Doğunun Nabzı Haber Portalı

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan
COVID-19 Salgınında SON DAKİKA Gelişmeleri
#BizBizeYeteriz Türkiyem! Korona yaz 8119'a gönder 10 TL bağışta bulun

LUT KAVMİNİ HORTLATMAK İSTİYORLAR !

LUT KAVMİNİ HORTLATMAK İSTİYORLAR !
Mustafa DEMİR
Mustafa DEMİR( mustafademir_72@hotmal.com )
57
01 Ekim 2020 - 13:38

Yirmibirinci asra girdiğimiz bu zamanda, modern çağın gereksinimlerini birlikte yaşıyor ve modern hayatlar sürmeye çalışıyoruz.
Materyalist düşüncelerle madde bağımlısı olup, haddimizi aşan davranışlarda bulunmaktan çekinmiyoruz. Maneviyat ve din mefhumunu görmezden gelip, sarhoşluk sevdasıyla insan olduğumuzu unutmaya çalışıyoruz.
Kainatı yaratıp donatan ve bize binbir güzellik sunan Yaratıcımızı, Rabbim’izi görmezden geliyoruz. Herşeyin bir ustasının olduğunu kabul eden mantık, kendi varlığının Yaratıcı Ustalığına maalesef kör oluyor bu asırda.
Geçen Cuma Hutbesinde DİB Sn.Ali Erbaş’ın Zina ve Eşcinselliğin Kur’anda haram olduğunun izahı üzerine, İslam Dininden nasibini almamış, saygısız Ankara ve İzmir Baroları ‘’Çağlar gerisinden….’’ diye açıklamalarda bulunmuştur. Mukaddes Kitabımız KUR’ANA dil uzatmışlardır. Bunlar Lut Kavminin özgürlüğü ile hayvani bir yaşayış arzu etmekteler herhalde.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Re’sen bir soruşturma başlatmıştır.
BAKIN LUT KAVMİ KİMDİR VE NE YAPMIŞTIR?
Lut Kavmi, İslam inancına göre MÖ 1900 yıllarına kadar varlığını sürdürmüş topluluk.
Kavmin yaşadığı yer ise bugün Kızıldeniz’in kuzeyinde Ürdün-İsrail sınırında Lût Gölü yakınlarında olduğu arkeolojik incelemelerle belirlenmiştir. Bu şehrin, Eski Ahit’te adı geçen “Sodom” olduğu kesinlik kazanmıştır.
Lut Gölü’nün deniz seviyesinden 794 metre aşağıda olması bu bölgede bir çöküş olduğu, bunun Kur’ân’da anlatılan olaylarla benzerlik göstermesi ve Tevrat’ta “Sodom” şehrinin de böyle bir akıbete uğramış olması; Lût Kavmi’nin burada yaşamış olabileceğine kanıt olarak gösterilmektedir.
LUT KAVMİ NASIL HELAK OLDU?
Kur’an’a göre de yasak olan aile içi-akraba arası ilişki, zorla cinsel ilişki ve fuhuş, “sapkınlık” olarak nitelendirilerek kavim içerisinde doğal bir hale gelmişti. Kavim içerisinde tecavüz ve fuhuş normal hale gelmişti. Lut peygamberin gönderildigi kavmin erkekleri, şehre ziyarete gelen tüm erkeklere cinsel tecavüz etmekteydi ve de herkes birbirine ve kendi ailesine tecavüz etmekteydi. Erkekler eşleri dışındakilerle de cinsel ilişki yaşıyordu. Kur’ân’a göre; bu tür sapkınlık ilk defa bu kavim içinde görülmüştür.
Allah, Lût peygamberden kavmini uyarmasını istemiş ve o da uyarmış ancak kavmi, Lût peygamberi umursamamıştır. Allah, kavime tecavüz olaylarını sona erdirmek için erkek kılığında melekler göndermiştir. Bu olaydan sonra Allah; Lût peygamberin ailesiyle beraber şehirden uzaklaşmasını istemiş, bu arada hiç arkasına bakmamasını, eşinin de helâk olacağını bildirmiştir ve neticede Lut peygamberin eşi de Lût kavmiyle yok edilmiştir.
NETFLIX’ te eşcinsel bir film var gündemde. Oynatılmaması için de tepkiler çok fazla. Dinimizi ve insanlık şerefimizi alçaltan bu ilişkilere dur demek her din sahibinin vazifesi olmalıdır.
Kıyamete yaklaştığımız bu asırda, tefekkür penceresinden insanlığımızı ve alemi incelemek, her kendini akıllı zanneden insanın görevidir. Gözü ile gördüklerini, kulağı ile duyduklarını, burnu ile kokladıklarını ve hafızasıyla kaydettiklerini iyi anlamalıdır. Çünkü, bu dünyaya gönderilmemizin gayesi Yaratanı tanımak ve O’na kulluk vazifemizi yerine getirmektir. Burası misafirhanedir. Ölüm öldürülmez, kabir kapısı kapanmaz.
Aile mefhumu anlayışı ile insanlar yuvalarına sahip çıkmalıdır. Evlatlarına ahlaki ve insani, ilmi ve dini bilgileri öğretmelidir ki, toplum değerleriyle yaşasın.
Ahirzaman Peygamberi kimdir ve Kur’an nedir diye kendimize sorarsak, bu zamanın Mütefekkir Alimi BEDİUZZAMAN’ın ifadesiyle;
Kur’ân;
• şu kitab-ı kebir-i kâinatın bir tercüme-i ezeliyesi,
• ve âyât-ı tekvîniyeyi okuyan mütenevvi dillerinin tercüman-ı ebedîsi,
• ve şu âlem-i gayb ve şehadet kitabının müfessiri,
• ve zeminde ve gökte gizli esmâ-i İlâhiyenin mânevî hazinelerinin keşşafı,
• ve sutûr-u hâdisâtın altında muzmer hakaikin miftahı,..
• ve âlem-i şehadette âlem-i gaybın lisanı,
• ve şu âlem-i şehadet perdesi arkasında olan âlem-i gayb cihetinden gelen iltifâtât-ı ebediye-i Rahmâniye ve hitâbât-ı ezeliye-i Sübhâniyenin hazinesi,
• ve şu İslâmiyet âlem-i mânevîsinin güneşi, temeli, hendesesi,
• ve avâlim-i uhreviyenin mukaddes haritası,

• ve Zât ve sıfât ve esmâ ve şuûn-u İlâhiyenin kavl-i şârihi, tefsir-i vâzıhı, burhan-ı kàtıı, tercüman-ı sâtıı,
• ve şu âlem-i insaniyetin mürebbîsi,
• ve insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyetin mâ ve ziyası,
• ve nev-i beşerin hikmet-i hakikiyesi,
• ve insaniyeti saadete sevk eden hakikî mürşidi ve hâdîsi,

• ve insana hem bir kitab-ı şeriat,
• hem bir kitab-ı dua,
• hem bir kitab-ı hikmet,
• hem bir kitab-ı ubûdiyet,
• hem bir kitab-ı emir ve davet,
• hem bir kitab-ı zikir,
• hem bir kitab-ı fikir,
• hem bütün insanın bütün hâcât-ı mâneviyesine merci olacak çok kitapları tazammun eden tek, câmi’ bir kitab-ı mukaddestir.

• Hem bütün evliya ve sıddıkîn ve urefâ ve muhakkıkînin muhtelif meşreplerine ve ayrı ayrı mesleklerine, herbirindeki meşrebin mezâkına lâyık ve o meşrebi tenvir edecek ve herbir mesleğin mesâkına muvafık ve onu tasvir edecek birer risale ibraz eden mukaddes bir kütüphane hükmünde bir kitab-ı semâvîdir.
Hüseyin-i Cisri Risalet-i Hamidiye adlı eserinde İncil ve Tevrat Kitaplarından çıkardığı Ayetlerde geleceği yazılı Ahirzaman Peygamberi Hazreti Muhammed (ASV) ise;
Evet, o burhanın şahs-ı mânevîsine bak:

Sath-ı arz bir mescid, Mekke bir mihrap, Medine bir minber; o burhan-ı bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i imana imam, bütün insanlara hatip, bütün enbiyaya reis, bütün evliyaya seyyid, bütün enbiya ve evliyadan mürekkep bir halka-i zikrin serzâkii; bütün enbiya hayattar kökleri, bütün evliya tarâvettar semereleri bir şecere-i nuraniyedir ki, herbir dâvâsını, mu’cizatlarına istinat eden bütün enbiya ve kerametlerine itimat eden bütün evliya tasdik edip imza ediyorlar.

Zira, o Lâ ilâhe illâllah der, dâvâ eder. Bütün sağ ve sol, yani mazi ve müstakbel taraflarında saf tutan o nuranî zâkirler, aynı kelimeyi tekrar ederek, icmâ ile, mânen Sadakte ve bilhakkı natakte derler.

Hangi vehmin haddi var ki, böyle hesapsız imzalarla teyid edilen bir müddeâya parmak karıştırsın?
Eğer istersen, gel, Asr-ı Saadete, Ceziretü’l-Araba gideriz. Hayalen olsun, onu vazife başında görüp ziyaret ederiz.

İşte, bak: Hüsn-ü sîret ve cemâl-i suretle mümtaz bir zâtı görüyoruz ki, elinde mu’ciznümâ bir kitap, lisanında hakaik-âşinâ bir hitap, bütün benî Âdeme, belki cin ve inse ve meleğe, belki bütün mevcudata karşı bir hutbe-i ezeliyeyi tebliğ ediyor. Sırr-ı hilkat-i âlem olan muammâ-i acibânesini hal ve şerh edip ve sırr-ı kâinat olan tılsım-ı muğlâkını fetih ve keşfederek, bütün mevcudattan sorulan, bütün ukulü hayret içinde meşgul eden üç müşkül ve müthiş sual-i azîm olan “Necisin? Nereden geliyorsun? Nereye gidiyorsun?” suallerine mukni, makbul cevap verir.

Hem insanı bütün hayvânâtın mâdûnuna düşüren hadsiz zaaf ve aczi, fakr ve ihtiyâcâtı ve bütün hayvanlardan daha bedbaht eden, vasıta-ı nakl-i hüzün ve elem ve gam olan aklı o nurla nurlandığı vakit, insan bütün hayvanat, bütün mahlûkat üstüne çıkar. O nurlanmış acz, fakr, akıl ile, niyaz ile nazenin bir sultan ve fîzar ile nazdar bir halife-i zemin olur.

Demek o nur olmazsa kâinat da, insan da, hattâ herşey dahi hiçe iner. Evet, elbette böyle bedî bir kâinatta böyle bir zat lâzımdır. Yoksa kâinat ve eflâk olmamalıdır.

Evet, hak aldatmaz, hakikatbîn aldanmaz. Hak olan mesleği hileden müstağnîdir, Hakikatbînin gözüne hayalin ne haddi var ki hakikat görünsün, aldatsın?’’

Evet böyle bir Peygambere ve Kur’ana dil uzatmak,hafife almak veya laf söylemek kimin haddine !

Bir corona virüsle başa çıkamayan insanlık,Yaratıcısının emirlerine nasıl karşı gelebiliyor acaba, sormak gerek.

Ölümü yok edip öldürmek kabil midir?
O toprağı hepimiz tadacağız ve hesaba çekileceğiz. İnsan olarak Rabbimizi bilip iman ederek mi yaşadık, yoksa hayvan gibi Yeyip-içip zıvanadan mı çıktık?
Ahlaksız bir toplumu yıkmak çok kolaydır. Avrupa bile öze dönmeye çalışıyor; yaşadığı sıkıntılardan dolayı. Dinlerine sahiptirler. Laf kondurmazlar.

Şöyle bir silkinip kendimize gelelim. Biz kimiz?

KÖŞE YAZARLARI
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.