Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan “2026 Alan Bazlı Dünya Üniversiteleri Sıralamaları”, Türkiye üniversitelerinin uluslararası akademik alandaki yükselişini bir kez daha ortaya koydu.
Eğitim bilimleri başta olmak üzere birçok alanda üniversite sayısını artıran Türkiye, Avrupa’da üçüncü, dünyada ise dördüncü sıraya yerleşerek yükseköğretimde küresel rekabet gücünü pekiştirdi.
Bu artış, yükseköğretimde kalite odaklı dönüşüm politikalarının ve araştırma kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmaların somut bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
THE’nın sıralamalarında Türkiye üniversitelerinin en başarılı oldukları alan “eğitim bilimleri” oldu. “Eğitim bilimleri” alanında temsil edilen ve geçen yıl 35 olan üniversite sayısı 44’e yükseldi.
Bu alanda Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), dünyada ilk 100’de 93. sırada yer aldı. ODTÜ’yü 201-250 bandında Boğaziçi Üniversitesi, 251-300 bandında Hacettepe Üniversitesi, 401-500 bandında da Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, İnönü Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi takip etti.
Türkiye, eğitim bilimleri alanında “ilk 1000” sıralamasında yer alan toplam üniversite sayısı bakımından da Avrupa ülkeleri arasında 3. sırada yer aldı. Türkiye, toplamda 44 üniversite ile Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkeleri geride bıraktı.
Eğitim bilimleri alanında “İlk 1000” sıralamasında yer alan toplam üniversite sayısı bakımından da Türkiye dünyada 4. sırada kendisine yer buldu.
THE 2026 alan bazlı sıralamalar, Türkiye üniversitelerinin belirli disiplinlerde küresel rekabet gücüne ulaştığının, birçok alanda uluslararası görünürlük ve akademik etki bakımından istikrarlı bir yükseliş sergilediğinin; yükseköğretimde nicelikten niteliğe geçiş sürecinin somut göstergesi oldu.
Üniversiteler, eğitim ve mühendislik alanlarındaki güçlü varlığını sürdürüyor
Mühendislik alanında 6 Türk üniversitesinin listeye girmesiyle geçen yıl 26 olan üniversite sayısı 32’ye çıktı.
Geçen yıla göre, “Tıp ve Sağlık” alanında ilk 1000’de yer alan üniversite sayısı 25’ten 26’ya yükselirken, “Sosyal Bilimlerde” 24’ten 25’e çıktı. Geçen yıla göre “Fen Bilimleri” alanında ilk 1000’de yer alan üniversite sayısı 19’dan 22’ye yükseldi; “bilgisayar bilimleri” 17’den 18’e, “Sanat ve Beşeri bilimler” alanında 11 olan üniversite sayısı 16’ya, “psikoloji” alanında da 5’ten 7’ye yükseldi. Türkiye, “İşletme ve Ekonomi” alanında 20 üniversite ile yer aldı.
Türkiye üniversiteleri, özellikle eğitim ve mühendislik alanlarındaki güçlü varlığını sürdürdü.
“Türkiye akademik rekabette yeni bir aşamaya geçti”
Dünyadaki bölgesel dağılım incelendiğinde, Çin ile birlikte Asya’daki üniversitelerin listedeki yükseldiği görüldü.
Asya’daki üniversitelerinin sayısının artmasına rağmen Türkiye üniversitelerinin sıralamalarda yükselişinin, Türkiye üniversitelerinin "rekabetçi" yapısını ortaya koyması açısından dikkat çekici olduğu vurgulandı.
THE 2026 alan bazlı sıralamalarının, “Türkiye üniversitelerinin, 11 alanın tamamında küresel sıralamalarda yer alarak geniş bir akademik kapsama ulaşması”; “Birçok alanda ilk 1000 içerisindeki üniversite sayısında artış göstermesi” ve “Eğitim Bilimleri başta olmak üzere bazı alanlarda üst bant başarılarının kalıcı hale gelmesi” gibi üç temel gerçeği ortaya çıkardığı dile getirildi.
THE 2026 verilerinin, “Türkiye’nin yükseköğretimde artık yalnızca büyüyen değil aynı zamanda alan bazlı güçlenen ve derinleşen bir yapıya sahip olduğunu gösterdiği” belirtiliyor.
Eğitim Bilimleri’nde elde edilen üst düzey başarıların ise “odaklanma ve uzun vadeli stratejilerin” bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

“Üniversitelerimizin başarısı bizi çok memnun etti”
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, yaptığı değerlendirmede, “Üniversitelerimizin uluslararası sıralamalardaki yükselişi memnuniyet verici.” dedi.
Türkiye’deki üniversitelerin son yıllarda gösterdiği ilerlemenin dünya sıralamalarına da yansımaya başladığını ifade eden Özvar, “Üniversitemizin sıralamalarda üst sıralara doğru yükselmesi sevindirici bir gelişme. Dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında Türk üniversitelerinin de yer almasını istiyoruz. Üniversitelerimizin bu hedeflere odaklandığı sürece, niteliklerini artıracaklarına ve başarıya ulaşacaklarına inancımız tamdır.” diye konuştu.
Türkiye üniversitelerinin sıralamalarda özellikle eğitim bilimleri ve mühendislik alanındaki yüksek performanslarına dikkat çeken Özvar, şunları kaydetti: “Yükseköğretim kurumlarımızın yıllara dayanan tecrübesi ve insan kaynağı birikimi kuşkusuz ki bu başarının en önemli sebebidir. Bilhassa eğitim bilimleri olmak üzere tüm alanlarda üniversitelerimizin başarısı bizi çok memnun etti. Sıralamaların bize gösterdiği gibi üniversitelerimiz sadece dünyadaki gelişmelerin içinde olmakla kalmıyor, küresel düzeyde eğilimlere öncülük de ediyor. Sonuçlardan memnun olmakla birlikte üniversitelerimizin potansiyelinin daha yüksek olduğunun farkındayız. Türk yükseköğretimini küresel ölçekte rekabetçi, kapsayıcı ve nitelikli bir yapıya kavuşturma vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” (İLKHA)