• BIST 100

    16649,43%-0,01
  • DOLAR

    43,48% 0,00
  • EURO

    51,58% -0,01
  • GRAM ALTIN

    6677,59% -1,62
  • Ç. ALTIN

    11383,46% -2,09

TZOB Başkanı Bayraktar: İklim değişikliği nedeniyle Türkiye 2030'da su fakiri olabilir

22 Mart 2025, Cumartesi 14:51
22 Mart 2025, Cumartesi 14:51
TZOB Başkanı Bayraktar: İklim değişikliği nedeniyle Türkiye 2030
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Dünya Su Günü" nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.

“İklim değişikliği nedeniyle 2030 yılından sonra su fakiri ülkeler arasında yer alacağımız öngörülüyor” diyen Bayraktar, modern sulama sitemlerinin artırılması için üreticilere verilen teşvik ve kredilerin acilen artırılması çağrısında bulundu.

Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti;

“Birleşmiş Milletler öncülüğünde her yıl farklı bir temayla kutlanan Dünya Su Günü’nün bu yıl ki teması ‘Buzulların Korunması’ olarak belirlendi. Su, yeryüzünde yaşayan insanların kendi yaşamları için olduğu kadar gelecek nesiller için de koruması gereken kıt bir kaynaktır.

Suyun gelecek nesillere zarar görmeden aktarılması hem bir gereklilik hem de gelecek nesillerin temel hakkıdır. Bu yüzden su kaynaklarının geliştirilmesinde temel yaklaşım çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik olmalıdır.”

“Suyumuz azalıyor etkin kullanım şart”

Dünyada en fazla su, tarım sektöründe kullanıldığına dikkat çeken Bayraktar, "Dünyada nüfus artışına paralel olarak artan gıda ihtiyacıyla birlikte tarımsal su ihtiyacı da artıyor. Evsel ve sanayi sektörlerinde de talebin artmasıyla sektörler arasında su rekabeti oluşuyor. İklim değişikliğinin etkisinin her geçen gün daha da hissedilir olduğu günümüzde sınırlı su kaynaklarımızın, tüm sektörlerde çevreyle uyumlu bir şekilde etkin kullanılması gerekiyor. Ülkemizde teknik ve ekonomik açıdan sulanabilir arazi miktarı 8,5 milyon hektardır. Fakat gelişen teknoloji ve ekonomik koşullar doğrultusunda bu alanın kesin olmayan tahminlere göre 10,5 milyon hektara çıkacağı tahmin ediliyor." dedi.

"Sulama oranı ile randımanın artırılması büyük önem taşıyor"

"Mevcut durumda ülkemiz genelinde brüt 7,2 milyon hektar alan sulamaya açılmıştır." diyen Bayraktar, şöyle devam etti:

"Sulama randımanı yüzde 52, sulama oranı ise yüzde 69 seviyesinde olup geriye kalan 1,3 milyon hektarın da sulamaya açılması ve sulama oranı ile randımanının artırılması büyük önem taşıyor. Gereken sulama tesislerinin bir an önce inşa edilmesi, gıda ihtiyacının karşılanması yanında tarımda çalışan nüfusun hayat standartlarının yükseltilmesi amacıyla da önemlidir. Ülkemizin yer altı ve yüzey sularıyla ile birlikte yılda toplam 112 milyar metreküp tüketilebilir su potansiyeli bulunuyor. Su potansiyelimizin yüzde 77’sini yani 44 milyar metreküpü tarımsal sulama olmak üzere yıllık toplamda 57 milyar metreküpü kullanıyoruz.

Geriye kalan yüzde 23’lük kısım ise sanayi ve içme-kullanma suyu olarak değerlendiriliyor. Diğer taraftan ekonomik olarak sulanabilir tarım arazisinin artmasıyla birlikte ilave olarak 2 milyon hektar tarım arazisine daha sulama alt yapısı götürülmesine ihtiyaç duyulacağı öngörülüyor. Bu da mevcut durumda suyumuzu daha fazla tasarruflu kullanarak daha fazla tarım alanı için kullanmamız gerektiğini gösteriyor.”

“İklim değişikliği nedeniyle 2030 yılından sonra su fakiri ülkeler arasında yer alacağımız öngörülüyor”

Açıklamasının devamında Bayraktar, "İklim değişikliği, şüphesiz ki yağış rejiminde değişikliğe, doğal afetlere, sıcaklık artışına ve kuraklığa neden oluyor. İklim değişikliğinin su kaynakları üzerine etkileri sonucu miktar ve kalite bakımından yeterli suya erişimin zorlaşacağı da bilinen bir gerçektir. Ülkemiz, Akdeniz Havzası’nda olması sebebiyle iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra nüfus artışıyla birlikte 1308 metreküp olan kişi başı su kullanım potansiyeli yıllar itibariyle azalıyor.

2030 yılına kadar beklenen iklim değişikliği nedeniyle su kullanım potansiyelinin 1000 metreküpün altına düşmesi sonucu su fakiri olabiliriz. Gerekli tedbirler şimdiden alınmazsa 2030 yılından sonra bitkisel ve hayvansal üretimin sürdürülebilirliği konusunda sıkıntılar yaşayabiliriz." uyarısı yaptı.

"Gelecek nesillere temiz ve yeterli suyun bırakılabilmesi için doğal kaynaklarımız korunmalı"

İklim değişikliğinin olumsuz etkilerini doğrudan en fazla hisseden tarım sektörü olduğuna vurgu yapan Bayraktar, şunları söyledi:

"Tüm bu hususlar bir araya geldiğinde ekim-dikim ve hasat tarihlerinde kaymalara, ürünün kalitesine, verimine ve bitkinin daha fazla su tüketimine etki ediyor. Kısacası bu durum çiftçilerimizin kar oranını azaltıyor. Ülkemizin su zengini olmadığı gerçeğiyle, nüfus artışı, tarımda ve diğer alanlarda suyun bilinçsizce kullanımı gibi faktörlerin su kaynakları üzerindeki olumsuz etkileri düşünüldüğünde gelecek nesillere temiz ve yeterli suyun bırakılabilmesi için doğal kaynaklarımızın korunması ve doğru kullanılmasının önemi göz ardı edilemez.”

“Suyun kamu malı olduğu gerçeğinden hareketle korunması ve tasarrufuna azami riayet edilmesi olmazsa olmazdır”

Başta İç Anadolu Bölgesi olmak üzere, Ege ve Çukurova Bölgesiyle birlikte ülkenin birçok bölgesinde sulama suyu sorunu bulunduğunu belirten Bayraktar, "Suyun kamu malı olduğu gerçeğinden hareketle korunması ve tasarrufuna azami riayet edilmesi gerekiyor. Sulama Birlikleri barajların yeterince dolu olmaması nedeniyle sulama rotasyon programlarında değişikliklere giderek önlem almaya çalışıyor. Bunun en son örneğini Aydın ve Denizli’de Valilik kararlarında ve Sulama Birliklerinin çiftçilerimize yapmış olduğu bildirilerde görüyoruz. Alınan kararla tarım arazilerinin yüzde 50’sine su verilecek. Ancak alınan bu kararlar ekim-dikimden önce çiftçilerimize duyurulmalı ve alınan karara göre çiftçilerimiz planlama yapmalıydı." dedi.

Üretim planlamasına göre Çiftçi Kayıt Sisteminde mısır, pamuk gibi su tüketimi fazla olan ürün ekeceğini bildiren çiftçilerin hazırlıklarını buna göre yaptığını ifade eden Bayraktar, "Su verilmemesi halinde çiftçilerimiz bu durumdan ciddi zarar görecektir. Özellikle pamukta son birkaç yıldır umduğu fiyatı bulamayan çiftçilerimizin zararı daha çok olacaktır. Bu durumda zarar gören çiftçilerimizin b borçları ertelenmeli ve zararın telafisi için ilave destek verilmedir.” diye konuştu.

“Su kullanım hizmet bedeli desteklenmelidir”

"Tarımsal sulamada su kısıtlamaları çiftçilerimizin gelirini azaltıyor." diyen Bayraktar, "Bu durum, tarımsal üretimde destekler artırılarak telafi edilebilir. İklim değişikliğine bağlı olarak sıcaklıkların artması bitkide su ihtiyacını artırıyor. Hem su ihtiyacının artması hem sulama ücretlerindeki yüzde 100’lere varan oranlarda ki artış hem de elektrik ve mazot fiyatlarında ki artış tarımsal üretimde sulu tarımı cazip olmaktan çıkarıyor. Tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlamak için elinden gelenin fazlasını yapan çiftçilerimiz, girdi maliyetlerinin yüksekliği karşısında düşük bir kar oranıyla geçimini sağlıyor. 2023 yılında olduğu gibi bu yılda tarımsal sulama amaçlı su kullanım hizmet bedeli yüzde 50 indirimle desteklenmeli ve çiftçilerimizin maliyet kalemi düşürülmelidir." ifadesini kullandı.

“Modern sulama sitemlerinin artırılması için teşvik ve krediler acilen artırılmalıdır”

Dünya nüfusu her yıl Türkiye nüfusu kadar yani ortalama yüzde 1,1 oranında arttığını belirten Bayraktar, "Dolayısıyla tarımsal üretim de artmak zorundadır. Bu artış tarımda sürdürülebilirliği sağlamak açısından en az kaynak ve girdi tüketimiyle, düşük maliyetlerle, doğaya en az zararla gerçekleştirilmelidir. Bunun için alışıla gelmiş üretim tekniklerinden uzaklaşarak modern üretim teknolojilerine geçilmesi ve bunlara uygun araçların kullanılması gerekiyor. Bitkide verim kaybına ve toprakta tuzlanmaya neden olan vahşi sulama yöntemlerini bırakmalıyız. Bu tür sulamalar hem sulama maliyetini artırıyor hem de yarar getirmiyor. Ancak artan maliyetler karşısında çiftçilerimizin ekonomik zorluk çekmesi modern sulama sistemlerine geçişini de zorluyor." dedi.

Açıklamasının devamında şunları kaydetti: "Çiftçilerimize su tasarrufu sağlayan modern sulama sitemlerine geçilmesini artırmak amacıyla teşvik ve krediler acilen artırılmalıdır. Çiftçilerimizin modern sulama yöntemlerini etkin kullanmasını sağlamak için tüm imkânlarımızı zorlamalıyız. Stratejik meta haline gelen suda, özellikle de tarımsal sulamada tasarrufa gidilmelidir. Konya Ovası Projesi, Güneydoğu Anadolu Projesi, Doğu Karadeniz Projesi ve Doğu Anadolu Projesi gibi projeler bir an önce tamamlanmalıdır. Ayrıca eski ve atıl vaziyette olan kanal ve kanaletlerin yenilenerek sulama randımanı ve oranı artırılmalıdır." (İLKHA)

Haber Editörü

Ömer Faruk SEYHAN

info@dogununnabzi.com

Mersin’de fırtına ve yoğun toz etkili oldu

Yunanistan, Anayasayı revize etme sürecini başlattı

Muğla’da makine arızası yapan teknedeki 2 kişi kurtarıldı

Kosta Rika'da Laura Fernandes devlet başkan seçildi

Afrika'nın ilk ağır yük çöl demiryolu Cezayir'de hizmete açıldı

Somali, güvenlik geçişini güçlendirmek için bir savunma kurulu oluşturdu

AB'den Rusya'ya yeni yaptırım kararı

Malatya Valisi Yavuz: Ailelerin yaşadığı dramı görmezden gelemeyiz

Macaristan, Rusya'dan enerji ithalatına getirilen yasağa karşı AB Adalet Divanı'na dava açtı

Barrot: Avrupa'ya Rusya ile doğrudan bir iletişim kanalı gerekli

Çorum'da tır ile cip çarpıştı: 4 yaralı

Madagaskar'da kasırga: 7 ölü

Şanlıurfa’da kuyumcuya silahlı soygun girişimi: 1 polis yaralandı

İngiltere Rus diplomatı sınır dışı etti

Diyarbakır'da zincirleme trafik kazası

Gaziantep'te hastalara refakatçi desteği verilecek

İtfaiyenin zamanında müdahalesi olası facianın önüne geçti

Şanlıurfa’da mısır silosunda iş kazası: 1 ölü

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı

Adana halkından madde bağımlılığına karşı ortak mücadele çağrısı

Suriye iç güvenlik güçleri Haseke’de konuşlanmaya başladı

Türkiye ile Mısır arasında tarım ve gıda sanayinde ekonomik iş birliği

GAİB 2026 yılının ilk ihracat verilerini açıkladı

Refah Sınır Kapısı faaliyete başladı

"Afganistan'da kadınların eğitiminden bahsedenler Gazze'de katledilen on binlerden söz etmiyor"

Onkoloji Uzmanları: Kanserin erken teşhisle tedavisi mümkün

Gaziantep'te aranan 524 şahıs yakalandı

Mersin merkezli kaçakçılık operasyonunda: 4 tutuklama

Memiş: Bazı insanlar İslam dinindeki kandillerle ilgili ifrat ve tefrite çok kaçmaktadır

Özkut Özdemir’den çok sert tepki: Şov yapmayın işinizi yapın

Yükleniyor

Haberi Sesli Oku

ŞEHİR HABERLERİ


Mersin’de fırtına ve yoğun toz etkili oldu

Yunanistan, Anayasayı revize etme sürecini başlattı

Muğla’da makine arızası yapan teknedeki 2 kişi kurtarıldı

Kosta Rika'da Laura Fernandes devlet başkan seçildi

Afrika'nın ilk ağır yük çöl demiryolu Cezayir'de hizmete açıldı

Somali, güvenlik geçişini güçlendirmek için bir savunma kurulu oluşturdu

AB'den Rusya'ya yeni yaptırım kararı