ediliyor ve bize de böyle bir miras bırakıyor. Açıkçası, ondan önce olduğu gibi ondan sonra da bu dava böyle devam etti ve sürekli bu yolun yolcusu olan, şehadeti göze alan kardeşlerimiz, Allah yolunda şehit olmayı göze alarak bu yolu sürdürdüler. Şimdi bunun belki tam idrak edilebilmesinin yolu, bir iki örnekle size izah etmeye çalışayım.” ifadelerini kullandı.

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanmayın”

Asr-ı Saadet'ten ve Allah Resulünden şehitlerle alakalı kesitler anlatan doğan, “Değerli kardeşlerim, Asr-ı Saadet'te Uhud Savaşı'nda malumunuz olduğu üzere 70 tane sahabe şehit oldu. Bunların en güzide örneklerinden, en seçkin sahabelerinden Hz. Hamza ve Mus’ab bin Umeyr de bunlardandır. İşte o dönemde, Uhud Savaşı'ndan sonra Abdullah bin Cahş, üzüntülü bir şekilde yolda giderken Resûlullah Aleyhissalatu Vesselam ile karşılaşır. Allah Resûlü Aleyhissalatu Vesselam onu üzgün bir şekilde gördüğünde sorar: ‘Ey Abdullah, seni bu şekilde üzen şey nedir?’ O da der ki: ‘Anam babam sana feda olsun ey Allah'ın Resûlü, malumunuz olduğu üzere babam şehit oldu. Çocukları, kardeşlerim küçük; borçları var, hepsi benim üzerime kaldı. Ve ben onun halinden haber sahibi değilim, bu beni düşündürüyor.’ Normalde Allah Teâlâ hiçbir insanla perdesiz konuşmaz. Fakat Allah Azze ve Celle, perdesiz bir şekilde senin babanı diriltir ve onunla konuşur. Ve babana şöyle der: 'İste benden ne istersen.' Baban da der ki: 'Ey Rabbim, senden sadece şunu istiyorum: Beni bir daha dirilt, tekrar senin yolunda savaşayım ve yeniden şehit olayım. Beni tekrar dirilt, bu sürekli tekrar etsin.' Fakat Allah Azze ve Celle, sünnetullah gereği onu tekrar diriltmez. Bunun üzerine baban der ki: 'Ya Rabbi, madem beni bir daha diriltmeyeceksin, o zaman halimden ümmetimi ve kardeşlerimi haberdar et.' İşte o zaman şu ayet-i kerime nazil olur: 'Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanmayın. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında rızıklanmaktadırlar.' Yani Allah yolunda mücadele eden, şehit olanları ölüler sanmayın. Bilakis onlar Allah katında diridirler, rızıklanmaktadırlar. Ve birbirlerini müjdelemektedirler. Henüz kendilerine katılmamış olanlara, yani henüz şehit olmamış ama şehit olmayı arzulayanlara müjde verirler. Onlara şöyle derler: ‘Kesinlikle sizin için korku ve üzüntü yoktur.’ Ve bu sebepten dolayıdır ki, hiç kimse öldükten sonra bu şekilde tekrar dirilmeyi istemez; ama sadece ve sadece Allah yolunda şehit olanlar tekrar tekrar dirilip, yeniden Allah yolunda şehit olmayı arzularlar. İslam ulemaları şöyle der: Normal şartlarda cennete giren hiç kimse, dünyaya geri dönmeyi istemez. Ama sadece şehitler bu talepte bulunur. Bunun sebebi şudur: Şehit olduğu esnadaki tattığı o zevk, o lezzet, cennetin hiçbir nimeti o zevki, o tadı, o lezzeti vermez. Bu yüzden tekrar tekrar o anı yaşamak isterler.” şeklinde konuştu.

“Biz sizi ilah olarak kabul etmiyoruz”

Bütün dünya müstekbirlerinin Müslümanlara savaş açtığını ifade eden doğan, “Kıymetli kardeşlerim, şehit Abdulvahit kardeşimizin adı üzerinden ve onun şahsiyetinden yola çıkarak şehadeti anlamanın bir başka yolu da şudur: Bugün herkesin kendisine ayrı bir kıble, bir ilah edindiği bir çağda yaşıyoruz. Kimisinin kıblesi marka, kimisinin dolardır; kimisinin kadın, kimisinin mal, kimisinin makamdır. Ve yeryüzü müstekbirlerinin tamamı savaş açmış durumdadır. Yeryüzü mustazaflarının ellerinde hiçbir şey yokken, sadece "Rabbim Allah’tır" deyip dünya müstekbirlerine karşı direnen Gazzeli mücahitler var. Tıpkı şehit Abdulvahit kardeşimiz gibi, onlar da bize bu mesajı vermektedirler. Dikkat edin; zilleti tadan sözüm ona Arap devletlerinin şeyhleri, kendi ilahlarını, kendi firavunlarını, kendi taptıkları korkularını tatmin etmek ve onların azabından emin olmak için oluk oluk dolar akıtmaktadırlar. Sadece o korkularla yüzleşmemek için. Ama bugün, ama yarın, ama beş gün sonra, ama bir yıl sonra, illa ki o korkularla yüzleşecekler. İşte Gazzeli mücahit kardeşlerimiz; çocuk, kadın, genç, yaşlı demeksizin herkes bu dünya müstekbirlerine lâ dedi. ‘Biz sizi ilah olarak kabul etmiyoruz dedi. Bizim sadece bir ilahımız var, o da Allah Azze ve Celle'dir. İşte dünya müstekbirleri bu kardeşlerimizi katlediyor. Aynı şeyler dünya tarihinde, Hz. Âdem’den günümüze kadar, Hz. Peygamber Aleyhissalatu Vesselam’dan günümüze kadar hep olmuştur. Bize miras kalan da budur.” diye konuştu.

“Nice az topluluklar çok topluluklara galip geldi”

Şehitleri toprağın altına gömdükten sonra Allah’ın davasının bitmeyeceğini söyleyen Doğan, “Nice az toplulukların, Allah’ın izni ve inayetiyle galip geldiği zamanlar olmuştur ve bu tarih inşallah tekerrür edecektir. Belki şehit Abdulvahit Kara kardeşimizi karanlık güçler şehit ederken, sözde ona zarar vermek istediler. Ama bilmiyorlardı ki onu şehit ederek Allah’ın nimetleriyle buluşturacaklardı. Ve yine bilmiyorlardı ki onu toprağın altına gömdüklerinde davası bitecek sanıyorlardı. Oysa tam aksine, nuru nur bulup yeryüzünün her tarafına yayılacaktı. Düşünün, öyle bir karanlık zamanda… İki Müslümanın birbirine selam veremediği bir zamanda… Bu kardeşimizin şehit olduğu dönemi düşünün. Bir de bu zamanı düşünün: Hz. İsa’nın havarilerinin dediği gibi, öyle bir zaman gelecek ki karanlıkta dile getirmeye korktuğunuz hakikatleri, yüksek tepelerde, mikrofonlarla, daha yüksek sesle dile getireceksiniz. İşte bakın, biz burada onun davasını haykırıyoruz. Rabbim bizi onun şefaatinden mahrum eylemesin. Onun davasının davacısı olmayı nasip etsin. Davasını güden kardeşlerden eylesin bizleri. Ayaklarımızı kendi dini üzere sabit kılsın. Yarın mahşer günü onun huzuruna çıktığımızda, yüzümüzün akıyla çıkanlardan eylesin inşallah.” dedi.

Program, edilen duadan sonra dağıtılan lokum ikramıyla son buldu.  (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Peygamber Sevdalıları Vakfı'ndan Berat Kandili mesajı

Axios: Tahran- Washington görüşmeleri Ankara'da gerçekleşebilir

Kış aylarında pazar esnafının zorlu mesaisi

Altın fiyatlarındaki sert dalgalanmanın nedeni ne?

Arpaguş'tan Berat Gecesi mesajı: İman ve istikamet üzere bir hayat yaşama azmimizi güçlendirmeliyiz

Çocuklarda lenf bezi büyümesinin işaretlerine dikkat!

Döviz kurları haftaya nasıl başladı?

Yarıyıl tatilinin ardından İstanbul'da trafik yoğunluğu yeniden başladı

Altın fiyatlarında büyük çöküş

18 milyon öğrenci için ders zili yeniden çaldı

Şanlıurfa’da tefecilik operasyonu: 23 tutuklama

Meteoroloji uyardı: Ülke genelinde kuvvetli yağış, fırtına ve çığ riski

Haseke ve Kamışlı'da sokağa çıkma yasağı: Şam-PKK/SDG anlaşması uygulamaya giriyor

HÜDA PAR Milletvekili Dinç: Zehir tacirleri terör örgütleri kadar tehlikelidir

İlaçla değil inançla: Bağımlılıktan kurtuluşun hikâyesi

Psikolog Avşar: Aile ve maneviyat olmadan madde bağımlılığıyla mücadele edilemez

Gazze'de son 48 saatte 32 şehit, onlarca yaralı

Dr. Yıldırım: Madde bağımlılığı yalnızca bireyi değil tüm aileyi etkileyen kronik bir hastalıktır

İzmir açıklarında 43 düzensiz göçmen yakalandı

Prof. Dr. Agitoğlu: Dil olmazsa toplumun ve ailenin fonksiyonu bozulur

Kırklareli'nde eğitime kar tatili

HÜDA PAR Milletvekili Demir: Kürt halkı ana dilde eğitimini alırsa kardeşliğimiz daha da sağlamlaşır

Berat Kandili bugün idrak edilecek

Muğla’da 1814 sentetik ecza hap ele geçirildi: 3 tutuklama

Rusya'dan yoğun hava saldırısı: Ukrayna hava savunma sistemleri talep etti

Kar kütlesinin ağırlığı Ağrı'da bir işyeri ve bazı araçlara zarar verdi

Habur Gümrük Kapısı’nda ayakkabı içerisine gizlenmiş 41 kilogram altın ele geçirildi

Libya’da kum fırtınası alarmı

Rusya ve Çin'den kritik görüşme

Eskişehir'de iyilik seferberliği: Umut Kervanı şubat ayına "umut"la başladı

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Peygamber Sevdalıları Vakfı'ndan Berat Kandili mesajı

Axios: Tahran- Washington görüşmeleri Ankara'da gerçekleşebilir

Kış aylarında pazar esnafının zorlu mesaisi

Altın fiyatlarındaki sert dalgalanmanın nedeni ne?

Arpaguş'tan Berat Gecesi mesajı: İman ve istikamet üzere bir hayat yaşama azmimizi güçlendirmeliyiz

Çocuklarda lenf bezi büyümesinin işaretlerine dikkat!

Döviz kurları haftaya nasıl başladı?