• BIST 100

    15594,65%0,33
  • DOLAR

    43,29% 0,04
  • EURO

    50,75% 0,04
  • GRAM ALTIN

    6778,74% 2,44
  • Ç. ALTIN

    10690,39% 0,00

SDAM analizi: Maduro krizi ve küresel güç dengeleri

21 Ocak 2026, Çarşamba 10:04
21 Ocak 2026, Çarşamba 10:04
SDAM analizi: Maduro krizi ve küresel güç dengeleri
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

SDAM'ın analizine göre ABD'nin Caracas'ta Nicolas Maduro'ya yönelik gerçekleştirdiği operasyon, yalnızca bir güvenlik hamlesi değil; egemenlik hukukunu hedef alan, psikolojik harp unsurlarıyla desteklenen ve küresel güç dengelerine mesaj taşıyan modern b

Strateji, Düşünce ve Analiz Merkezi (SDAM), Venezuela'da yaşanan son gelişmeleri mercek altına alan kapsamlı bir analiz yayımladı; çalışmayı Sidar Ergül kaleme aldı.

SDAM'ın analizinde, ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu başkent Caracas'ta gece saatlerinde düzenlediği özel bir operasyonla eşiyle birlikte zorla derdest ederek ülke dışına çıkarmasının, uluslararası ilişkiler literatürü ve egemenlik hukuku açısından ciddi kırılmalara yol açtığı vurgulandı.

Analizde, olayın ardından servis edilen bilgilerin operasyonun yalnızca askeri bir boyut taşımadığını, yoğun bir algı ve psikolojik etki üretmeyi hedeflediğini açık biçimde ortaya koyduğu ifade edildi. Küresel kamuoyunda oluşturulan şok dalgasının bilinçli şekilde inşa edildiği belirtilirken, ABD Başkanı Donald Trump'ın sosyal medya paylaşımlarının bu psikolojik harp sürecinin bir parçası olduğu kaydedildi. Maduro'nun gözleri bağlı şekilde servis edilen görüntüler için "asimetrik ve psikolojik harp unsurlarının devreye sokulduğunu güçlendiren bir hamle" değerlendirmesi yapıldı.

MADURO KRİZİ VE KÜRESEL GÜÇ DENGELERİ

SDAM analizinde, söz konusu operasyonun yalnızca Venezuela'ya yönelik bir müdahale olarak değil, diğer devlet aktörlerine dönük "caydırıcı ve mesaj içerikli bir güç gösterisi" olarak da okunması gerektiği vurgulandı. ABD'nin akabinde basının karşısına geçerek bu eylemi meşrulaştırmaya dönük bir söylem kurduğu, modernize edilmiş bir eşkıyalık pratiğini haklılık kisvesi altında sunduğu ifade edildi.

Analizde, bu noktaya nasıl gelindiği başlığı altında ABD'nin Venezuela'ya yönelik politikasının kısa vadeli değil, uzun soluklu bir stratejik çerçevenin ürünü olduğu belirtildi. Washington'un uzun süredir ambargo, propaganda ve yıpratma stratejisi yürüttüğü, Venezuela ve Nicolas Maduro'nun ABD'nin "tehdit ve düşman liderler" listesinde üst sıralara taşındığı kaydedildi. Bu sürecin Hugo Chavez dönemine kadar uzandığı, Donald Trump'ın başkanlığıyla birlikte ise daha sert ve doğrudan bir hatta evrildiği vurgulandı.

SDAM analizinde, Venezuela iç siyasetinde muhalefetin varlığının bilindiği ancak bu muhalefetin önemli bir bölümünün ABD tarafından desteklendiğine dair güçlü göstergeler bulunduğu ifade edildi. ABD'nin seçim süreçleri üzerinden kendi çizgisine yakın aktörleri iktidara taşımayı hedeflediği, Maria Corina Machado örneğinde olduğu gibi bu sürecin işletildiği ancak istenen sonucun alınamadığı kaydedildi. Bununla eş zamanlı olarak ekonomik yaptırımlar, askeri kuşatma ve denizden abluka adımlarının devreye sokulduğu belirtildi.

Analizin uyuşturucu başlığı altında, ABD'nin Venezuela'yı uyuşturucu üretimiyle ilişkilendirerek müdahaleyi gerekçelendirmeye çalıştığı, "Cartel de los Soles" gibi yapıların terör örgütü ilan edilerek Maduro'nun bu yapıların lideri gibi sunulduğu aktarıldı. Ancak Amerika'ya giren uyuşturucunun yalnızca yüzde 8'inin Venezuela kaynaklı olduğuna dikkat çekilerek, bu söylemin "tamamen bir algı ve manipülasyon ürünü" olduğu ifade edildi.

ABD'nin Karayip Denizi'ndeki askeri varlığının 2025'ten itibaren belirgin biçimde arttığı, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin bölgeye gönderilmesinin meselenin basit bir uyuşturucuyla mücadele olmadığını açıkça gösterdiği kaydedildi. Buna karşın Rusya ve Çin'den gelen desteğin diplomatik söylemlerle sınırlı kalmasının Maduro yönetimini stratejik bir yalnızlığa ittiği vurgulandı.

Analizde, Venezuela petrolünün ABD açısından merkezi bir hedef olduğu açık biçimde ifade edildi. Venezuela'nın 303 milyar varili aşan petrol rezerviyle dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülke olduğu, doğal gaz ve değerli madenler açısından da stratejik bir konumda bulunduğu hatırlatıldı. Bu zenginliğin ABD'nin müdahaleci politikasının temel motivasyonlarından biri olduğu belirtildi.

Monroe Doktrini başlığı altında ise ABD'nin Latin Amerika'yı kendi nüfuz alanı olarak gördüğü, Maduro'nun kaçırılmasının bu doktrinin "modern ve sert bir yorumu" olduğu ifade edildi. Rusya ve Çin'in Latin Amerika'daki etkisinin artmasının Washington açısından kabul edilemez görüldüğü, Maduro'nun devrilmesinin yalnızca bir lider değişimi değil, bu güçlerin bölgedeki kalelerini yıkma hamlesi olduğu vurgulandı.

SDAM analizinde, Maduro'nun Filistin davasına ve HAMAS'a verdiği desteğin de hedef alınmasında etkili olduğu belirtildi. Operasyonun ardından işgalci rejimden gelen tebrik mesajlarının, sürecin arka planına dair ciddi soru işaretleri doğurduğu ifade edildi. Venezuela Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'in olayı "Siyonist bir ton taşıyor" sözleriyle değerlendirmesinin dikkat çekici olduğu kaydedildi.

Uluslararası hukuk ve egemenlik hakkı bölümünde ise Gazze, Ukrayna ve Venezuela örnekleri üzerinden mevcut küresel sistemin güçlü devletler lehine işlediği, egemenlik ilkesinin fiilen askıya alındığı vurgulandı. SDAM analizinde, "uluslararası hukuk ve egemenlik hakkı" kavramlarının güçlü ve müdahaleci devletler için uygulanmadığı, buna rağmen bu ilkelerin savunulmasının önemini koruduğu ifade edildi.

Analiz, adalet ve hak temelli bir küresel düzenin ancak uzun soluklu, sabırlı ve kararlı bir mücadeleyle mümkün olabileceği vurgusuyla sona erdi. (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

İşgal rejimi Lübnan’ın güneyinde bir araca saldırı düzenlerdi

ABD uçak gemisi Malakka Boğazı'nı geçerek Arap Denizi'ne yöneldi

Dünyanın en uzun süren deneyi: Bir damla için 8 yıl

Çocuklarda geçmeyen öksürüğün nedeni bocavirüs olabilir

2025’te tüketici hakem heyetlerine 907 bin 515 başvuru yapıldı

Türkiye ile Gana arasında afet yönetimi iş birliği

2025 Adalet Bakanlığı sınav sonuçları açıklandı

Brent petrol 63,65 dolardan işlem görüyor

Maddi mallara yatırım 2024’te 5,6 trilyon lirayı aştı

Katar’da Eurofighter Typhoon uçakları tedarik süreci görüşüldü

Psikolog Tuncay: Kumar bağımlılığı ciddi bir toplumsal soruna dönüştü

AFAD’da çığ tehlikesine karşı koordinasyon toplantısı yapıldı

Adana'da 26 yıl hapis cezası bulunan firari yakalandı

İLKHA'nın gündeme getirdiği tutuklu icra kâtibi tahliye edildi

Gazze'de ikinci aşama uygulanamıyor: Avrupa, koordinasyondan çekilmeyi tartışıyor

Trump’ın uçağı havada arızalandı, Washington’a geri döndü

Merkez Bsı bir şirketin faaliyet izninin iptal kararını kaldırdı

Tek katlı evde çıkan yangın korkuttu

Kapalı köy yolu açıldı, hasta zamanında hastaneye ulaştırıldı

Batman'da petrol kuyusu ve apartman yangını söndürüldü

SDAM analizi: Maduro krizi ve küresel güç dengeleri

Bayrampaşa Belediyesi’nde yolsuzluk operasyonu: 12 gözaltı

Döviz kurlarında son durum

Tüketici Hakem Heyetlerine 907 bin 515 başvuru yapıldı

Altın tüm zamanların rekorunu kırdı

9 ilde organize suç örgütlerine operasyon: 65 tutuklama

Meteoroloji'den yağmur, kar ve fırtına uyarısı

ABD, Karayipler'de yedinci petrol tankerine el koydu

Şam'dan PKK/SDG'ye süre: Haseke'nin devlete entegrasyonu için son 4 gün

Erdoğan ile Trump telefonda görüştü: Bölgesel gündem ve Gazze barış çabaları masada

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


İşgal rejimi Lübnan’ın güneyinde bir araca saldırı düzenlerdi

ABD uçak gemisi Malakka Boğazı'nı geçerek Arap Denizi'ne yöneldi

Dünyanın en uzun süren deneyi: Bir damla için 8 yıl

Çocuklarda geçmeyen öksürüğün nedeni bocavirüs olabilir

2025’te tüketici hakem heyetlerine 907 bin 515 başvuru yapıldı

Türkiye ile Gana arasında afet yönetimi iş birliği

2025 Adalet Bakanlığı sınav sonuçları açıklandı