Bu Kez Kendimden Yana
.
Bazı başlangıçlar bir sabah uyanıp her şeyi geride bırakmakla olmaz. Bazen insanın içinde sessizce büyür yeni bir hayat. Kimse fark etmeden, kimseye anlatmadan, eski hayatının içinden yeni bir yol açarsın kendine. Bir gün dönüp arkana baktığında anlarsın ki artık aynı yerde durmuyorsun. Çünkü insan bazen gitmek istediği için değil, artık kendisine ait olmayan bir yerde kalmayı reddettiği için yürür.
Yeni başlangıçlar biraz cesaret, biraz vedadır. Ardında bıraktığın insanlara, alışkanlıklara, eski düşüncelere ve seni olduğundan daha küçük hissettiren bütün o günlere sessizce el sallamaktır. Her şeyi affetmek değildir belki; sadece hiçbir şeyin artık hayatında hak ettiğinden fazla yer kaplamasına izin vermemektir. Geçmişi silmek değil, ona dönüp baktığında hayatının hâlâ orada olmadığını bilmektir.
Bazı kapılar kapanır. Bazı insanlar gider. Bazı yollar hiç beklemediğin bir yerde biter. Eskiden olsa bunların her birini bir kayıp olarak görürdün. Şimdi ise biliyorsun; her bitiş, ardından başka bir yol bırakır. Ve bazı yolların bitmesi, insanın kendi yolunu bulabilmesi içindir.
İnsan kendini yeniden kurarken biraz yalnız kalır. Çünkü artık eskisi gibi düşünmez, eskisi gibi susmaz, eskisi gibi herkesi hayatının merkezine koymaz. Kime ne kadar yaklaşacağını, neyi hak ettiğini ve neleri geride bırakması gerektiğini öğrenir. Eskiden sustuğu yerde konuşmayı, katlandığı yerde sınır koymayı, kendinden verdiği yerde kendine dönmeyi öğrenir.
Ve bir noktadan sonra insanın hayatında bazı şeylerin açıklamasını yapmak zorunda olmadığını fark edersin.
Gitmek istiyorsan gidersin.
Susmak istiyorsan susarsın.
Başlamak istiyorsan başlarsın.
Çünkü başkalarının anlamasını beklemek, kendi hayatını onların onayına bırakmaktır.
Yeni başlangıçlar her zaman büyük kararlarla gelmez. Bazen bir sabah pencereyi açıp temiz havayı içine çekmek kadar basittir. Bazen uzun zamandır ertelediğin bir şeyi yapmak, kendine verdiğin bir sözü nihayet tutmak, kimsenin görmediği bir yerde kendi hayatını toparlamak kadar sessizdir.
Çünkü yeniden başlamak, her şeyi unutmak değildir. Yaşadıklarının seni değiştirmesine izin verirken, seni tanımlamasına izin vermemektir. Dün olduğun insanı küçümsemeden, bugün olduğun insana sahip çıkmaktır. Kendine sürekli “neden böyle oldu?” diye sormak yerine, “buradan sonra ne yapacağım?” diyebilmektir.
Belki önümüzde ne olduğunu bilmiyoruz. Hangi insanların kalacağını, hangi yolların açılacağını, hangi hayallerin gerçekleşeceğini bilmiyoruz. Ama artık bundan korkmuyorum. Çünkü hayatın tamamını bilmek zorunda değilim. Yolun sonunu görmek zorunda değilim. Bir sonraki adımımı sağlam atmam yeterli.
Bazen insanın en büyük gücü, ne olacağını bilmeden de yürüyebilmesidir.
Ben artık geçmişin kapısında beklemiyorum. Yaşanmış olanı değiştiremeyeceğimi biliyorum ve bununla kavga etmiyorum. Çünkü geçmişin benim üzerimde bir hükmü yok. Orada yaşadım, öğrendim, değiştim ve şimdi devam ediyorum.
Kaybettiklerimin yasını tutabilirim ama onların ardından hayatımı durdurmam.
Özleyebilirim ama geri dönmek zorunda değilim.
Affedebilirim ama yeniden kapı açmak zorunda değilim.
Sevebilirim ama kendimi unutmam.
Çünkü büyümek biraz da budur; her şeyi yanında taşımak yerine, neyin seninle gelmeye değer olduğunu seçebilmek.
Bazı şeyleri geride bırakmak vazgeçmek değildir. Kendini seçmektir.
Ve artık kendimi seçtiğim için kimseye kızgın değilim. Kimseye bir şey kanıtlama ihtiyacım da yok. Ben kim olduğumu, nelerden geçtiğimi ve nereye gitmek istediğimi biliyorum. Herkesin beni anlamasına ihtiyacım yok. Herkesin benimle aynı yolda yürümesine de.
Çünkü bazı yollar yalnız yürünür.
Ve insan bazen en güçlü hâline, yanında kimse kalmadığında değil; yanında kimse olmasa bile kendi ayakları üzerinde durabildiğinde ulaşır.
Belki yine hata yapacağım. Belki bazı kararlarım yanlış çıkacak, bazı insanları yanlış tanıyacağım, bazı geceler geçmiş aklıma gelecek. Ama artık bunların hiçbirini hayatımın sonu olarak görmeyeceğim.
Çünkü yeniden başlamak, bir daha hiç düşmemek değildir.
Yeniden başlamak, düştüğünde kimsenin elini beklemeden ayağa kalkabileceğini bilmektir.
Şimdi önümde uzun, bembeyaz bir sayfa var.
Üzerine ne yazacağımı tamamen bilmiyorum.
Ama bu kez korkarak değil, bilerek yazacağım.
Kim kalırsa kalsın, kim giderse gitsin.
Ben kendi hayatımın başında duracağım.
Ve bu kez kalemi başkasının eline bırakmayacağım.




