-
BIST 100
15807,88%-0,41
-
DOLAR
44,37% 0,19
-
EURO
51,18% -0,07
-
GRAM ALTIN
6417,41% 2,74
-
Ç. ALTIN
10535,37% -0,74
'İnternetten hastalık arama' hastalığına dikkat
10 Ekim 2022, Pazartesi 10:10
10 Ekim 2022, Pazartesi 10:10
-
A+Buyut
-
A-Kucult
'İnternetten hastalık arama' hastalığına dikkat
Diyarbakır Memorial Hastanesinde görevli Uzman Psikolog Tülinay Seçkin, internetten bulaşan “siberkondri” hastalığına dikkat çekti. Psikolog Seçkin, “Siberkondrik kişiler, yaptıkları araştırmada içinde bulundukları duruma teşhis koymaya çalışabiliyorlar. Bu da tıbba karşı bir güvensizlik oluşmasına, doktor-hekim arasında güvensizlik oluşmasına sebep oluyor” dedi.
Siberkondri, internete bağımlı ve takıntılı insanların yakalandığı bir hastalık. Psikolog Tülinay Seçkin, sağlıklarıyla ilgili endişeleri olanların bu konudaki bilgilere ulaşmak için internette tekrarlayıcı biçimde ve uzun süre araştırma yapmaları ile tanımlanan siberkondrik hastalığı konusunda uyarıda bulundu.
Siberkondrinin internetten bulaşan hastalık olduğunu açıklayan Psikolog Seçkin, kişilerin internette takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi araması sonucu bunun bir döngüye dönüştüğüne ve sağlık anksiyetesine sebep olduğuna dikkat çekti. Seçkin, “Çünkü orada bulduğu bilgilerin gerçekte doğru olduğunu düşünüyor ve takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi aramaya başlıyor. Siberkondrik kişiler, yaptıkları araştırmada içinde bulundukları duruma teşhis koymaya çalışabiliyorlar. Bu da internetten buldukları bilgilerle kendilerini tedavi etme yoluna kadar gidebiliyor ve tıbba karşı bir güvensizlik oluşmasına, doktor hasta arasında bir güvensizlik oluşmasına sebep olabiliyor. Sağlık anksiyetesi olumsuz yönde etkiliyor” dedi.
“Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz, internetin böyle bir dili yoktur”
Sağlık enformasyonunun, dijital ağlarda sağlık alanında uzman olmayan kişilerin içerik üretmesine sebep olabildiğini belirten Seçkin, “Örneğin YouTube kanalları veya oluşturulan bloglar, sosyal medya grupları da buna dahil. Bunlar aslında içerik ürettiklerinde içinde olan bilgi kirlilikleri, insanlar anksiyete yaşadıklarında o bilgiler doğru olmasa da yaşadığı kaygıdan dolayı istemeden de olsa oradan içerikleri alıp uygulayabiliyorlar. Bu da sağlık durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Şunu bilmekte fayda var. İnternet arama motorları bir hastane ya da doktor değildir. Klavye de bir iki tık sonucu sizi kısa sürede bir sürü bilgiye boğabilir. İnternette bu noktada herhangi bir testin, bir laboratuvar uygulamasının olmaması da önemli. Aynı şekilde sizi anlayamayan internetin dili yoktur, şefkat göstermez. Sizin elinizi tutamaz, sizinle birlikte üzülemez. Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz. İnternetin böyle bir dili yoktur” diye konuştu.
“Kişiler, internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek”
Seçkin, internetin bu noktada tıbbi bilim noktasında çok fazla güvenilmez olabildiğini ve gereksiz bir anksiyete artışına da sebep olabildiğini kaydetti. Bazen de doktorların yargısını sorgulayabilme noktasına gelebildiğini ifade eden Seçkin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu noktada hastalıktan daha riskli hastalıkların tanısını insanlara koyabiliyor. Bu da internet aramalarında kişileri kısa sürede bilgiye boğup siberkondriyi tetiklemesine sebep olabiliyor. Bununla ilgili şöyle bir bilimsel araştırma yapılmış. Amerika’da 2012 yılında Pew Araştırma Merkezinde insanların yüzde 35’i internetten bulduğu tıbbi tanımları araştırmış. Sadece bunların yüzde 41’ine gerçek tanı konulmuş. Yüzde 2’si hekimlerin kendisini kısmen doğruladığını söylemiş. Yüzde 57’sine ise hatalı teşhis konulmuş. Eğer sağlık söz konusuysa, her 100 tahminden 59’unun yanlış ya da kısmen hatalı olması kabul edilebilir bir durum değildir. İnternetteki kişiler size verdikleri bilgiden sorumlu değildir. Bu bilgilerden sorumlu olmayabilirler ya da o şekilde davranabilirler. Ama kişiler internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek oluyor. İnternet kısa sürede birçok bilgiye boğduğu için insanların işine daha kolay gelebiliyor.”
[gallery ids=',48591,48592,48593']
Siberkondri, internete bağımlı ve takıntılı insanların yakalandığı bir hastalık. Psikolog Tülinay Seçkin, sağlıklarıyla ilgili endişeleri olanların bu konudaki bilgilere ulaşmak için internette tekrarlayıcı biçimde ve uzun süre araştırma yapmaları ile tanımlanan siberkondrik hastalığı konusunda uyarıda bulundu.
Siberkondrinin internetten bulaşan hastalık olduğunu açıklayan Psikolog Seçkin, kişilerin internette takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi araması sonucu bunun bir döngüye dönüştüğüne ve sağlık anksiyetesine sebep olduğuna dikkat çekti. Seçkin, “Çünkü orada bulduğu bilgilerin gerçekte doğru olduğunu düşünüyor ve takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi aramaya başlıyor. Siberkondrik kişiler, yaptıkları araştırmada içinde bulundukları duruma teşhis koymaya çalışabiliyorlar. Bu da internetten buldukları bilgilerle kendilerini tedavi etme yoluna kadar gidebiliyor ve tıbba karşı bir güvensizlik oluşmasına, doktor hasta arasında bir güvensizlik oluşmasına sebep olabiliyor. Sağlık anksiyetesi olumsuz yönde etkiliyor” dedi.
“Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz, internetin böyle bir dili yoktur”
Sağlık enformasyonunun, dijital ağlarda sağlık alanında uzman olmayan kişilerin içerik üretmesine sebep olabildiğini belirten Seçkin, “Örneğin YouTube kanalları veya oluşturulan bloglar, sosyal medya grupları da buna dahil. Bunlar aslında içerik ürettiklerinde içinde olan bilgi kirlilikleri, insanlar anksiyete yaşadıklarında o bilgiler doğru olmasa da yaşadığı kaygıdan dolayı istemeden de olsa oradan içerikleri alıp uygulayabiliyorlar. Bu da sağlık durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Şunu bilmekte fayda var. İnternet arama motorları bir hastane ya da doktor değildir. Klavye de bir iki tık sonucu sizi kısa sürede bir sürü bilgiye boğabilir. İnternette bu noktada herhangi bir testin, bir laboratuvar uygulamasının olmaması da önemli. Aynı şekilde sizi anlayamayan internetin dili yoktur, şefkat göstermez. Sizin elinizi tutamaz, sizinle birlikte üzülemez. Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz. İnternetin böyle bir dili yoktur” diye konuştu.
“Kişiler, internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek”
Seçkin, internetin bu noktada tıbbi bilim noktasında çok fazla güvenilmez olabildiğini ve gereksiz bir anksiyete artışına da sebep olabildiğini kaydetti. Bazen de doktorların yargısını sorgulayabilme noktasına gelebildiğini ifade eden Seçkin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu noktada hastalıktan daha riskli hastalıkların tanısını insanlara koyabiliyor. Bu da internet aramalarında kişileri kısa sürede bilgiye boğup siberkondriyi tetiklemesine sebep olabiliyor. Bununla ilgili şöyle bir bilimsel araştırma yapılmış. Amerika’da 2012 yılında Pew Araştırma Merkezinde insanların yüzde 35’i internetten bulduğu tıbbi tanımları araştırmış. Sadece bunların yüzde 41’ine gerçek tanı konulmuş. Yüzde 2’si hekimlerin kendisini kısmen doğruladığını söylemiş. Yüzde 57’sine ise hatalı teşhis konulmuş. Eğer sağlık söz konusuysa, her 100 tahminden 59’unun yanlış ya da kısmen hatalı olması kabul edilebilir bir durum değildir. İnternetteki kişiler size verdikleri bilgiden sorumlu değildir. Bu bilgilerden sorumlu olmayabilirler ya da o şekilde davranabilirler. Ama kişiler internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek oluyor. İnternet kısa sürede birçok bilgiye boğduğu için insanların işine daha kolay gelebiliyor.”
[gallery ids=',48591,48592,48593']
Harkov Bölgesi'nde bir yerleşim yeri daha Rusya'nın kontrolüne geçti
Yapıcıoğlu'ndan IKBY Başkanı Barzani'ye "geçmiş olsun" telefonu
Uzmandan obezite uyarısı: Hareketsiz yaşam obezite riskini artırıyor
Mardin’de kuyumcudan 60 bin liralık yüzük çalındı: O anlar güvenlik kamerasına yansıdı
Siirt’te uyuşturucu operasyonu: 9 kilo 700 gram esrar ele geçirildi
Gaziantep’te çocuklar camide buluştu
Malatya'da zincirleme kaza: 1 ölü, 1 yaralı
Ankara'da feci kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Gaziantep’te çok sayıda elektronik ürün ele geçirildi: 1 gözaltı
Ticaret Bakanlığı: israil ile ticaret iddiaları yalandır
Malatya'da "Bölgemizde işgalci israil ve ABD askerlerini İstemiyoruz" yürüyüşü
İran’dan ABD’ye uyarı: "Abraham Lincoln" menzile girerse füzelerle karşılık verilecek
Çin'de yüksek katlı binada yangın: 3 ölü, 23 yaralı
İran, Beerşeba kentindeki fabrikayı vurdu: İşgal rejiminde kimyasal sızıntı tehlikesi
İşgal rejimi ve ABD saldırılarına karşı İstanbul'da yürüyüş
Gazze'de sağlık krizi derinleşiyor: Yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliği nedeniyle hizmetler durma noktasına geldi
İSKİ Pendik’teki olayla ilgili iddiaları yalanladı
Dışişleri Bakanı Fidan mevkidaşlarıyla bir araya geldi
Ceza infaz kurumlarında manevi rehberlik çalışmalarına destek mesajı
Dünya genelinde gıda israfı artıyor: Üretilen gıdanın üçte biri çöpe gidiyor
BTB Başkanı Matlı: Orta Doğu'daki gelişmeler sadece enerji piyasalarını değil tarım ve gıda zincirinin tamamını etkiliyor
İstanbul’da hava trafiğine yağış engeli
Koşuyolu Hastanesinin satılacağı iddiası yalanlandı
İran Meclis Başkanı Kalibaf: Düşman kara saldırısı planlıyor
Batman'da FETÖ hükümlüsü firari yakalandı
Ceza infaz kurumlarında hafız sayısı 170’e yükseldi
Ceza infaz kurumlarında 976 diyanet görevlisi görev yapıyor
Elazığ’da trafik denetimlerinde çok sayıda ceza uygulandı
İran, ABD’nin “Uçan radar” casus uçağını imha etti
Avrupa ülkelerinde yaz saati uygulaması başladı
Yükleniyor







