15597,92%0,98
43,28% 0,00
50,37% 0,36
6499,46% 1,96
10530,21% 1,09
Bu kapsamda, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) akademisyenleri, sağlıkta pek çok alanda değerlendirilen ak zambağı, modern biyoteknoloji yöntemleriyle kontrollü, sürdürülebilir ve ekonomik biçimde çoğaltıyor.
Meme kanseri başta olmak üzere farklı hastalıklara yönelik çalışmalarda olumlu sonuçlar veren bitki, doku kültürü yöntemiyle üniversite laboratuvarlarında üretilerek sağlık, tarım ve ihracat açısından stratejik bir değere dönüşüyor.
Üretim süresi kısalıyor maliyet düşüyor
Türkiye’de ilk kez üniversite laboratuvarında doku kültürüyle ak zambak çoğaltımı gerçekleştirildiğini belirten ISUBÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Polat, üniversitenin Eğitim, Araştırma ve Uygulama Çiftliği bünyesinde faaliyet gösteren Bahçe Bitkileri Doku Kültürü Üretim Laboratuvarı’nda ak zambağın mikro çoğaltma için uygun reçetesini ve protokolünü oluşturduklarını belirtti.
Yürütülen araştırmalarla, ak zambak üzerinde doku kültürüyle çoğaltma alanında önemli ilerleme sağladıklarını belirten Polat, ak zambağın çoğalma katsayısını 15-20 aralığına kadar çıkardıklarını söyledi.
Polat “Doğada ak zambaklar istenilen seviyeye yaklaşık 3 yılda geliyor ancak burada yürüttüğümüz çalışmalarla bu süreyi bir yıl kısaltarak 2 yıla düşürme çalışmaları yürütüyoruz. Laboratuvar ortamında sağlanan dış koşullara adaptasyonun ardından bitkilerin belirli bir büyüklüğe kadar gelişmesini hedefliyoruz.” dedi.

Tek bir kaynaktan çok sayıda sağlıklı ürün
Üretim sürecinin tamamen steril koşullarda yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Mehmet Polat, küçük bir bitki parçasının besin ortamına alınarak cam kavanozlarda çoğaltıldığını; böylece geniş alanlara ve yüksek miktarda damızlık materyale ihtiyaç duyulmadığını ifade etti. Polat, süreci şu sözlerle anlattı:
“Bitkileri steril kabinlerde cam kavanozlar içinde ışıklı odalara yerleştiriyoruz. Belirli bir sıcaklıkta, kontrollü ışık rejimi altında bekletiyoruz. Yaklaşık 28-36 günlük dönemlerin ardından bitkileri yeniden keserek alt kültüre alıyoruz. Yeterli sayıya ulaşıldığında sera içindeki yoğun bakım odalarına aktararak sıcaklık, nem ve ışığı kademeli şekilde ayarlıyor, bitkilerin dış koşullara uyumunu sağlıyoruz. Bu aşamadan sonra seraya alınan bitkilerle, tek bir kaynaktan çok sayıda, sağlıklı ve standart ürün elde ediliyor; bu da üretim süresini kısaltırken maliyetleri düşürüyor.”
“İhracat potansiyeli taşıyan türler üzerinde çalışıyoruz”
ISUBÜ Doku Kültürü Laboratuvarı’ndaki çalışmalara da değinen Polat, üretimin, iklim kontrollü ışıklı odalar ve sera adaptasyon ünitelerinin yanı sıra çalışılan alanın içine temiz hava üfleyerek mikroorganizmaların yayılmasını önleyen akış kabinleri ile tamamen kontrollü biçimde yürütüldüğünü belirtti. Laboratuvarda özel sektörle yürütülen AR-GE çalışmalarının yanı sıra yüksek lisans ve doktora tezlerinin yürütüldüğünü; lisans ve lisansüstü düzeyde uygulamalı eğitime de katkı sunulduğunu kaydeden Polat, ak zambağın yanı sıra mis zambak, süs çalıları, meyve anaçları, salep ve safran gibi üreticiye kazanç sağlayan ve ihracat potansiyeli taşıyan türler üzerinde de çalışmalar yürüttüklerini sözlerine ekledi.

Meme kanserine ve birçok hastalığa ak zambak şifa oluyor
Ak zambağın sağlık alanındaki kullanım potansiyeline değinen ISUBÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İlknur Eskimez, bitkiden elde edilen bazı doğal bileşenlerin, özellikle meme kanseri başta olmak üzere farklı hastalıklara yönelik çalışmalarda olumlu sonuçlar verdiğini söyledi.
Araştırmalara göre ak zambak yağlarının ağrıyı azaltıcı etkiler gösterdiğini belirten Eskimez, bitkinin uçucu yağlarının mikrop oluşumunu engellediğini; yaprak ve soğanından elde edilen özütlerin ise antidiyabetik etkilerinin olduğunu ve kan şekerini dengeleyici özellikler taşıdığını ifade etti.
Eskimez ayrıca, ak zambak yağlarının cilt yanıkları ve mide rahatsızlıkları gibi sorunlarda geleneksel ve tamamlayıcı tedavi yöntemleri kapsamında değerlendirildiğini vurguladı.
Bitkinin üretim ve ihracat boyutuna da değinen Eskimez, ak zambağın kontrollü şekilde üretilerek yurt dışına gönderildiğini belirterek “Türkiye’de yetiştirilen ak zambakların belirli büyüklük ölçütleri bulunuyor. Özellikle 5 santimetre ve üzeri çapa sahip soğanlar daha çok ihracata gidiyor. Bu soğanlar, çiçek soğanı sektöründe önemli bir yere sahip Hollanda gibi ülkelerde yoğun ilgi görüyor.” dedi.
Eskimez, Tarım ve Orman Bakanlığının 2024 yılında yayımladığı düzenlemeye göre, doğadan sökülen değil üretim yoluyla çoğaltılan ak zambak soğanlarının ihracata konu olabildiğini hatırlattı. (İLKHA)