-
BIST 100
16287,81%0,58
-
DOLAR
44,18% 0,15
-
EURO
50,89% 0,10
-
GRAM ALTIN
7273,11% 0,94
-
Ç. ALTIN
11762,72% 0,00
'İnternetten hastalık arama' hastalığına dikkat
10 Ekim 2022, Pazartesi 10:10
10 Ekim 2022, Pazartesi 10:10
-
A+Buyut
-
A-Kucult
'İnternetten hastalık arama' hastalığına dikkat
Diyarbakır Memorial Hastanesinde görevli Uzman Psikolog Tülinay Seçkin, internetten bulaşan “siberkondri” hastalığına dikkat çekti. Psikolog Seçkin, “Siberkondrik kişiler, yaptıkları araştırmada içinde bulundukları duruma teşhis koymaya çalışabiliyorlar. Bu da tıbba karşı bir güvensizlik oluşmasına, doktor-hekim arasında güvensizlik oluşmasına sebep oluyor” dedi.
Siberkondri, internete bağımlı ve takıntılı insanların yakalandığı bir hastalık. Psikolog Tülinay Seçkin, sağlıklarıyla ilgili endişeleri olanların bu konudaki bilgilere ulaşmak için internette tekrarlayıcı biçimde ve uzun süre araştırma yapmaları ile tanımlanan siberkondrik hastalığı konusunda uyarıda bulundu.
Siberkondrinin internetten bulaşan hastalık olduğunu açıklayan Psikolog Seçkin, kişilerin internette takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi araması sonucu bunun bir döngüye dönüştüğüne ve sağlık anksiyetesine sebep olduğuna dikkat çekti. Seçkin, “Çünkü orada bulduğu bilgilerin gerçekte doğru olduğunu düşünüyor ve takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi aramaya başlıyor. Siberkondrik kişiler, yaptıkları araştırmada içinde bulundukları duruma teşhis koymaya çalışabiliyorlar. Bu da internetten buldukları bilgilerle kendilerini tedavi etme yoluna kadar gidebiliyor ve tıbba karşı bir güvensizlik oluşmasına, doktor hasta arasında bir güvensizlik oluşmasına sebep olabiliyor. Sağlık anksiyetesi olumsuz yönde etkiliyor” dedi.
“Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz, internetin böyle bir dili yoktur”
Sağlık enformasyonunun, dijital ağlarda sağlık alanında uzman olmayan kişilerin içerik üretmesine sebep olabildiğini belirten Seçkin, “Örneğin YouTube kanalları veya oluşturulan bloglar, sosyal medya grupları da buna dahil. Bunlar aslında içerik ürettiklerinde içinde olan bilgi kirlilikleri, insanlar anksiyete yaşadıklarında o bilgiler doğru olmasa da yaşadığı kaygıdan dolayı istemeden de olsa oradan içerikleri alıp uygulayabiliyorlar. Bu da sağlık durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Şunu bilmekte fayda var. İnternet arama motorları bir hastane ya da doktor değildir. Klavye de bir iki tık sonucu sizi kısa sürede bir sürü bilgiye boğabilir. İnternette bu noktada herhangi bir testin, bir laboratuvar uygulamasının olmaması da önemli. Aynı şekilde sizi anlayamayan internetin dili yoktur, şefkat göstermez. Sizin elinizi tutamaz, sizinle birlikte üzülemez. Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz. İnternetin böyle bir dili yoktur” diye konuştu.
“Kişiler, internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek”
Seçkin, internetin bu noktada tıbbi bilim noktasında çok fazla güvenilmez olabildiğini ve gereksiz bir anksiyete artışına da sebep olabildiğini kaydetti. Bazen de doktorların yargısını sorgulayabilme noktasına gelebildiğini ifade eden Seçkin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu noktada hastalıktan daha riskli hastalıkların tanısını insanlara koyabiliyor. Bu da internet aramalarında kişileri kısa sürede bilgiye boğup siberkondriyi tetiklemesine sebep olabiliyor. Bununla ilgili şöyle bir bilimsel araştırma yapılmış. Amerika’da 2012 yılında Pew Araştırma Merkezinde insanların yüzde 35’i internetten bulduğu tıbbi tanımları araştırmış. Sadece bunların yüzde 41’ine gerçek tanı konulmuş. Yüzde 2’si hekimlerin kendisini kısmen doğruladığını söylemiş. Yüzde 57’sine ise hatalı teşhis konulmuş. Eğer sağlık söz konusuysa, her 100 tahminden 59’unun yanlış ya da kısmen hatalı olması kabul edilebilir bir durum değildir. İnternetteki kişiler size verdikleri bilgiden sorumlu değildir. Bu bilgilerden sorumlu olmayabilirler ya da o şekilde davranabilirler. Ama kişiler internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek oluyor. İnternet kısa sürede birçok bilgiye boğduğu için insanların işine daha kolay gelebiliyor.”
[gallery ids=',48591,48592,48593']
Siberkondri, internete bağımlı ve takıntılı insanların yakalandığı bir hastalık. Psikolog Tülinay Seçkin, sağlıklarıyla ilgili endişeleri olanların bu konudaki bilgilere ulaşmak için internette tekrarlayıcı biçimde ve uzun süre araştırma yapmaları ile tanımlanan siberkondrik hastalığı konusunda uyarıda bulundu.
Siberkondrinin internetten bulaşan hastalık olduğunu açıklayan Psikolog Seçkin, kişilerin internette takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi araması sonucu bunun bir döngüye dönüştüğüne ve sağlık anksiyetesine sebep olduğuna dikkat çekti. Seçkin, “Çünkü orada bulduğu bilgilerin gerçekte doğru olduğunu düşünüyor ve takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi aramaya başlıyor. Siberkondrik kişiler, yaptıkları araştırmada içinde bulundukları duruma teşhis koymaya çalışabiliyorlar. Bu da internetten buldukları bilgilerle kendilerini tedavi etme yoluna kadar gidebiliyor ve tıbba karşı bir güvensizlik oluşmasına, doktor hasta arasında bir güvensizlik oluşmasına sebep olabiliyor. Sağlık anksiyetesi olumsuz yönde etkiliyor” dedi.
“Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz, internetin böyle bir dili yoktur”
Sağlık enformasyonunun, dijital ağlarda sağlık alanında uzman olmayan kişilerin içerik üretmesine sebep olabildiğini belirten Seçkin, “Örneğin YouTube kanalları veya oluşturulan bloglar, sosyal medya grupları da buna dahil. Bunlar aslında içerik ürettiklerinde içinde olan bilgi kirlilikleri, insanlar anksiyete yaşadıklarında o bilgiler doğru olmasa da yaşadığı kaygıdan dolayı istemeden de olsa oradan içerikleri alıp uygulayabiliyorlar. Bu da sağlık durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Şunu bilmekte fayda var. İnternet arama motorları bir hastane ya da doktor değildir. Klavye de bir iki tık sonucu sizi kısa sürede bir sürü bilgiye boğabilir. İnternette bu noktada herhangi bir testin, bir laboratuvar uygulamasının olmaması da önemli. Aynı şekilde sizi anlayamayan internetin dili yoktur, şefkat göstermez. Sizin elinizi tutamaz, sizinle birlikte üzülemez. Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz. İnternetin böyle bir dili yoktur” diye konuştu.
“Kişiler, internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek”
Seçkin, internetin bu noktada tıbbi bilim noktasında çok fazla güvenilmez olabildiğini ve gereksiz bir anksiyete artışına da sebep olabildiğini kaydetti. Bazen de doktorların yargısını sorgulayabilme noktasına gelebildiğini ifade eden Seçkin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu noktada hastalıktan daha riskli hastalıkların tanısını insanlara koyabiliyor. Bu da internet aramalarında kişileri kısa sürede bilgiye boğup siberkondriyi tetiklemesine sebep olabiliyor. Bununla ilgili şöyle bir bilimsel araştırma yapılmış. Amerika’da 2012 yılında Pew Araştırma Merkezinde insanların yüzde 35’i internetten bulduğu tıbbi tanımları araştırmış. Sadece bunların yüzde 41’ine gerçek tanı konulmuş. Yüzde 2’si hekimlerin kendisini kısmen doğruladığını söylemiş. Yüzde 57’sine ise hatalı teşhis konulmuş. Eğer sağlık söz konusuysa, her 100 tahminden 59’unun yanlış ya da kısmen hatalı olması kabul edilebilir bir durum değildir. İnternetteki kişiler size verdikleri bilgiden sorumlu değildir. Bu bilgilerden sorumlu olmayabilirler ya da o şekilde davranabilirler. Ama kişiler internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek oluyor. İnternet kısa sürede birçok bilgiye boğduğu için insanların işine daha kolay gelebiliyor.”
[gallery ids=',48591,48592,48593']
Tokat'ta 5,5 büyüklüğünde deprem
Bakan Bayraktar: Enerjide arz güvenliği ve kaynak çeşitliliği hayati önemde
Paris’te Türkiye ve NATO ilişkilerini konu alan yuvarlak masa toplantısı düzenlendi
ABD'ye ait KC-135 yakıt ikmal uçağı Irak'ta düştü
DMM, THY ile ilgili iddiaları yalanladı
Antalya merkezli 5 ilde eş zamanlı operasyonda 84 gözaltı
Adıyaman’ın Kâhta ilçesinde füze paniği
Balıkesir'de hafif ticari araç ile otomobil çarpıştı: 1 ölü, 2 yaralı
Siyonistlere ait savaş uçakları Lübnan'da sivillerin yaşadığı binaları vurdu
Yunanistan Tahran Büyükelçiliğini Bakü'ye taşıyor
Ordu'da yasa dışı avlanan su ürünlerine el konuldu
Ramazan ayında siyonistlerin Gazze'ye saldırıları sürüyor: 72 bin 136 şehit
Avrupa'da enerji fiyatlarında artış endişesi: Tavan fiyat ve kısıtlama kararı
TPAO’da Birlik Sofrası: Petrolspor ve Basın Bir Arada
Samsun'da zincirleme kaza: 7 yaralı
Gana ile Güney Kore arasında stratejik ortaklık adımı
Paşinyan: Ermenistan-Azerbaycan kalıcı barış anlaşması imzalanacak
İran'dan Hürmüz Boğazı açıklaması: Kapalı kalmaya devam edecek
Rusya: Ukrayna'nın Donetsk'teki hastaneye İHA saldırısında 8 sağlık çalışanı öldü
Uluslararası Enerji Ajansı'ndan petrol kararı: 400 milyon varil petrol piyasaya sürülecek
Rus denizaltısı Kazan, tatbikat sırasında 300 km uzaklıktaki bir su üstü hedefini vurdu
İslam coğrafyasında değişmeyen gerçek: Savaşın kurbanı masum çocuklar ve siviller
Mersin'de tarım işçilerini taşıyan minibüs devrildi: 3 ölü, 11 yaralı
Pezeşkiyan'dan İran halkına "Kudüs Günü" çağrısı
CHP'li Mersin Büyükşehir Belediyesi aşevinde skandal: Dağıtılan kavurmada at ve eşek eti çıktı
HAKSİAD Genel Başkanı Turgut: Ramazan ayı kardeşliğimizi güçlendirmek için önemli bir fırsat
Malatya Çamlıca Koleji, başarılarıyla dikkat çekiyor
Şili’de devlet başkanı seçilen Kast göreve başladı
Bangladeş parlamentosunun yeni başkanı belli oldu
Şiddetli yağışlar Kenya’yı vurdu: 50 ölü, 9 kayıp
Yükleniyor






