16650,05%2,42
43,42% 0,06
51,83% -0,07
7254,47% -3,21
12847,90% 5,74
Suriye'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi İbrahim Ulbi, BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, siyonist rejimle yürütülen güvenlik içerikli temasların Suriye halkının haklarından vazgeçildiği anlamına gelmediğini açık ve net bir dille ifade etti. Ulbi, Şam'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü pazarlık konusu yapmayacağını vurguladı.
Ulbi, siyonist rejimin, Suriye'nin güvenlik görüşmelerine katılımını bir zayıflık ya da geri adım olarak yorumlamasının büyük bir yanılgı olduğunu söyledi. Suriye halkının haklarının tartışma dışı olduğunu belirten Ulbi, işgalci politikalara karşı tutumun değişmediğinin altını çizdi.
Siyonist rejimin, Suriye toplumunun bileşenlerini birbirine düşürmeye yönelik provokatif girişimlerini sürdürdüğünü kaydeden Ulbi, bu çabaların sahte söylemlerle yürütüldüğünü ancak Suriye halkının bu tuzakların farkında olduğunu ifade etti. Siyonist rejimin sınırlar, güvenlik duvarları ve sözde tehdit algıları üzerine kurduğu yaklaşımı ise "gerçeklikten kopuk" olarak niteledi.
Ulbi, işgal altındaki Golan Tepeleri'nin tartışmasız biçimde Suriye toprağı olduğunu vurgulayarak, askeri kontrolün hiçbir şekilde egemenlik anlamına gelmeyeceğini söyledi. Siyonist rejimin, eski yönetimin devrilmesinin ardından Suriye topraklarında gerçekleştirdiği askeri ilerlemelerin tamamen gayrimeşru olduğunu belirten Ulbi, bu bölgelerden derhal çekilme çağrısını yineledi.
BM'ye bağlı Ateşkes Gözlem Gücü ile Golan Gözlemcilerinin rolüne de değinen Ulbi, bu unsurların siyonist rejim ihlallerini belgeleyen tarafsız uluslararası tanıklar olduğunu ve görevlerinin hayati önem taşıdığını dile getirdi.
Suriye temsilcisinin bu açıklamaları, siyonist rejim ordusunun aynı gün Dera ve Kuneytra kırsalını topçu atışlarıyla hedef almasının ardından geldi. İşgal güçleri bir gün önce de Kuneytra kırsalında üç ayrı noktaya girerek bir sivili alıkoymuş, Suriye egemenliğini bir kez daha ihlal etmişti.
6 Ocak'ta ABD gözetiminde oluşturulan temas mekanizmasına rağmen, işgalci rejimin Suriye topraklarına yönelik saldırı ve kara ihlallerini neredeyse günlük hale getirmesi, Şam'ın dile getirdiği "sahadaki gerçeklik" ile masadaki söylem arasındaki çelişkiyi bir kez daha ortaya koydu. Suriye yönetimi, tüm bu saldırılara rağmen toprak bütünlüğünden ve ulusal haklarından geri adım atmayacağını net biçimde ortaya koyuyor. (İLKHA)