-
BIST 100
16193,56%0,17
-
DOLAR
44,08% 0,04
-
EURO
50,89% -0,06
-
GRAM ALTIN
7286,27% -0,67
-
Ç. ALTIN
11826,62% 0,00
'İnternetten hastalık arama' hastalığına dikkat
10 Ekim 2022, Pazartesi 10:10
10 Ekim 2022, Pazartesi 10:10
-
A+Buyut
-
A-Kucult
'İnternetten hastalık arama' hastalığına dikkat
Diyarbakır Memorial Hastanesinde görevli Uzman Psikolog Tülinay Seçkin, internetten bulaşan “siberkondri” hastalığına dikkat çekti. Psikolog Seçkin, “Siberkondrik kişiler, yaptıkları araştırmada içinde bulundukları duruma teşhis koymaya çalışabiliyorlar. Bu da tıbba karşı bir güvensizlik oluşmasına, doktor-hekim arasında güvensizlik oluşmasına sebep oluyor” dedi.
Siberkondri, internete bağımlı ve takıntılı insanların yakalandığı bir hastalık. Psikolog Tülinay Seçkin, sağlıklarıyla ilgili endişeleri olanların bu konudaki bilgilere ulaşmak için internette tekrarlayıcı biçimde ve uzun süre araştırma yapmaları ile tanımlanan siberkondrik hastalığı konusunda uyarıda bulundu.
Siberkondrinin internetten bulaşan hastalık olduğunu açıklayan Psikolog Seçkin, kişilerin internette takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi araması sonucu bunun bir döngüye dönüştüğüne ve sağlık anksiyetesine sebep olduğuna dikkat çekti. Seçkin, “Çünkü orada bulduğu bilgilerin gerçekte doğru olduğunu düşünüyor ve takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi aramaya başlıyor. Siberkondrik kişiler, yaptıkları araştırmada içinde bulundukları duruma teşhis koymaya çalışabiliyorlar. Bu da internetten buldukları bilgilerle kendilerini tedavi etme yoluna kadar gidebiliyor ve tıbba karşı bir güvensizlik oluşmasına, doktor hasta arasında bir güvensizlik oluşmasına sebep olabiliyor. Sağlık anksiyetesi olumsuz yönde etkiliyor” dedi.
“Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz, internetin böyle bir dili yoktur”
Sağlık enformasyonunun, dijital ağlarda sağlık alanında uzman olmayan kişilerin içerik üretmesine sebep olabildiğini belirten Seçkin, “Örneğin YouTube kanalları veya oluşturulan bloglar, sosyal medya grupları da buna dahil. Bunlar aslında içerik ürettiklerinde içinde olan bilgi kirlilikleri, insanlar anksiyete yaşadıklarında o bilgiler doğru olmasa da yaşadığı kaygıdan dolayı istemeden de olsa oradan içerikleri alıp uygulayabiliyorlar. Bu da sağlık durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Şunu bilmekte fayda var. İnternet arama motorları bir hastane ya da doktor değildir. Klavye de bir iki tık sonucu sizi kısa sürede bir sürü bilgiye boğabilir. İnternette bu noktada herhangi bir testin, bir laboratuvar uygulamasının olmaması da önemli. Aynı şekilde sizi anlayamayan internetin dili yoktur, şefkat göstermez. Sizin elinizi tutamaz, sizinle birlikte üzülemez. Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz. İnternetin böyle bir dili yoktur” diye konuştu.
“Kişiler, internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek”
Seçkin, internetin bu noktada tıbbi bilim noktasında çok fazla güvenilmez olabildiğini ve gereksiz bir anksiyete artışına da sebep olabildiğini kaydetti. Bazen de doktorların yargısını sorgulayabilme noktasına gelebildiğini ifade eden Seçkin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu noktada hastalıktan daha riskli hastalıkların tanısını insanlara koyabiliyor. Bu da internet aramalarında kişileri kısa sürede bilgiye boğup siberkondriyi tetiklemesine sebep olabiliyor. Bununla ilgili şöyle bir bilimsel araştırma yapılmış. Amerika’da 2012 yılında Pew Araştırma Merkezinde insanların yüzde 35’i internetten bulduğu tıbbi tanımları araştırmış. Sadece bunların yüzde 41’ine gerçek tanı konulmuş. Yüzde 2’si hekimlerin kendisini kısmen doğruladığını söylemiş. Yüzde 57’sine ise hatalı teşhis konulmuş. Eğer sağlık söz konusuysa, her 100 tahminden 59’unun yanlış ya da kısmen hatalı olması kabul edilebilir bir durum değildir. İnternetteki kişiler size verdikleri bilgiden sorumlu değildir. Bu bilgilerden sorumlu olmayabilirler ya da o şekilde davranabilirler. Ama kişiler internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek oluyor. İnternet kısa sürede birçok bilgiye boğduğu için insanların işine daha kolay gelebiliyor.”
[gallery ids=',48591,48592,48593']
Siberkondri, internete bağımlı ve takıntılı insanların yakalandığı bir hastalık. Psikolog Tülinay Seçkin, sağlıklarıyla ilgili endişeleri olanların bu konudaki bilgilere ulaşmak için internette tekrarlayıcı biçimde ve uzun süre araştırma yapmaları ile tanımlanan siberkondrik hastalığı konusunda uyarıda bulundu.
Siberkondrinin internetten bulaşan hastalık olduğunu açıklayan Psikolog Seçkin, kişilerin internette takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi araması sonucu bunun bir döngüye dönüştüğüne ve sağlık anksiyetesine sebep olduğuna dikkat çekti. Seçkin, “Çünkü orada bulduğu bilgilerin gerçekte doğru olduğunu düşünüyor ve takıntılı bir biçimde sağlık bilgisi aramaya başlıyor. Siberkondrik kişiler, yaptıkları araştırmada içinde bulundukları duruma teşhis koymaya çalışabiliyorlar. Bu da internetten buldukları bilgilerle kendilerini tedavi etme yoluna kadar gidebiliyor ve tıbba karşı bir güvensizlik oluşmasına, doktor hasta arasında bir güvensizlik oluşmasına sebep olabiliyor. Sağlık anksiyetesi olumsuz yönde etkiliyor” dedi.
“Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz, internetin böyle bir dili yoktur”
Sağlık enformasyonunun, dijital ağlarda sağlık alanında uzman olmayan kişilerin içerik üretmesine sebep olabildiğini belirten Seçkin, “Örneğin YouTube kanalları veya oluşturulan bloglar, sosyal medya grupları da buna dahil. Bunlar aslında içerik ürettiklerinde içinde olan bilgi kirlilikleri, insanlar anksiyete yaşadıklarında o bilgiler doğru olmasa da yaşadığı kaygıdan dolayı istemeden de olsa oradan içerikleri alıp uygulayabiliyorlar. Bu da sağlık durumlarının kötüye gitmesine sebep oluyor. Şunu bilmekte fayda var. İnternet arama motorları bir hastane ya da doktor değildir. Klavye de bir iki tık sonucu sizi kısa sürede bir sürü bilgiye boğabilir. İnternette bu noktada herhangi bir testin, bir laboratuvar uygulamasının olmaması da önemli. Aynı şekilde sizi anlayamayan internetin dili yoktur, şefkat göstermez. Sizin elinizi tutamaz, sizinle birlikte üzülemez. Duygularınızı herhangi bir şekilde anlayamaz, sizinle empati kuramaz. İnternetin böyle bir dili yoktur” diye konuştu.
“Kişiler, internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek”
Seçkin, internetin bu noktada tıbbi bilim noktasında çok fazla güvenilmez olabildiğini ve gereksiz bir anksiyete artışına da sebep olabildiğini kaydetti. Bazen de doktorların yargısını sorgulayabilme noktasına gelebildiğini ifade eden Seçkin, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu noktada hastalıktan daha riskli hastalıkların tanısını insanlara koyabiliyor. Bu da internet aramalarında kişileri kısa sürede bilgiye boğup siberkondriyi tetiklemesine sebep olabiliyor. Bununla ilgili şöyle bir bilimsel araştırma yapılmış. Amerika’da 2012 yılında Pew Araştırma Merkezinde insanların yüzde 35’i internetten bulduğu tıbbi tanımları araştırmış. Sadece bunların yüzde 41’ine gerçek tanı konulmuş. Yüzde 2’si hekimlerin kendisini kısmen doğruladığını söylemiş. Yüzde 57’sine ise hatalı teşhis konulmuş. Eğer sağlık söz konusuysa, her 100 tahminden 59’unun yanlış ya da kısmen hatalı olması kabul edilebilir bir durum değildir. İnternetteki kişiler size verdikleri bilgiden sorumlu değildir. Bu bilgilerden sorumlu olmayabilirler ya da o şekilde davranabilirler. Ama kişiler internetten arama yaptığında yaptıkları tek şey kendi ön yargılarını tatmin etmek oluyor. İnternet kısa sürede birçok bilgiye boğduğu için insanların işine daha kolay gelebiliyor.”
[gallery ids=',48591,48592,48593']
Elazığ’da uyuşturucu operasyonunda 14 şüpheli tutuklandı
Rojin Kabaiş'in babasına yönelik tehdit iddialarına ilişkin soruşturma başlatıldı
Bakan Güler Suudi Arabistan Savunma Bakanı Selman ile görüştü
İstanbul'da 2 katlı iş yerinde çıkan yangın söndürüldü
İranlı Tümgeneral Rızaî: Uzun bir savaşa hazırız ancak düşman buna hazır değil
Bakan Bayraktar: Kozlu'da en kısa sürede normal üretim süreçlerine döneceğiz
Büyükşehir Belediye Meclisi mart ayı toplantısını yaptı
Manisa Akhisar'da meydana gelen bıçaklı kavgada vefat eden Ağrılılar defnedildi
Bitlis’te yolcu otobüsünde 4 kilo skunk ele geçirildi
İran'dan ABD'ye "liman" uyarısı
Batman'da toplumun farklı kesimleri iftarda buluştu
Endonezya genelinde birçok volkanın aktivitesinde artış gözlemleniyor.
Malatya Meslek Lisesinin yeniden inşası için imzalar atıldı
Ağrı'da 29 milyon TL'lik para trafiğine operasyon çok sayıda gözaltı
Etiyopya'da heyelan: 30 ölü
Şehitler Hayrına Yoldaki Vatandaşlara İftar İkramı
Yeşiltepe’deki Haliliye Camii Yardım Bekliyor
Malatya'da çatı yangını
Bingöl Valisi Çelik, UMKE’nin çalışmaları hakkında bilgi aldı
Bingöl Üniversitesinde “Yeni Nesil Üniversite Vizyonu” toplantısı gerçekleştirildi
Malatya'da Ramazan şenliğinde cami çocukların neşesiyle doldu
Malatyada Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi'ne yoğun ilgi
Gazprom: Türkiye'ye giden doğalgaz boru hattı altyapısına yönelik saldırılar püskürtüldü
Batman’da Birlik Sofrası: Şah-Mar İftarına Yoğun İlgi
İzmir'de yaban domuzları ilçe merkezine indi
İzmir'de HÜDA PAR Gençlik Kolları, trafikte iftariye dağıttı
Diyarbakır'da otomobil takla attı: Bir yaralı
İzmir’de çöpe atılan APP plakalar dikkat çekti
İngiltere, Epstein'ın arkadaşının ABD elçisi olarak atanmasına ilişkin belgeleri yayınladı
Malatya'da iki otomobil çarpıştı: 3 yaralı
Yükleniyor






