-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,16% 0,22
-
EURO
50,49% -0,78
-
GRAM ALTIN
7134,90% -0,98
-
Ç. ALTIN
11685,77% -0,65
'İnternetten hastalık arama' hastalığına dikkat
10 Ekim 2022, Pazartesi 10:10
10 Ekim 2022, Pazartesi 10:10
-
A+Buyut
-
A-Kucult
'İnternetten hastalık arama' hastalığına dikkat
Diyarbakır Memorial Hastanesinde görevli Uzman Psikolog Tülinay Seçkin, internetten bulaşan “siberkondri” hastalığına dikkat çekti. Psikolog Seçkin, “Siberkondrik kişiler, yaptıkları araştırmada içinde bulundukları duruma teşhis koymaya çalışabiliyorlar. Bu da tıbba karşı bir güvensizlik oluşmasına, doktor-hekim arasında güvensizlik oluşmasına sebep oluyor” dedi.
Siberkondri, internete bağımlı ve takıntılı insanların yakalandığı bir hastalık. Psikolog Tülinay Seçkin, sağlıklarıyla ilgili endişeleri olanların bu konudaki bilgilere ulaşmak için internette tekrarlayıcı biçimde ve uzun süre araştırma yapmaları ile tanımlanan siberkondrik hastalığı konusunda uyarıda bulundu.
Siberkondrinin internetten bulaşan hastalık olduğunu açıklayan Psikolog Seçkin, kişilerin internette takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi araması sonucu bunun bir döngüye dönüştüğüne ve sağlık anksiyetesine sebep olduğuna dikkat çekti. Seçkin, “Çünkü orada bulduğu bilgilerin gerçekte doğru olduğunu düşünüyor ve takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi aramaya başlıyor. Siberkondrik kişiler, yaptıkları araştırmada içinde bulundukları duruma teşhis koymaya çalışabiliyorlar. Bu da internetten buldukları bilgilerle kendilerini tedavi etme yoluna kadar gidebiliyor ve tıbba karşı bir güvensizlik oluşmasına, doktor hasta arasında bir güvensizlik oluşmasına sebep olabiliyor. Sağlık anksiyetesi olumsuz yönde etkiliyor” dedi.
“Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz, internetin böyle bir dili yoktur”
Sağlık enformasyonunun, dijital ağlarda sağlık alanında uzman olmayan kişilerin içerik üretmesine sebep olabildiğini belirten Seçkin, “Örneğin YouTube kanalları veya oluşturulan bloglar, sosyal medya grupları da buna dahil. Bunlar aslında içerik ürettiklerinde içinde olan bilgi kirlilikleri, insanlar anksiyete yaşadıklarında o bilgiler doğru olmasa da yaşadığı kaygıdan dolayı istemeden de olsa oradan içerikleri alıp uygulayabiliyorlar. Bu da sağlık durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Şunu bilmekte fayda var. İnternet arama motorları bir hastane ya da doktor değildir. Klavye de bir iki tık sonucu sizi kısa sürede bir sürü bilgiye boğabilir. İnternette bu noktada herhangi bir testin, bir laboratuvar uygulamasının olmaması da önemli. Aynı şekilde sizi anlayamayan internetin dili yoktur, şefkat göstermez. Sizin elinizi tutamaz, sizinle birlikte üzülemez. Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz. İnternetin böyle bir dili yoktur” diye konuştu.
“Kişiler, internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek”
Seçkin, internetin bu noktada tıbbi bilim noktasında çok fazla güvenilmez olabildiğini ve gereksiz bir anksiyete artışına da sebep olabildiğini kaydetti. Bazen de doktorların yargısını sorgulayabilme noktasına gelebildiğini ifade eden Seçkin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu noktada hastalıktan daha riskli hastalıkların tanısını insanlara koyabiliyor. Bu da internet aramalarında kişileri kısa sürede bilgiye boğup siberkondriyi tetiklemesine sebep olabiliyor. Bununla ilgili şöyle bir bilimsel araştırma yapılmış. Amerika’da 2012 yılında Pew Araştırma Merkezinde insanların yüzde 35’i internetten bulduğu tıbbi tanımları araştırmış. Sadece bunların yüzde 41’ine gerçek tanı konulmuş. Yüzde 2’si hekimlerin kendisini kısmen doğruladığını söylemiş. Yüzde 57’sine ise hatalı teşhis konulmuş. Eğer sağlık söz konusuysa, her 100 tahminden 59’unun yanlış ya da kısmen hatalı olması kabul edilebilir bir durum değildir. İnternetteki kişiler size verdikleri bilgiden sorumlu değildir. Bu bilgilerden sorumlu olmayabilirler ya da o şekilde davranabilirler. Ama kişiler internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek oluyor. İnternet kısa sürede birçok bilgiye boğduğu için insanların işine daha kolay gelebiliyor.”
[gallery ids=',48591,48592,48593']
Siberkondri, internete bağımlı ve takıntılı insanların yakalandığı bir hastalık. Psikolog Tülinay Seçkin, sağlıklarıyla ilgili endişeleri olanların bu konudaki bilgilere ulaşmak için internette tekrarlayıcı biçimde ve uzun süre araştırma yapmaları ile tanımlanan siberkondrik hastalığı konusunda uyarıda bulundu.
Siberkondrinin internetten bulaşan hastalık olduğunu açıklayan Psikolog Seçkin, kişilerin internette takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi araması sonucu bunun bir döngüye dönüştüğüne ve sağlık anksiyetesine sebep olduğuna dikkat çekti. Seçkin, “Çünkü orada bulduğu bilgilerin gerçekte doğru olduğunu düşünüyor ve takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi aramaya başlıyor. Siberkondrik kişiler, yaptıkları araştırmada içinde bulundukları duruma teşhis koymaya çalışabiliyorlar. Bu da internetten buldukları bilgilerle kendilerini tedavi etme yoluna kadar gidebiliyor ve tıbba karşı bir güvensizlik oluşmasına, doktor hasta arasında bir güvensizlik oluşmasına sebep olabiliyor. Sağlık anksiyetesi olumsuz yönde etkiliyor” dedi.
“Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz, internetin böyle bir dili yoktur”
Sağlık enformasyonunun, dijital ağlarda sağlık alanında uzman olmayan kişilerin içerik üretmesine sebep olabildiğini belirten Seçkin, “Örneğin YouTube kanalları veya oluşturulan bloglar, sosyal medya grupları da buna dahil. Bunlar aslında içerik ürettiklerinde içinde olan bilgi kirlilikleri, insanlar anksiyete yaşadıklarında o bilgiler doğru olmasa da yaşadığı kaygıdan dolayı istemeden de olsa oradan içerikleri alıp uygulayabiliyorlar. Bu da sağlık durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Şunu bilmekte fayda var. İnternet arama motorları bir hastane ya da doktor değildir. Klavye de bir iki tık sonucu sizi kısa sürede bir sürü bilgiye boğabilir. İnternette bu noktada herhangi bir testin, bir laboratuvar uygulamasının olmaması da önemli. Aynı şekilde sizi anlayamayan internetin dili yoktur, şefkat göstermez. Sizin elinizi tutamaz, sizinle birlikte üzülemez. Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz. İnternetin böyle bir dili yoktur” diye konuştu.
“Kişiler, internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek”
Seçkin, internetin bu noktada tıbbi bilim noktasında çok fazla güvenilmez olabildiğini ve gereksiz bir anksiyete artışına da sebep olabildiğini kaydetti. Bazen de doktorların yargısını sorgulayabilme noktasına gelebildiğini ifade eden Seçkin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu noktada hastalıktan daha riskli hastalıkların tanısını insanlara koyabiliyor. Bu da internet aramalarında kişileri kısa sürede bilgiye boğup siberkondriyi tetiklemesine sebep olabiliyor. Bununla ilgili şöyle bir bilimsel araştırma yapılmış. Amerika’da 2012 yılında Pew Araştırma Merkezinde insanların yüzde 35’i internetten bulduğu tıbbi tanımları araştırmış. Sadece bunların yüzde 41’ine gerçek tanı konulmuş. Yüzde 2’si hekimlerin kendisini kısmen doğruladığını söylemiş. Yüzde 57’sine ise hatalı teşhis konulmuş. Eğer sağlık söz konusuysa, her 100 tahminden 59’unun yanlış ya da kısmen hatalı olması kabul edilebilir bir durum değildir. İnternetteki kişiler size verdikleri bilgiden sorumlu değildir. Bu bilgilerden sorumlu olmayabilirler ya da o şekilde davranabilirler. Ama kişiler internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek oluyor. İnternet kısa sürede birçok bilgiye boğduğu için insanların işine daha kolay gelebiliyor.”
[gallery ids=',48591,48592,48593']
Ebu Ubeyde: İran'ın füze operasyonları Filistin halkının yüreğine su serpti
Siyonist rejim Lübnan'da 12 sağlık çalışanını şehit etti: Hizbullah misilleme yaptı
Siyonist rejim Gazze'de sivilleri hedef aldı: 3 Filistinli şehit oldu
İran'dan yeni misilleme dalgası: İşgal altındaki topraklar ve ABD üsleri füzelerle vuruldu
Muğla'da uyuşturucu operasyonunda 3 tutuklama
Türkiye'den Güney Afrika'ya süt ve süt ürünleri ihracatının önü açıldı
AFAD ve OGM orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarını değerlendirdi
İçişleri Bakanı Çiftçi'den personel yönetimi toplantısı
Kuzu ve oğlaklarda zorunlu aşı ve destekleme şartları açıklandı
TİGEM Ceylanpınar’da 1'inci ürün dane mısır ekilişlerini tamamladı
Anadolu Otoyolu’nda feci kaza: 1 ölü, 15 yaralı
Umut Kervanı Elazığ Derneği’nden ihtiyaç sahibi ailelere gıda yardımı
Küresel haydutluğa ve siyonizme karşı ortak mücadele çağrısı
Muş’ta "Dünya Kudüs Günü"nde birlik mesajı verildi
Ankara'da "Dünya Kudüs Günü" açıklaması: Kudüs'ün kurtuluşu direnişten geçer
Ağrı'da yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınanlardan 65 zanlı tutuklandı
Şanlıurfa'da 30 milyon liralık dolandırıcılık: 2 tutuklama
Kocaeli'de dolandırıcılık operasyonu: 18 tutuklama
Ankara'da itikaf sünneti ihya ediliyor
Bursa'da Kudüs’ün özgürlüğü için birlik çağrısı
Hem siyonist hem de hırsız: Filistinlileri darbedip hayvanlarını çaldılar
Suriye'de askeri kışlada roket patladı: 29 yaralı
Manavgat Belediyesine yönelik soruşturmada 12 şüpheli tutuklandı
Ukrayna, Storm Shadow ile Rus topraklarını hedef aldı: 7 ölü, 40 yaralı
Ay: Kudüs ve Mescid-i Aksa Müslümanların ortak mirasıdır
Ağrı’dan "siyonist yayılmacılık küresel barışı tehdit ediyor" uyarısı
Malatya'da otomobil ile kamyon çarpıştı: 1 ölü, 1 yaralı
Batmanlılar Kudüs için tek ses oldu: Kudüs ve Aksa özgür olmalı
BM: Gazze'ye yönelik tüm insani yardım hareketleri engellendi
Malatya'da zincirleme kaza: 3 yaralı
Yükleniyor






