14915,65%1,02
43,12% 0,21
50,20% -0,08
6245,46% 0,83
10147,72% 0,77
ABD Adalet Bakanlığı'nın, Merkez Bsı (Federal Rezerv Sistemi – FED) Başkanı Jerome Powell hakkında ceza soruşturması başlattığı bildirildi. New York Times'ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre soruşturma, FED'in Washington'daki merkez binasında yürütülen kapsamlı yenileme çalışmalarıyla bağlantılı.
Powell, yaptığı açıklamada Adalet Bakanlığı'nın FED'e resmi celpler gönderdiğini ve Kongre'de verdiği ifadeler nedeniyle kendisi hakkında cezai suçlama yönünde baskı kurulduğunu söyledi. Powell, söz konusu soruşturmayı "siyasi baskının bir parçası" olarak nitelendirerek, bu adımın Başkan Donald Trump'ın para politikasına müdahale girişimlerinin yeni bir aşaması olduğunu belirtti.
FED Başkanı, açıklamasında faiz oranlarının belirlenmesinde siyasi taleplerin değil, ekonomik verilerin esas alındığını vurgulayarak, "Bu tehditler, halkın çıkarını gözeten bağımsız para politikası kararlarımızdan vazgeçmemiz için yürütülen bir baskı kampanyasının sonucudur" ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanlığı ise soruşturmaya ilişkin doğrudan yorum yapmaktan kaçındı. Bakanlık adına yapılan kısa açıklamada, Başsavcı Pam Bondi'nin savcılara "vergi mükellefi kaynaklarının olası kötüye kullanımına ilişkin dosyalara öncelik verilmesi" talimatı verdiği belirtildi.
Soruşturmanın odağında, Powell'ın geçen yıl Senato Bcılık Komitesi'nde verdiği ifadeler yer alıyor. Bu ifadelerde, FED'e ait iki idari binanın yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yenileme projesi savunulmuştu. Trump ise projeyi "israf" olarak nitelendirmiş ve Powell'ı sert sözlerle eleştirmişti.
Bu gelişme, Trump yönetimi ile FED arasındaki gerilimi yeni bir noktaya taşıdı. Trump, daha önce defalarca Powell'ı faizleri yeterince hızlı düşürmemekle suçlamış, görevden alınması gerektiğini dile getirmişti.
Jerome Powell'ın FED Başkanlığı görevi mayıs ayında sona eriyor. Ancak mevcut yasal düzenlemeler, Powell'ın Yönetim Kurulu'nda iki yıl daha görev yapmasına imkân tanıyor. Buna rağmen başlatılan soruşturmanın, FED'in bağımsızlığına yönelik yeni bir baskı hamlesi olduğu yönündeki değerlendirmeler Washington kulislerinde giderek güçleniyor. (İLKHA)