ESKİ VALİ’NİN OĞLU VE GÜLİSTAN DOKU
.
Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde, Tuncay Sonel’in Tunceli Valisi olarak görev yaptığı biliniyor. Bu süreçte yaşananlar ve kamuoyuna yansıyan iddialar, toplum vicdanında derin soru işaretleri oluşturmuştur.
Bir mülki idare amirinin görevi, kaybolan bir vatandaşın bulunması için tüm imkânları seferber etmek, devletin şefkatini ve adaletini en güçlü şekilde hissettirmektir. Ancak kamuoyunda dile getirilen iddialar, bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilip getirilmediği konusunda ciddi tartışmalar doğurmuştur.
Adalet, sadece hukuk sisteminin değil, aynı zamanda vicdanların da temelidir. Güç ve yetki, ancak adaletle anlam kazanır. Aksi durumda, toplumda güven duygusu zedelenir ve telafisi zor yaralar açılır.
İnanç ve ahlaki değerler de adalet kavramını güçlü şekilde vurgular. Kur’an-ı Kerim’de yer alan “Eğer hüküm verirseniz, adaletle hükmedin. Şüphesiz Allah adaletli olanları sever” (Maide 5/42) ayeti, bu sorumluluğun ne denli önemli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bu noktada, kamu görevinde bulunan herkes için üç temel ilke ön plana çıkmaktadır:
* Ahlaklı olmak
* Dürüst olmak
* Adaletli olmak
Bu vasıflar, sadece bir tercih değil, aynı zamanda bir zorunluluktur. Bu niteliklere sahip olmayan kişilerin kritik görevlerde bulunması, toplum adına ciddi riskler doğurabilir.
Sonuç olarak; görevini kötüye kullanan, yetkisini halkın aleyhine kullanan herkes şunu bilmelidir ki, adalet er ya da geç yerini bulur. Toplumların hafızası güçlüdür ve vicdan, en büyük terazidir.




